Serhat'ta seçimlerde kadın iradesi kazanacak

09:04

Gülşen Koçuk-Nazan Türtük/JINHA

HABER MERKEZİ - HDP'nin yüzde 48 oranla en fazla kadın adayı gösterdiği bilinirken, bu kadın adayların birçoğu da Serhat'a renk verecek. Kadın adaylar, bölgede bulunan kadın gücü ile seçimlere hazırlanacaklarını ifade ederken, AKP iktidarını ve iktidarın beslendiği zihniyeti değiştirecek olanların da kadınlar olduğuna vurgu yapıyor.

7 Haziran'da Türkiye genelinde yapılması beklenen milletvekili seçimlerine parti olarak girecek olan Halkların Demokratik Partisi (HDP), demokratik, eşit temsiliyet ile siyaset yürütmenin ilk adımını aday seçimleri ile attı. Yüzde 48 kadın aday oranı ile kadın hareketleri ve yapıları tarafından "iyi örnek" olarak değerlendirilen HDP'nin, amblemindeki renklilik, adaylara da yansıdı. Halkları, inançları, cinsiyet kimliklerini buluşturan partinin kadın adaylarının, Türkiye'nin yarısını oluşturan kadınlara ulaşma hedefi olduğu gibi, Kürdistan'ın Serhat bölgesinde aday olan kadınlar da aynı hedefle yola çıkıyor. Iğdır, Ağrı, Kars, Ardahan, Erzurum, Bitlis, Muş ve Hakkari'nin HDP'li kadın adayları, kadın örgütlülüğü ile zafere ulaşmak için yola koyuldu.

ERZURUM

Seher Akçınar Bayar

HDP'nin Erzurum'da gösterdiği 6 adaydan 4'ü kadın. Erzurum'da HDP'nin birinci sıradan adayı olan Seher Akçınar Bayar, 1982 yılında Adıyaman'ın Çelikhan ilçesinde doğdu. 1998 yılında Dicle Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü kazanan Seher, 28 Şubat yönetiminin kalıntısı ve YÖK'ün başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini yarıda bıraktı. 2013 yılındaki 28 Şubat mağduru öğrenciler içini gelen aftan yararlanarak kazandığı bölüme tekrar devam etti. Yaklaşık on yıldır Diyarbakır'da ikamet eden Seher, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları ve Mazlumlarla Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) ve birçok sivil toplum kuruluşunda yer aldı. İnsan Hakları Araştırma Derneği'nin kurucularındandır. Aynı zamanda KJA delegesi de olan Seher, evli ve bir çocuk annesidir.

'HDP kadınların ön saflarda olduğu bir alan'

Bir kadının kendisini siyasal alanda en iyi ifade edebileceği yerin HDP çatısı olduğunu söyleyen Seher, "Kadınların seçim sürecinde HDP'de bu kadar ön planda olması konjonktürel olarak bir seçim yatırımı değildir. Çünkü HDP ve Kürt siyasal hareketinde örgütlendiği ilk andan itibaren kadınların aktif olarak mücadele verdikleri bir zemin daima var olmuştur. Ayrıca Kürt ve Kürdistan meselesine ilişkin toplumsal şahitliğimi ve mücadelemi yürütebileceğim en doğru siyasi partinin HDP olduğunu düşünüyorum" dedi. "Yaşamı var eden kadınlardır. Toplumsal alanın her anında haklarını savunmalılar mücadele vermeliler" diyen Seher, kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, kadın kırımları, çocuk yaşta evlilikler, emeğinin sömürülmesi, siyasal alandan yoksunluk sorunları ile mücadelede kadınların siyasal alanı ve hukuk düzenini belirleyen her zeminde yönetime ve karar alma süreçlerine aktif bir şekilde katılmaları gerektiğini vurguladı.

Dilin Bingöl: Toplumsal barış kadının özgürlüğüne bağlı

HDP'nin dördüncü sıra milletvekili adaylığında ise Dilin Bingöl var. 1983 Erzurum'un Karayazı ilçesinde doğan Dilin, Türkiye'de başlamış olduğu eğitim hayatına, ailenin Kürt siyasal hareketi içindeki aktif çalışmalarından dolayı gitmek zorunda kaldıkları Fransa'da devam etti. Sürgün hayatının zorlu adaptasyon sürecine rağmen Rennes 1 (Fransa) Üniversitesi Hukuk Fakültesini başarıyla bitiren Dilin, bu süreçte Fransa'daki bazı kurumlarda 4 dilde eş zamanlı tercümanlık görevlerini yürüttü. Daha sonra Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Avrupa Birliği Hukuku alanında master yaptı. Kürtçe, Türkçe, Fransızca, Almanca ve İngilizce dillerini iyi derecede konuşmakta. Kürt ulusal mücadelesinin, kadının tarihsel kimliğini kazanmasında ve toplumsal statüsünü ortaya çıkarmasında önemli rol oynadığını belirten Dilin, "Kadın artık İslamiyet'ten önceki dönemde olduğu gibi gömülmeye ve bir nesne olarak görülmeye mahkum olmaktan çıkmıştır. Toplumsal barışın sağlanması ancak kadının özgürleşmesiyle gerçekleşir. Dolayısıyla bu özgürlüğe kavuşmak için kadınlarımız ataerkil egemen sistem karşısında mücadeleyi devam ettirmelidirler ve kendi öz iradelerini kazanıp özgür hareket haline gelmelidirler" şeklinde konuştu.

Helin Akın: Kadını görmezden gelen zihniyete karşı yerim HDP

HDP'nin beşinci sıra adayı Helin Akın ise 1990 yılında Muş'un Varto ilçesinde doğdu. Alevi Kürt bir aileden gelen Helin, Mustafa Kemal Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği mezunu. Ailesinin yurtsever kimliği ile yetiştirildiğini ifade eden Helin, "Tüm benliğimle inandığım değerleri, onurlu bir şekilde siyasal anlamda taşımak ve mücadele etmek istiyorum" dedi. Kadına dönük şiddet ve bunun karşısındaki siyasal alan sessizliğine işaret eden Helin, "Aslında kadının düşündüğünü, hissettiğini, doğanın ve hayatın temel dengesi olduğunu görmezden gelen bağnaz yapıda insanların karşısında olmak istiyorum ve tüm bunlar için bir kadın olarak olmam gereken yerin HDP olduğunu düşünüyorum" vurgusunu yaptı.

ARDAHAN

Arzu Moco: HDP bir kadın partisidir

1976 yılında Kars'ın Susuz ilçesinde dünyaya gelen Arzu Moco, HDP'nin Ardahan'dan gösterdiği ikinci sıra milletvekili adayı. Fırat Üniversitesi Bilgisayar Bölümü mezunu olan Arzu, siyasal faaliyetlerine öğrencilik yıllarında başladı. Özgür Ülke gazetesinde bir süre muhabirlik de yapan Arzu, Hadep döneminden bu yana birçok kadın ve gençlik yapılarında yer aldı. BDP Parti Meclis Üyeliği görevini yürüten Arzu, 2013 yılında "Van KCK" adı altında yürütülen operasyonlarda tutuklanırken, cezaevinden çıktıktan sonra da HDK Kadın Meclisleri çalışmasında yer aldı. "HDP'nin bir kadın partisidir" diyen Arzu, diğer üç partinin toplam kadın aday sayısının dahi HDP'nin aday sayısından az olduğuna işaret etti. Arzu, HDP'nin bütün halkların umudu olacağına inandığını belirterek, "Özellikle bugün Türkiye'yi büyük bir karanlığa sürüklemek isteyen zihniyete karşı HDP'de yer almanın çok anlamlı olduğunu düşündüğüm için HDP'den aday oldum" dedi.
Ardahan'da kadınlar ile seçim çalışması yürüteceğini kaydederek, "Türkiye'de iktidar sorununu çözmek istiyorsak, önce kadın sorununu çözmemiz gerekir. Ardahan'da kadınlara bunu iyi anlatırsak, HDP'nin onlar içinde büyük bir umut olacağını düşünüyorum. Kadınlar siyasetin nesnesi olmaktan çıkıp öznesi olmak istiyorlarsa, HDP'nin yanında olmaları gerekir. Kadın yaşamı üzerinde kendini her anlamda söz sahibi gören bir iktidar yapısı söz konusu. Bu durumdan rahatsızlarsa HDP'de olmalı kadınlar" dedi.

KARS

Şafak Özanli: Eşit temsiliyet sadece HDP'de

HDP'den Kars'ın ikinci sıra milletvekili adayı olan Şafak Özanli ise, 1974 yılında Kars'ın Digor ilçesinde dünyaya geldi. 1990'lı yıllardan bu yana siyasi parti çalışmaları içerisinde yer aldı. Siyasi partilerde 2004 yılından bu yana aktif olarak yer alan Şafak, 2012'de KCK adı altında yürütülen operasyonlarda tutuklanan Şafak, cezaevinden çıktıktan sonra, Rojava devrim sürecine destek vermek amacıyla kurulan Rojava Koordinasyonunda, kadın çalışmalarında yer aldı. HDP'nin tüm halkları, inançları kapsayan bir yapı olduğunu ifade eden Şafak, "Bizim sorunumuz sadece AKP değil, bizim sorunumuz yıllardır bu sistem halkları ve inançları tekleştirdi. Herkes Türk ve Sünni olmak zorundaydı. Ama bizler tüm halkların eşit haklarla, eşit bir yaşam istiyoruz. HDP 2015 seçimlerine Alevi, Kürt, Türk, Ermeni, Süryani, Laz, Çerkez, Azeri halklar ile giriyor. Bir dönem kota sistemi vardı kadınlar için. Ancak HDP ile beraber yüzde 50 eşit temsiliyet geldi. Hem kadın olarak hem de Kürt olarak HDP'de yer aldım ve bütün gücümle mücadeleme devam edeceğim" şeklinde konuştu. Şafak, Karslı kadınlara seslenerek, "Kadınların artık evden çıkıp, 'eşinin karısı', 'babasının kızı' olmaktan sıyrılarak, bir kadın olarak var olduğunu göstermesi gerekiyor. Kadınlar var olmak istiyorsa emeğiyle, mücadelesiyle bizimle yürüsünler" dedi.

IĞDIR

Kıznaz Türkeli: İki halk arasında dostluk köprüsü kuracağım

1962 yılında Iğdır'a bağlı Melekli köyünde doğan Kıznaz Türkeli, HDP'nin ikinci sıra milletvekili adayı. 12 Eylül sürecinde Iğdır ve İstanbul'da devrimci mücadele içinde yer alan Kıznaz, 1992 yılı sonlarında Topkapı'da yapılan bir işçi toplantısında bildiri dağıttığı gerekçesiyle tutuklandı. 6 ay kadar cezaevinde kaldı. Dışarıya çıktıktan sonrada siyasal mücadelesine devam eden Kıznaz, yaptığı bir açıklamada, Iğdır'da yaşayan Azeri ve Kürtlerin bilinçli olarak birbirlerine karşı kışkırtıldığını söyledi. Devrimci bir aileden geldiğini ifade eden Kıznaz, bu durumun zorluklarını 12 Eylül sürecinde derinden yaşadıklarını kaydetti. Kıznaz, HDP'den aday olmasını da şöyle açıkladı: "HDP'den Milletvekilliği aday adayı olmayı tereddütsüz bir şekilde ettim. Seçimlere aday olarak kabul edilmem ve seçilmem halinde kendimi, Azeri - Kürt halkları arasında kurulacak dostluk köprüsü olarak görüyorum. Bu köprünün sağlam temeller üzerinde inşaa edilebilmesi halinde Azeri halkının şöven - milliyetçi akımlarının etkisi altından kurtarılabilmesi ve halklarımız arasında kardeşce birliğin sağlanabilmesi için iyi bir fırsat doğacaktır. Milletvekilliğine bir mevki-makam aracı olarak değil; mevcut sisteme ve onun gerici AKP iktidarına karşı verilen mücadelenin yükseltilmesi için, iyi bir kürsü olarak bakıyorum.Ve, bu zorlu mücadelede hep birlikte kazançlı ve zaferle çıkacağımıza inanıyorum."

AĞRI

Leyla Zana:

Leyla Zana, HDP'nin Ağrı'dan gösterdiği birinci sıra milletvekili adayı. 1961 yılında Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde doğan Leyla, içinde yaşadığı savaş sürecinde 1991 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde kadınların da büyük desteği ile milletvekili oldu. 19. Yasama Dönemi için yapılan yemin töreninde "Kürt ve Türk halklarının kardeşliği adına yemin ediyorum" diyen Leyla, ABD'de yaptığı bir konuşma gerekçe gösterilerek, TBMM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada Orhan Doğan, Hatip Dicle, Ahmet Türk, Sırrı Sakık ve Mahmut Alınak'la beraber milletvekilliği dokunulmazlığı kaldırıldı. Ertesi gün dokunulmazlıkları kaldırılmış olan diğer 5 milletvekiliyle birlikte gözaltına alındı. 17 Mart 1994'te, grup arkadaşları Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan ile birlikte tutuklandı. 10 yıl cezaevinde kalan Leyla, cezaevinden çıktıktan sonra da siyasi parti çalışmalarına ve Kürt siyasal hareketi içerisinde diplomatik temaslarda bulunmaya devam etti. Hala HDP milletvekili olan Leyla, 7 Haziran seçimlerinde HDP'nin Ağrı'dan gösterdiği aday listesinde birinci sırada.

Dilan Dirayet Taşdemir: Süreci Ağrılı kadınlarla öreceğiz

1983 Ağrı doğumlu olan Dilan Dirayet Taşdemir de, HDP'nin Ağrı'dan gösterdiği iki kadın adaydan birisi. Üçüncü sıra aday olarak gösterilen Dilan, Mersin Üniversitesi Sosyoloji mezunu. Üniversite dönemin de aynı zamanda siyasi parti çalışmalarına da katılan Dilan, bu süreçte kadın kolları çalışmalarında bulundu. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nde de Kadın Politikaları Daire Başkanlığı Danışmanlığı görevinde bulunan Dilan, 2009 yılında "KCK" adı altında yürütülen operasyonlarda tutuklanarak 5 yıl cezaevinde kaldı. Güneydoğu Anadolu Belediyeler Birliği'nde de kadın politikaları alanında çalışmaları olan Dilan, Ağrı'nın özel bir kent olduğunu ifade ederek, Ağrılı kadınların da sorunlarını bilen bir kadın olduğunu dile getirdi. Kadın çalışmalarının ve çalışmalara ihtiyacın farkında olduğunu kaydeden Dilan, HDP'nin yüzde 48 kadın aday oranla "kadın partisi" olarak tanımlanabilecek tek parti olduğuna işaret etti. "Kadınların tercih edeceği yer de kadın partisi olmalıdır" diyen Dilan, "Ağrılı kadınların da HDP'den yana tavır koyacağını biliyorum. Bu süreci Ağrılı kadınlarla öreceğiz, HDP'de buluşacağız, barajları yıkacağız" ifadelerine yer verdi.

MUŞ

Burcu Çelik: Türkiye'deki dengeleri kadınlar değiştirecek

1986 Muş doğumlu olan Burcu Çelik, HDP'nin genç kadın adaylarından biri olup, Muş'ta birinci sıradan seçimlere girmekte. Politik nedenlerden dolayı 6 yaşında ailesiyle birlikte Muş'tan ayrılan Burcu, eğitimini farklı kentlerde sürdürürken, lisans eğitimini ise Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladı. İstanbul'da serbest avukatlık yaparken, şimdilerde ise hukuk bölümünde yüksek lisans yapmakta. "Ben bir Kürdüm ve bu mücadeleyi 40 yıldır veren yoldaşlarımızın oluşturdukları bu siyasi ortamı omuzlamak sorumluluğunu hissettim ve bu görevi de yapmak istedim" diyen Burcu, Muş'ta daha önce hiç kadın adayın gösterilmediğini hatırlattı. Yerelde hala süren feodal sistemleri kırma konusunda kadının önemli olduğunun altını çizen Burcu, kadının emeği, çabası ve fedakarlığının çalışmalara da yansıyacağının altını çizdi. Burcu, kadınların da bir kadın adayı gönülden destekleyeceğine olan inancını dile getirerek, "8 Haziran sabahı,HDP'nin barajı aşmasıyla bütün sistem değişecek ve bunda kadınlar çok büyük rol oynayacaklar. Yanı başımızda Rojava'da devrimi kadınlar üstlendi. Muş'ta da yapılacak olan devrimi kadınlar üstlenecek" dedi.

BİTLİS

Mizgin Irgat

HDP'nin Bitlis'te birinci sıradan aday gösterdiği Mizgin Irgat, 1978 yılında Bitlis'in Tatvan ilçesinde doğdu. Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Mizgin, 1993'te savaş koşulları nedeniyle İzmir'e göç etti, 1994 yılında tutuklanarak Diyarbakır Saraykapı Cezaevi'nde kaldı. Ardından 2011 yılında "KCK" adı altında sürdürülen operasyonlar kapsamında tekrar tutuklanan Mizgin, "Bölgede yürütülen savaş ve göç ettirme politikası yüzünden 1993 yılında İzmir'e göç etmek zorunda kaldık. Hem Kürt olmak hem kadın olmak yurtsever bir aile de olsa feodal bir ortamda yetişiyorduk. Ama ben yine de kendi kimliğime yöneldim, sistemin eleştirisini yaptım. İzmir'e göç ettikten sonra orada da kadın çalışmaları ve öğrenci çalışmalarını yürüttüm" dedi. DTP'nin kuruluş aşamasında da yer alan Mizgin, parti meclisi (PM), MYK üyeliği, DTK delegeliği yapmamın yanı sıra; Ege başta olmak üzere Türkiye'nin birçok yerinde önemli siyasi davaların avukatlığını üstlendi. Aynı zamanda PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın da avukatlığını yapan Mizgin, HDP'ye aday olmasının nedenini ise şöyle açıklıyor: "Kimliğime, duruşuma ve mücadeleme uygun olduğu için HDP'den adaylığımı koydum. Kadının renginin ve sesinin eksik olduğu Bitlis ve Serhat bölgesinde kadın adayların olması gerçekten çok ciddi bir gelişmedir. Bize dayatılan tüm geriliği bu seçimde HDP ile parçalayarak arkamızda bırakacağımıza inanıyorum. Umudumuz var, gücümüz var ve 7 Haziran'da Bitlis'ten büyük bir mücadeleyle çıkacağımıza inanıyorum. HDP sadece Türkiye'ye değil, tüm dünyaya örnek oldu. En büyük desteği kadınlardan bekliyoruz. Bitlis'te kadınlar devrimi yaratacak."

HAKKARİ

Selma Irmak

Selma Irmak, 1971'de Mardin'in Kızıltepe ilçesinde doğdu. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencisiyken tutuklanan Selma, DTP Konya İl Başkanlığı yaptı. Kürt kadın özgürlük mücadelesinin de aktif çalışanlarından birisi olan Selma, siyasi mücadelesinde birçok alanda aktif rol aldı. 2009 yılında "KCK ana davası" olarak bilinen siyasi soykırım operasyonları kapsamında tutuklanarak 5 yıl cezaevinde kalan Selma, 2011 yılı genel seçimlerinde Şırnak Milletvekili olarak seçilmişti. Ancak milletvekili olmasına rağmen tutukluluk haline son verilmeyen Selma, 2014 yılında tahliye oldu ve meclise girdi. Selma, şimdi ise HDP'nin Hakkari'den gösterdiği aday listesinin birinci sırasında yer alıyor.

(fk)