'Kadınlar hayatlarına sahip çıkıyor' Ocak raporu açıklandı

15:49

JINHA

AMED- İstanbul Feminist Kolektifi (İFK) aylık hazırladığı 'Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor - Ocak 2016' raporunu yayınladı. Raporda, "Kadınların meşru müdafaasının çoğu zaman mahkemece göz önüne alınmadığını, kadınların sistemli, planlı şiddet uygulayan kadın katillerinin yararlandığını 'tahrik' indiriminden dahi yararlanamadıklarını görüyoruz" denildi.


İstanbul Feminist Kolektifi (İFK) aylık hazırladığı 'Kadınlar Hayatlarına Sahip Çıkıyor - Ocak 2016' raporunu yayınladı. Raporda, Türkiye'de şiddet dozu yüksek bir dönemden geçildiğine dikkat çekilerek, "Biz kadınlar biliyoruz ki, şiddet özellikle de devlet tarafından meşrulaştırıldıkça, devletin 'düşman'laştırdığı kadınlar başta olmak üzere tüm kadınların hayatına doğrudan etki ediyor. Ancak, tam bir senedir hazırladığımız bu raporla dikkat çekmeye çalıştığımız gibi, artık kadınlar karşılaştıkları şiddete 'yeter' diyor, karşı geliyor. Bir yandan hayatlarımıza bombalar düşerken barışa sahip çıkmaya, erkek şiddeti karşısında hayatını savunma mücadelesi veren kadınların hikayelerine erişmeye, onları paylaşarak hep birlikte güçlenmeye çalışıyoruz" denildi.

'Kadınlar maruz kaldıkları saldırıya karşı kendilerini koruyor'

Medyadaki haberlerden derlenen raporda, kadınların kendilerine saldıran erkeklere karşı kendilerini korumak için bıçak ile karşılık verdiğine dair haberlerin yer aldığı belirtilerek şunlar kaydedildi: "Yıllarca sistematik şiddet uygulayan, taciz eden, tecavüz teşebbüsünde bulunan yani kadınların hayatlarına 'saldıran' erkekler karşısında ellerine geçirdikleri ilk araçla, 'bıçak' ile kendini koruyan kadınlar var. Kadınların eylemi ne sistemli ne de planlı. Kadınlar erkeklerin hayatlarına saldırmıyorlar, maruz kaldıkları saldırıya karşı kendilerini koruyorlar. Buna rağmen yargı kararlarına baktığımızdan kadınların meşru müdafaasının çoğu zaman mahkemece göz önüne alınmadığını, kadınların sistemli, planlı şiddet uygulayan kadın katillerinin yararlandığını 'tahrik' indiriminden dahi yararlanamadıklarını görüyoruz."


Ocak raporuna Fransa'da yaşanan kadın şiddetini ve öz savunması da eklenerek şu bilgiler aktarıldı:
*Jacqueline 45 yıl boyunca kendisine şiddet uygulayan, kendisine ve çocuklarına tecavüz eden eşi Norbert Marot'yu 2012 yılında öldürdü. Mahkemede meşru müdafaa hakkını kullandığını söyleyen Jacqueline'in 10 yıl hapis cezasına mahkum edilmesi Fransa'da büyük tepkiye yol açtı. Osez le Feminisme (Feminist olmaya cesaretimiz var) grubu meşru müdafaa kapsamının erkek şiddetine maruz kalmış kadınları da içermesini talep etti. Kamuoyunda karşılığını bulan bu talep sonucunda Jacqueline için özel af kararı çıktı.

* Niğde'de 7 Ocak'ta N., hakaretlerine maruz kaldığı kocası M.K.'yı bıçakladı. Komşuların polise haber vermesi sonucu N., polis tarafından gözaltına alındı. Yaralanan M.K. ise hastaneye kaldırıldı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

* Zonguldak'ta 7 Ocak'ta lise 3. sınıf öğrencisi G., sokakta annesiyle yürürken daha önce arkasından yaklaşıp elle ve sözle kendisini taciz eden Süleyman K. ile karşılaştı. Amatör olarak boks yapan G., Süleyman K.'ya yumruk attı. Yere yığılan Süleyman K., hastaneye kaldırıldı. Her ikisi de birbirlerinden şikayetçi oldu. Soruşturma sonunda G.'nin kendisini korumak için yumruk attığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Süleyman K. ise 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

* Samsun'da 13 Ocak'ta S., eve alkollü gelen kocasının kendisine saldırması üzerine mutfak tezgahından aldığı meyve bıçağı ile kocasını bıçakladı. Gözaltına alınan S., savcının talimatı ile serbest kaldı.

* Zonguldak'ta yaşayan Deniz, ayrıldığı Mustafa Özdemir'in sürekli taciz ve tehditlerine maruz kaldı.17 Ocak'ta Mustafa Özdemir tarafından kaçırılmaya çalışılan Deniz, kendini korumak için şiddetine maruz kaldığı Mustafa Özdemir'i bıçakladı ve ardından polise gitti. 3 ay önce Almanya'dan gelerek Türkiye'ye yerleşen Özlem, babasıyla yaşadığı evden ayrılarak bir pansiyonda kalmaya başladı. 8 Ocak'ta aynı pansiyonda kalan Halil İbrahim Çakmak'ın kendisine saldırması üzerine kendisini korumak amacıyla Halil İbrahim Çakmak'ı bıçakladı. Adliyeye sevk edilen Özlem tutuklandı.

* İzmir'in Konak ilçesinde 29 Ocak'ta Nilay ve kocası Coşkun Emre T. tartışmaya başladı. Coşkun Emre T'nin kendisine ve çocuklarına sürekli şiddet uyguladığını söyleyen Nilay, tartışmayı şu şekilde anlattı: "Kuaförde çalışan kızımızı eşim eve getirdi. Eve geldiklerinde eşim, kızımızı darp etmişti ve kızım ağlıyordu. Öğrendiğime göre kızım yolda bir arabanın rengi hakkında yorum yapmış, eşim de sinirlenmiş ve darp etmiş. Eşim sinirliydi bana ve kızıma hakaret edip küfür etti. Kızımı evin önünde darp ederek eve almadı. Kızımı anneannesinin yanına gönderdim. Eşime yemek hazırlarken eşimin odaya girdiğini gördüm. Arkasından gittiğimde kutudan silahını çıkarmıştı. Bana 'Hem seni hem kendimi öldüreceğim' dedi. Daha sonra silahı bana doğrultup, 'Ne oldu ölmekten mi korkuyorsun' dedi. Bu sırada ben de elindeki silahı almak için hamle yaptım. Arbede sırasında silah patladı ve eşim vuruldu." Yaşanan bu durumun ardından Nilay adliyeye sevk edildi.

Devam eden Meşru müdafaa davaları ve yargı kararları:

* Kendisine sürekli şiddet uygulayan eşi Hasan Karabulut'u öldüren Çilem hakkında iddianameyi hazırlayan savcı, Mahkemeden haksız tahrik indirimi uygulanmasını talep etti. Olayla ilgili soruşturmasını tamamlayan ve Çilem'in adli makamlara başvurması sonucu 9 kez koruma kararı verildiğini kaydeden savcı, "Çilem'in uzun süredir uğradığı şiddet, Hasan Karabulut'un çevreye saldığı korku ve suç işleme konusundaki cüretkarlığı, polis memurlarına karşı bile suç işlemekte tereddüt göstermemesi ve bunun da Çilem Doğan'da doğurduğu endişe ve olay günü de yine şiddete maruz kalması göz önüne alındığında kendisine haksız bir saldırıdan kurtarma amaçlı eylemini gerçekleştirmiştir" diyerek TCK'nın 25. maddesinde yer alan "meşru müdafaa" maddesinin tartışılmasını istedi.

* İstanbul'un Esenyurt ilçesinde Filiz, tartıştığı erkek arkadaşı İlhan E.'yi bıçakladı ve ardından hastaneye götürdü. 8 Ocak'ta görülen duruşmada Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Filiz'i "kasten insan öldürmeye teşebbüs" suçu yerine daha az ceza anlamına gelen "kasten yaralama" suçundan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı. Mahkeme, İlhan E.'nin Filiz'e şiddet uygulamasını, telefonunu izinsiz olarak kontrol etmesini ve Filiz'i evden kovmaya çalışmasını gerekçe göstererek suçun "haksız tahrik altında" işlendiğine hükmetti ve cezayı 2 yıl hapis cezasına indirdi. Mahkeme Filiz'in toplam cezasını iyi hal ve tahrik indirimi ile 1 yıl 8 aya düşürdü ve erteledi.

* Diyarbakır'da 19 yaşındaki Demet, kendisini bekar ve 'Deniz' ismiyle tanıtan, ancak daha sonra evli olduğunu öğrendiği Zeki Ç.'den ayrılmak isteyince tecavüzle ve öldürülmekle tehdit edildi. Şantajla buluşmaya zorlanan Demet, kendisine tecavüz etmeye çalışan Zeki Ç.'den, onu bıçakla yaralayarak kurtuldu. Zeki Ç., kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Demet, aynı gün "kasten öldürme" suçundan tutuklandı. 19 Ocak'ta davanın ilk duruşması görüldü.

* R., 2008 yılında 4 çocuğunun babası R.E.'den boşandı. R.E., eski eşi R.'ye tecavüz etmeye kalkışınca, R. onu yaraladı. Hastaneye kaldırılan R.E. kendisini bıçaklayan R'den, gözaltına alınan R. ise ayrıldığı kocasından cinsel saldırıda bulunduğu için şikayetçi oldu. Mahkeme, sanık R.E. hakkında cinsel saldırı suçundan açılan davanın mağdurun şikayetini çekmesi nedeniyle düşürülmesine, konut dokunulmazlığını ihlal ve hürriyetten yoksun kılma suçlarından da beraatına karar verdi. Ocak ayında sonuçlanan davada mahkeme, R.'ye kasten yaralama suçundan 3 kez artırım yaparak 5 yıl hapis cezası verirken, suçun haksız tahrik altında işlendiği ve R.'nin duruşmadaki saygın tutumu göz önüne alınarak 1 yıl 15 güne indirdikten sonra cezayı erteledi.

* Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde, son 6 aydır öğretim görevlisi Prof. Dr. Doğan Günay'ın kadın öğrencileri taciz ettiği öğrenildi. 10'a yakın lisansüstü öğrencisi farklı tarihlerde Fakülte Dekanlığı'na dilekçe vererek Doğan Günay'ın elle ve sözlü olarak tacizine maruz kaldıklarını belirtti. Ayrıca Kampüs Cadıları da okul duvarları ve Doğan Günay'ın odasının kapısına "Tacizci hocaya hayır! Tacize izin verme" yazılı afişler astı. Şikayetler üzerine Edebiyat Fakültesi Dekanlığı soruşturma başlattı. Dekanlık, "Şikayetler var. Birbirinden bağımsız öğrencilerin dilekçelerini alarak soruşturma başlattık. Soruşturma tamamlanmadığı için profesör şu an görevinde..." açıklaması yaptı. Doğan Günay ise "Başarılı çalışmalarım ve kitaplarımı çekemeyenler iftira atıyor. Karalama kampanyasıyla önümü kesmek istiyorlar. Öğrenci-hoca ilişkisi dışında hiçbir yakınlığım olmadı." dedi.

(be/gc)