HDP'nin Kadın Bildirgesi: Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme (3)
12:08
JINHA
İSTANBUL - "HDP olarak eril, cinsiyetçi iş bölümüne, ayrımcılığa ve eşitsizliklere son verecek, kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşamı birlikte ve eşit koşullarda yeniden kurmalarını sağlayacak bir toplumsal dönüşümü hayata geçireceğiz" denilen Kadın Seçim Bildirgesinde kadın emeğinin görünür kılınması ve istihdam alanlarının çeşitlendirilmesine yönelik bir dizi programın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bildirgede özellikle ev içi emek, kayıt dışı istihdam alanlarında kadın emeğinin ücretlendirilmesine yönelik önemli konular yer alıyor.
HDP'nin Kadın Seçim Bildirgesinde önemli başlıklarda biride kadın emeğinin görünür kılınması ve istihdam alanlarının yaratılması. Buna yönelik önemli programların yer aldığı bildirgede, "Bakım emeği sadece kadınların sırtına yüklenemez" başlığı ile yer alan bölümde "Erkek egemen kapitalist sistem, kadınların ailenin bakımı için harcadıkları ev içi emeği görünmez kılınıyor. Nankör ev işleri kadınları esir almış durumda; kadınlar çamaşır yıkıyor, temizlik yapıyor, yemek pişiriyor, çocukların her türlü bakımıyla uğraşıyor, hasta ve yaşlılara bakıyor, yaşamı yeniden üretiyor. Dünyanın dönmeye devam etmesi için yapılması gereken ne varsa kadınların emeğiyle gerçekleşiyor" deniliyor.
Bildirgede emek ve istihdam bölümünde şunlar yer alıyor:
"Savaşa entegre değil, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme:
AKP hükümetinin savaş, rant, yolsuzluk, ekolojik tahribat, sömürü ve cinsiyet ayrımcı bir perspektifle uyguladığı rantçı ve vurguncu bütçeler, 12 yıldır eşitsizlikleri ve adaletsizliği derinleştiriyor. Merkezi bütçe ve yerel yönetimler yoluyla sunulan hizmetlere erkekler ve kadınlar eşit şekilde erişemiyor.
Oysa merkezi bütçe planlaması toplumsal barışın ve eşitliğin sağlanması için kullanılabilecek fırsat ve yöntemlerden biri olabilir.
Bu nedenle HDP genel ve yerel bütçeleri hazırlarken toplumsal cinsiyet eşitliğine ve kadınların güçlendirilmesine yönelik politikaların merkeze konulmasını ve Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçelerin (TCDB) hayata geçirilmesini savunmaktadır.
Bütün bakanlıklar, kendi politikalarının belirlenmesinde cinsiyet eşitliği politikalarını esas alacak ve kendi eşitlik planlarını hazırlayıp uygulayacak.
Merkezi bütçenin, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, istihdam, ulaşım vb. alanlarda cinsiyetler arası eşitsizliği ortadan kaldıracak biçimde planlanması sağlanacak.
Merkezî Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı’nın, TBMM’de görüşülmesi sırasında dikkate alınmak üzere Toplumsal Cinsiyet Raporu hazırlanacak.
Komisyonlarda ve genel kurulda yapılan bütçe tartışmalarında kadın örgütlerinin görüşüne başvurulacak.
Kadın istihdamının artırılması ve kadın emeğinin görünür kılınması için somut stratejik planlar hazırlanacak.
Kadın Çalışma Destek/Danışma Merkezleri oluşturulacak ve kadın dostu kentler, kadın dostu OSB, işyerleri, fabrikalar ile kadın kooperatifleri desteklenecek.
Kadınların yüklerini azaltan ve refahlarını iyileştiren kamu altyapı hizmetlerinin artırılması için bütçeden pay ayrılacak.
Kadınların kamu hizmetlerine erişimleri ve haklar hakkında bilgilendirme hizmet ve imkânları artırılacak.
Kamuda istihdam edilen kadın oranının artırılması ve karar alma süreçlerindeki konumlarının güçlendirilmesi sağlanacak.
Kamu ihale sisteminde kadınlar lehine düzenlemeler için gerekli çalışmalar yapılacak.
Yerel yönetimlerin de TCDB yapması sağlanacak.
Bakım emeği sadece kadınların sırtına yüklenemez
Erkek egemen kapitalist sistem, kadınların ailenin bakımı için harcadıkları ev içi emeği görünmez kılıyor. Nankör ev işleri kadınları esir almış durumda; kadınlar çamaşır yıkıyor, temizlik yapıyor, yemek pişiriyor, çocukların her türlü bakımıyla uğraşıyor, hasta ve yaşlılara bakıyor, yaşamı yeniden üretiyor. Dünyanın dönmeye devam etmesi için yapılması gereken ne varsa kadınların emeğiyle gerçekleşiyor.
HDP olarak eril, cinsiyetçi iş bölümüne, ayrımcılığa ve eşitsizliklere son verecek, kadınların ve erkeklerin toplumsal yaşamı birlikte ve eşit koşullarda yeniden kurmalarını sağlayacak bir toplumsal dönüşümü hayata geçireceğiz. Kadın ve erkek arasında bağımlılığın değil dayanışmanın hüküm sürdüğü yeni yaşamı kuracağız.
Kentte, köyde, mahallelerde, işyerlerinde, organize sanayi bölgelerinde çalışan/çalışmayan, kadın / erkek tüm vatandaşların çocuklarını bırakabileceği, 24 saat ücretsiz kreş modelleri hayal değil. Çocukların anadillerinde eğitim alabileceği, eşitliği, hayal kurmayı, arkadaşlığı, birbirini kollamayı, beraberliği, dayanışmayı öğreneceği bu modelleri hep birlikte oluşturmak için sizlere çağrıda bulunuyoruz.
AKP hükümetinin, kadınları eve kapayarak, cinsiyetçi işbölümünü pekiştirerek bakım hizmetinin tümünü kadınlara yükleyen, onur kırıcı yoksulluk testleriyle güvencesiz olarak ödediği ve keyfi olarak kestiği maddi yardım anlayışına karşı çıkıyoruz.
Sosyal devlet, vatandaşına bakım hizmeti sunmakla yükümlüdür. Yeni yaşamda yoksul olsun olmasın, bakım hizmeti almak her vatandaşın hakkı olacak.
Bakım hizmeti her kentte kurulacak bakım evlerinde, ücretsiz bir şekilde ve toplumsal hizmetin gereği olarak sağlanacak.
Bu hizmeti evde gerçekleştirmek isteyenlere ise onur kırıcı yoksulluk testi uygulaması yapılmadan ücret ödenecek. Evde bakım hizmeti verenler iş yasası kapsamında ele alınacak; sigorta, emeklilik, asgari ücret gibi bütün işçi haklarından yararlanacak.
Bu ücret her yıl artırılacak.
Kadın istihdamı artırılacak, işsizlik azaltılacak, eşitsizlikler giderilecek
Ülkemizde çalışma yaşındaki erkeklerin yüzde 64.8‘i iş sahibidir. Kadınlarda ise bu oran sadece yüzde 26.7’dir.
Çalışan kadınların yarısı (yüzde 47) kayıt dışı işlerde çalışmaktadır. Kayıt dışı çalışanların yarısı ise ücretsiz aile işçisidir.
Kadın istihdamının artırılması, işsizliğinin azaltılması ve eşitsizliklerin giderilmesi için:
Çalışma yaşamında kadınlara yönelik güvencesiz, düşük ücretli işlere ve iş yerlerinde mobbing, taciz gibi cinsiyetçi uygulamalara son verilecek.
İŞ-KUR gibi resmi devlet kurumları başta olmak üzere iş arama kanallarında pozitif ayrımcılık ilkesi uygulanacak.
Ev içi yaşlı, hasta ve çocuk bakım hizmetleri toplumsal hizmet olarak verilecek.
Kadın/erkek olmasına bakılmaksızın, en az 50 işçi çalıştıran kamu/özel tüm iş yerlerinde ücretsiz kreş açılması zorunlu olacak. Kapatılan tüm kamu kreşleri açılacak.
Ayrıca her mahalleye ihtiyacı karşılayacak kadar kreş açılması amacıyla girişimde bulunulacak, belediyelere yasal zorunluluk getirilecek.
İş yerlerindeki çalışma düzeni, kadınların ve erkeklerin çocuklarına bakma yükümlülüğüne uygun şekilde düzenlenecek.
Kadın ve erkek çalışanların, yasal günlük/haftalık çalışma süreleri hiçbir hak kaybı olmadan günde en fazla 7, haftada en fazla 35 saate indirilecek.
Kadınlara esnek çalışma formları dayatmak yerine, tam zamanlı ve tam güvenceli istihdam olanaklarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılacak.
Taşeronluğun yasaklanması ve taşeron kadın işçilerin kadroya alınması için çalışmalara başlanacak, kamuda çalışanlar hemen kadroya geçirilecek, özel sektörde çalışanların kadroya geçebilmesi için teşvikler uygulanacak.
Kayıt dışı çalışan kadın işçilerin kayıt altına alınması için denetimler sıkılaştırılacak, sosyal güvenceye kavuşmaları sağlanacak.
Sendikal hak ve özgürlükler ile grev hakkının kullanılmasının önündeki engeller kaldırılacak.
İş güvencesi herkes için mutlak bir hak olarak kabul edilecek.
Emekli kadınların aylıklarında insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmelerini mümkün kılacak düzeltme sağlandıktan sonra yıllık artışlar enflasyon ve büyüme toplamı düzeyinde yapılacak.
8 Mart kadın emekçiler için ücretli tatil ve bütün kadınlar için ücretsiz ulaşım günü olarak ilan edilecek.
Ev işçisi kadınlar iş yasası kapsamına alınacak
Ev işçileri; ev temizliği, çocuk, hasta ve yaşlı bakımı gibi işleri başkalarının evinde ücret karşılığı yapan işçilerdir. Bu işçilerin büyük çoğunluğu kadındır.
Sayısı bir milyonun üzerindeki ev işçileri, iş yasası ve iş güvenliği yasası kapsamına alınacak.
Gündelikçi ya da aylıkçı olmaları ayrımı yapmadan, diğer işçilerle eşit haklara sahip olması sağlanacak, emeklilik hakları güvence altına alınacak.
İşçi ve işveren evden çıkmadan sigorta kayıt işlemini yapabilecek, ev işçisi çalıştıranlara 5 yıl boyunca sigorta prim teşviki verilecek.
Geçmişe dönük sigorta primlerinin geri kazanılması yasal düzenlemelerle kolaylaştırılacak, ödenmemiş olan primler için ceza muafiyeti getirilecek.
İş yerinde aşağılama, yıldırma, cinsel taciz, cinsel saldırı riskleriyle karşı karşıya kalan göçmen ev işçileri korunacak.
Yatılı çalışan ev işçilerinin çalışma şartlarının denetlenmesi için “acil şikâyet hattı” oluşturulacak.
ILO’nun 189 sayılı Ev İşleri Sözleşmesi’nin imzalanması sağlanacak ve ev işçisi kadınların sendikalı olmalarının önündeki engeller kaldırılacak.
Ev hizmetlerinin toplumsallaşmasını destekleyen politikalar hayata geçirilecek.
Toplumsal bakım hizmetleri politikası istihdam yaratmaya da hizmet edecek.
Mevsimlik kadın işçilere yaşadığı yerde iş
12-13 saat çalışan, gittikleri yerlerde dışlanma ve ırkçı saldırı ile karşılaşan, yaşam ve barınma koşulları insanlık onuruna yakışmayan; trafik kazaları, boğulma, kanala düşme vb. gibi iş cinayetleri ile karşı karşıya kalan mevsimlik kadın işçilerin durumlarının düzeltilmesi için gerekli önlemler alınacak.
Kadınların öncelikle yaşadıkları yerde çalışabilmeleri için gerekli önlemler alınacak.
Sendikalar ve iş yasasında yapılacak değişikliklerle örgütlenme özgürlükleri güvence altına alınacak.
İşverenlerle doğrudan kendi öz örgütleriyle ilişki kurmalarının mekanizmalarını geliştirerek ‘aracı-dayıbaşı-elçi’ uygulamasına son verilecek.
Sağlıksız, trafik kurallarına ve güvenliğe aykırı koşullarda işçi taşıyan firmaların ruhsatları ile sürücülerin ehliyetleri iptal edilecek.
Barınma, beslenme, temiz su, ücret, çalışma saatleri, iş güvenliği, sağlık, sosyal güvence, çocukların eğitimi gibi konuların sözleşmelerle belirlenmesi sağlanacak.
‘Eşdeğer işe eşit ücret’ uygulaması için çalışılacak ve her türlü ayrımcı uygulamaya karşı önlem alınacak."
(fk)
