DOSYA HABER Yazdır Kaydet

Göç yollarında sığınmacı kadınlar (2)

Dosya Haber
Temmuz 13 / 2016


 

 
Hacire Şexo: Biz zaten burada kalmak istemiyoruz...
 
Handan Tufan/JINHA
 
RIHA - 4 yıl önce Til Abyat'tan Urfa'ya göç eden Hacire Şexo, "Biz zaten burada kalmak istemiyoruz. Bizim kendi vatanımız var. Hem de her yerden güzel. Ama maalesef bir savaş var. Umarım hiç kimsenin başına gelmez. Kimse çok sevdiği vatanını bırakıp gitmez. Bizim tek istediğimiz savaşın bitmesi" diyor. 
 
Yaşamın alt üst ettiği savaş nedeniyle göç yollarına düşen kadınların hikayesine bir diğer örnek de Hacire Şexo. Hacire 2 odalı evinde ağırlıyor bizi. Etrafında çocukları bir de misafirleri var. Suriye'ye ait şerbet ikram ediyor Hacire. İkram ederken de yaşadıklarını anlatan Hacire'nin Suriye'ye dönmek dışında bir isteğinin de olmadığı anlaşılıyor. 
 
Hacire, Til Abyat (Girê Spî) şehrinde dünyaya geliyor. Çocukluğunun ve gençliğinin aynı şehirde geçtiğini söyleyen Hacire, 25 yaşında evleniyor. Gülümseyerek bu nedenle Suriye'deki diğer kadınlara göre daha şanslı olduğunu ekliyor. Şuanda 6 çocuk annesi olduğunu ilave eden Hacire, en küçük kızını Türkiye'de dünyaya getirdiğini belirtiyor. 
 
'Düştük yollara'
 
4 yıl önce savaşı yavaş yavaş hissettiklerini anlatan Hacire, "Biz bu denli büyüyeceğini düşünmüyorduk. Önce şehrimize bir saldırı oldu. Çeteler sabah namazında minareden 'şehri terk edin' çağrısı yaptı. Sabah da buldukları erkekleri cezaevine götürdüler. Kadın ve çocuklara da şehri terk etmelerini söylediler. Eşim o dönem Türkiye'deydi ve bir kızım da onun yanındaydı. Ben ve 4 çocuğum düştük yollara. Ramazan ayıydı ve ben oruçluydum. Sadece üstümüzdeki kıyafetlerle çıktık. Evimizi, tüm yaşamımızı orada bıraktık. O günden bu güne 4 sene geçti" diyor. 
 
'Çünkü her yeri kurşuna diziyorlardı'
 
Suriye'de yaşamlarının güzel olduğunu dile getiren Hacire göç edişlerini şöyle anlatıyor: "Şimdi burada yabacıyız. Kimseyi tanımıyoruz. Kalabalık bir grup halinde geldik. Hiç bir şeyimiz yoktu. Kimseyi tanımıyorduk. Eşim çalıştı öyle toparlandık. Orada yaşantımız güzeldi. Eşim Lübnan'da çalışıyordu, ben de terziydim. Bize ait bir evimiz vardı. Savaş başlayınca her şey bitti. Allah kimsenin başına vermesin. Dünyamız yıkıldı. Aileler kopuk kopuk sınırdan geçti. Aileler birbirini kaybetti. Kızım sınırdayken tir tir titriyordu. Korkudan konuşamıyorduk, çünkü her yeri kurşuna diziyorlardı. Türkiye'de ilk zamanların çok zordu. Biz geçtikten sonra günlerce akrabalarımıza ulaşmaya çalıştık. Çok kötüydü." 
 
'Savaş bitsin'
 
Türkiye'de "pek sevilmediklerini" ekleyen Hacire, mecbur kaldıkları için çocuklarının dahi çalışmak zorunda kaldığını anlatıyor. Hacire tek isteklerinin savaşın bitmesi ve kendi evlerine dönmek olduğunu vurguluyor. Hacire, "Biz zaten burada kalmak istemiyoruz. Bizim kendi vatanımız var. Hem de her yerden güzel. Ama maalesef bir savaş var. Umarım hiç kimsenin başına gelmez. Kimse çok sevdiği vatanını bırakıp gitmez. Bizim tek istediğimiz savaşın bitmesi" diyor. 
 
'Bizimle oynamıyorlar'
 
Hacire'nin kızları Şirin ve Muna da oyun oynayabildikleri evlerine ve arkadaşlarına kavuşmak istiyor. Savaştan ne kadar korktuğunu anlatan iki kardeş, "Evimize dönmek istiyoruz. Buradaki çocuklar bizden kaçıyor. Oynamıyorlar. Bizim kendi vatanımız var. Savaşın bitmesi için dua ediyoruz" diyor. 
 
Yarın: 'Çocuğum güzel bir dünyaya doğsun isterim...'
 
(gc)