Cumartesi Anneleri'nin 'adalet' talebi 515'inci haftada
14:42
JINHA
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, kaybedilen ve faili meçhul cinayetle katledilenler için adalet talebiyle yine Galatasaray Meydanı'ndaydı. Bu hafta İstanbul'da yaralı halde gözaltına alındıktan sonra ağır işkenceler sonucu yaşamını yitiren Maksut Tepeli'nin faillerinin yargılanmasını isteyen kayıp yakınları, dosya hakkında takipsizlik kararı verilmesini kınadı.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri adalet arayışının 515'inci haftasında da Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede?" yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, ellerinde kayıplarının fotoğrafları ve kırmızı karanfiller taşıdı. İlk olarak söz alan Ercan Kanar, polise geniş yetkiler veren "İç güvenlik paketi"nin bir çok gözaltında kaybedilme olayları yaşatacağına dikkat çekti. Bu yasa tasarısıyla toplumun çok büyük bir tehdit altında olduğunu belirten Ercan, "Gözaltında kayıpları ortaya çıkarmayan devlet, işkencelerin yolunu açmak için bir yasa getiriyor. Bu yasa tasarısı, özgürlüklere karşı savaş yasasıdır" dedi.
'İnsanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olur mu?'
Maksut Tepeli'nin eşi Şehriban Tepeli Erdoğan'ın gönderdiği mektup okundu. Dosyasının zamanaşımına uğradığını hatırlatan Şehriban, "İnsanlığa karşı işlenmiş suçların zaman aşımı olur mu?" diye sordu. Basın metnini okuyan Cumartesi İnsanları'ndan Sevil Turgut, Maksut Tepeli'nin hikayesini anlattı. 12 Eylül askeri darbesinden 5 ay sonra 4 Şubat 1981 tarihinde öğretmen olan Maksut'un Erzincan'da tutuklandığını belirten Sevil, 4 ay cezaevinde kalmasının ardından İstanbul'a taşındığını söyledi. Maksut'un 2 Şubat 1984 tarihinde İstanbul Küçükbakkalköy'de bir arkadaşının evine gittiğini polisin evde karakol kurduğunu fark edince uzaklaşmaya çalışırken polislerce önce vurulduğunu ardından ise gözaltına alındığını dile getiren Sevil, İstanbul Emniyet Müdürlüğü 1'inci Şube'de işkenceli sorguya tabi ağır işkencelerden dolayı Haydarpaşa Askeri Hastanesi'ne kaldırıldığını ve orada kaybedildiğini anlattı.
'Dosya cezasızlık zırhıyla arşivde bekletiliyor'
Ailesinin mücadelesi sonucu 2001 tarihinde Kadıköy Cumhuriyet Savcılığı'nın yeniden soruşturma başlattığını söyleyen Sevil, "Zorlukla da olsa Maksut'un ölümü ile ilgili düzenlenen belgelere ulaşıldı. Ölü Muayene ve Zabıt Vakası'nda Maksut'un 6 Şubat tarihinde Haydarpaşa Askeri Hastanesi'nde öldüğü belirtiliyordu. Bu belgenin altında Üsküdar Cumhuriyet Savcısı Olgun Alpay ve Adli Tabip Kemalettin Altuner'in imzası vardı" dedi. Polislerin kimliklerinin tespit edilmesine rağmen Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın polisler hakkında takipsizlik kararı verdiğini belirten Sevil, 2012 yılında tekrar suç duyurusunda bulunulduğunu ancak 24 Aralık 2014 tarihinde zaman aşımı gerekçesiyle tekrar takipsizlik kararıyla sonuçlandığını ifade etti. Sevil, gerçeğin bu kadar ortadayken Maksut'un mezarının gizlendiğine dikkat çekerek, " 31 yıldır Maksut Tepeli dosyası cezasızlık zırhıyla arşivde bekletiliyor" dedi.
Tepeli'nin kaybedilmesinden sorumlu isimler
Sevil, Maksut'un kaybedilmesinden sorumlu olduğunu belirttiği isimleri şöyle sıraladı: "Maksut'un yaralanması ve sorgulanmasında görev yapan polisler Rahmi Kaya, Servet Bozkurt, Hasip Dönmez, Zafer Elemen, Şeyhmus Altın, İlhami Öztürk, Hikmet Taşdelen,; soruşturma savcısı Necdet Cancı, takipsizlik kararı veren hakim Yarbay Muhteşem Savaşan, Mehmet Ağar, İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Yiğit, İstanbul valisi Nevzat Ayaz, yine dosyası hakkında takipsizlik kararı veren Kadıköy Cumhuriyet Savcısı Nihat Çakar."
(mt/fk)

