HDP'nin Kadın Bildirgesi: Kadın katliamlarına son (5)
12:09
JINHA
İSTANBUL - HDP'nin Kadın Seçim Bildirgesinde kadına yönelik şiddet ve kadın katliamları ayrı bir başlıkta ele alınıyor. "Haksız tahrik" indiriminin uygulanmasını önleyecek yasal değişikliklerin yapılacağı belirtilen bildirgede, şiddete maruz kalan kadının beyanının esas alınacağını belirtti. Ayrıca çocuk evliliklerinin de son bulması için yasal düzenlemeleri yapılacağı belirtilerek, "Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için kadınlar tarafından yaratılan özsavunma biçimleri desteklenecek. TCK'da kadının meşru müdafaa hakkı net tanıma kavuşacak ve öz savunmanın hukuksal boyutu olarak işletilecek" ifadelerine yer verildi.
HDP'nin kadın seçim bildirgesi, kadına yönelik şiddet ve kadın katliamlarının sona ermesi için hazırlanan programın okunmasıyla devam ediyor. "Kadın katliamlarına son" başlığıyla hazırlanan bölümde kadına yönelik şiddetin AKP döneminde yüzde bin 400 artarak soykırıma dönüştüğünü vurgulandı. 2014'te ise hemen hemen her gün bir kadının katledildiğini belirten bildirgede, İHD'nin açıkladığı raporlar aktarılarak şunlar belirtiliyor:
"Kadın katliamlarına son!
Kadına yönelik şiddet AKP döneminde yüzde 1400 artarak soykırıma dönüştü. 2014’te ise hemen hemen her gün bir kadın öldürüldü. İHD’nin açıkladığı rapora göre 2014 yılında 6’sı kadın cinayeti olmak üzere 302 kadın öldürüldü, 39 kadın intihar etti, 13 kadın da kuşkulu bir şekilde yaşamına son verdi. Kadınların 44’ü polis korumasındayken öldü. Kadınların yüzde 36’sı ailesinden ya da yakın ilişkide oldukları erkeklerden şiddet görüyor. İnsanı dehşete düşüren bu ciddi tablo ve rakamlar sadece adli mercilere ve basına intikal etmiş olanlar. Gerçek tablonun bundan çok daha korkunç boyutlarda olduğu bilinen gerçek.
AKP yetkilileri, başta cumhurbaşkanı olmak üzere kadınları aşağılayan sözleriyle şiddeti körüklüyor. Kadın katillerine verilen cezalar hafifletici nedenler gerekçe gösterilerek indiriliyor. Cezasızlık, erkeklere cesaret veriyor. En son Özgecan Aslan'ın katledilmesi ile kadınların sokaklarda ne kadar güvensiz olduğu bir kez daha kanıtlandı. Artık evde, sokakta, işyerinde, ulaşım araçlarında can güvenliğimiz kalmadı.
Kadın katliamı ve kadına yönelik şiddetle mücadele temel mücadele alanımızdır. Yaşamın her alanında kadına ölümü ve tutsaklığı dayatan zihniyetle mücadele içinde olacağız.
Şiddeti teşvik eden ve cezasızlığı doğuran yasaları değiştireceğiz.
Kadın sığınağı/konukevi, özgür yaşam alanları.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 14 ilde açılan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) ile 94’ü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı konukevi, 33’ü yerel yönetimlere, 3’ü de STK’lara bağlı olan sığınaklar ihtiyaca cevap vermekten çok uzak.
HDP, kadına yönelik şiddetin politik olduğu ve erkek egemen sistemden kaynaklandığının bilincinde. Bu nedenle, kadınların bedenini ve cinselliğini denetleyen ve erkeklerin kadınlar üzerinde tahakküm kurmak için sistematik bir şekilde yürüttüğü devlet ve erkek şiddetinin her biçimine karşı mücadeleyi esas alıyor.
Kadına yönelik her türlü ayrımcılığı ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler yapılarak, başta CEDAW olmak üzere kadına yönelik şiddeti engellemeye ve cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik uluslararası sözleşmelerin gerekleri yerine getirilecek.
6284 sayılı yasa kadın örgütleriyle birlikte gözden geçirilerek aksaklıkları giderilecek ve kadına yönelik şiddete karşı daha aktif mücadele olanakları yaratılacak. İstanbul Sözleşmesi etkin politikalarla uygulanacak.
Nüfusu elli bini geçen her kentte Kadın Bakanlığı’na ya da yerel yönetimlere bağlı kadın “sığınağı” açılacak, açmayanlar hakkında yaptırım uygulanacak.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede bürokrasi azaltılacak, şiddet mağduru kadına ulaştığı ilk kurumda tam destek sağlanacak.
Kadın katliamlarını önlemek için acilen, kapsamlı bir eylem planı hazırlanarak hızla hayata geçirilecek.
Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddetten yargılananların Ceza Kanunu’ndaki “haksız tahrik” ve “haksız tahrik indirimleri”nden yararlanmalarını ve TCK’nin 29. maddesinin uygulanmasını önleyecek yasal değişiklik yapılacak.
Kadın ve çocuklara yönelik her türlü cinsel ve fiziksel şiddet davalarına bakacak ihtisas mahkemelerinin kurulması sağlanacak. Hakim savcı ve avukatların toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi zorunlu hale getirilecek.
Yargıtayda da toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimini almış ve sadece bu mahkemelerin aldığı kararları denetleyecek, onaylayacak bir kurulun oluşturulması sağlanacak.
Konuyla ilgili çalışan tüm kamu personeli eğitimden geçirilecek, ihmali olanlar yargılanacak.
Şiddete maruz kalan kadının beyanı esas alınacak ve tıbbi rapor, yasal başvuru olanakları ve şiddetsiz bir yaşam sağlamak için önlemler geliştirilecek.
Şiddet mağdurlarının kamusal sağlık ve sosyal destek sistemlerinden yararlanmaları sağlanacak.
Koruma altındaki kadının ve çocuklarının kimliği, okullar ve SGK kayıtları da dahil kesinlikle saklanacak.
Önemli bir sorun olan ve çoğunlukla gizli tutulan aile içindeki cinsel istismar ile mücadele edilecek ve mağdurların tedavileri için merkezler açılacak.
İnsanların farklı cinsel yönelimlerinden dolayı maruz kaldıkları homofobi ve transfobi temelli ayrımcılık ve şiddetle etkin mücadele edilecek.
Evliliklerin yüzde 37’sine ulaşan 18 yaş altındaki evliliklerin engellenmesi için gerekli yasal önlemler alınacak, “çocuk gelin” olgusuna karşı eğitim çalışmaları sürdürülecek.
Şiddet mağduru kadınların can güvenliğini sağlamak ve onları geleceğe hazırlamak için özgür yaşam alanları geliştirilecek.
Özgür yaşam alanları, merkezi bütçe desteğinde kurulacak ve çalışmalarını, yerel yönetimlerin inisiyatifindeki kadın kurumlarıyla eşgüdüm içinde sürdürecek.
Bağımsız kadın örgütleri desteklenecek, açtıkları sığınakların giderleri Kadın Bakanlığı tarafından ödenecek.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için kadınlar tarafından yaratılan özsavunma biçimleri desteklenecek.
TCK’da kadının meşru müdafaa hakkı net tanıma kavuşacak ve özsavunmanın hukuksal boyutu olarak işletilecek."
(gc/fk)
