İpekyolu Belediyesi'nden kadına şiddete karşı farkındalık etkinliği

16:21

JINHA

WAN - İpekyolu Belediyesi tarafından, kadına yönelik şiddete karşı Sanat Parkı'nda bir dizi etkinlik düzenlendi. Etkinlikte konuşanlardan İpekyolu Belediye Eş Başkanı Aygül Bidav konuşmasında cezaevlerindeki şiddete işaret ederek kanser hastası olan Barış Elçisi Aysel Doğan'ın durumuna dikkat çekerken, HDP Van Milletvekili Adayı Yurdusev Özsökmenler ise meclise girerek, kadınların kentlerde sürdürdükleri mücadeleyi meclise de taşıyacaklarının altını çizdi.

Van Merkez İpekyolu Belediyesi, kadına yönelik şiddete ve kadın katliamına dikkat çekmek ve tepki göstermek amacıyla Sanat Parkı'nda etkinlik düzenledi. Etkinliğe Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Hatice Çoban, İpekyolu Belediye Eş Başkanları Aygül Bidav ve Veysel Keser, HDP Van Milletvekili Adayı YurdusevÖzsökmenler, DBP Van İl Eş Başkanı Hamiyet Şahin, Rojîn Kadın Yaşam Merkezi, KongreyaJinên Azad (KJA) ile çok sayıda yurttaşın katıldı. Üzerlerinde kadın katliamlarında erkekler tarafından gösterilen gerekçelerin yazıldığı figürlerin asıldığı parkta "Haklı şiddet yoktur", "Emanet değil kadınız", "Jinjiyan e jiyanênekuje", "Jinênhatineqetilkirin em tu carîjibîrnakin" şeklinde mesajların da yer aldığı pankartlar da yer aldı. Programın sunumunu gerçekleştiren İpekyolu Belediye Meclis Üyesi Şehzade Kurt, erkek egemen sistemin kadını eve kapatarak köleleştirdiğini ifade etti. Ancak kadınlar olarak ideolojik ve örgütlü bir şekilde alanlara çıkarak kadına dönük saldırılara cevap vereceklerinin altını çizen Şehzade, seçimlere de değinerek, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde gönderdiği selamın cevabını 7 Haziran'da kadın örgütlülüğü ile sandıklarda vereceklerini vurguladı.

'Erkeklerin özür dilemesi gerekiyor'

Ardından konuşan İpekyolu Belediye Eş Başkanı Aygül Bidav ise, konuşmasında Van'da kadın renginin açığa çıkmaması sonucu olarak kadın katliamlarının arttığına dikkat çekti. Kadınların doğurdukları çocuklar tarafından katledildiklerine işaret eden Aygül, "Aslında erkeklerin bu etkinliğe gelmesi gerekir. Erkeklerin bu kürsüye çıkarak kadınlardan özür dilemesi gerekir, 'Biz erkekler bu zulmün ve şiddetin karşısında duruyoruz' demesi gerekir. Ancak bu yine bizim görevimizdir. Bu bilinci bütün topluma kazandırmamız gerekir. Kadınlar bugüne kadar nasıl kazandıysa bugünden sonra da kazanmaya devam edecek" vurgusunu yaptı. Seçimlere ilişkin olarak da konuşan Aygül, kadınların desteği ile barajları yıkacaklarını belirtti.

'Barajları aşarak cezaevi kapılarını açacağız'

Konuşmasında 1999 yılında kendisinin de içinde bulunduğu Barış Grubu ile gelen ancak tutuklanarak cezaevine konulan kanser hastası Aysel Doğan'ı da anımsatan Aygül, "Biz kadınlar olarak Aysel Doğan şahsında bütün tutsak kadınları, seçimlerde barajı aşarak yıktığımız cezaevi kapılarından çıkaracağız" dedi. Van'da iki ay içerisinde 17 kadının katledildiğini belirten Aygül, bunun çözümünün sadece kadın örgütlülüğü ve birliğinden geçtiğini ifade etti. Programı takip etmeye gelen basın emekçilerine de işaret ederek, basının dahi çoğunlukla erkek olduğunu, bunun sonucu olarak da kadın renginin açığa çıkmadığını kaydetti. Seçimlerde de kadın örgütlülüğü ile kazanacaklarını söyleyen Aygül, Marmara'dan Karadeniz'e, Edirne'ye Avrupa'ya kadar herkesi seçimler için çalışmaya davet etti.

'Bir barış elçisini daha cezaevinde yitirmek istemiyoruz'

Son olarak konuşan HDP Van Milletvekili Adaylarından YurdusevÖzsökmenler ise, yapılan etkinliğin önemli bir etkinlik olduğunu, zira kadına yönelik şiddetin yaşamın her alanında devam ettiğini vurguladı. AKP döneminde resmi verilere göre kadına yönelik şiddetin yüzde bin 400 arttığına işaret eden Yurdusev, cezaevlerinde de yaşanan kadına yönelik şiddet olaylarına değinirken, "Barışın elçisi Sayın Aysel Doğan'a yönelik şiddet, onun yaşamını yitirmesine neden olacak düzeye geldi. İki barış elçisini cezaevinde yitirdik, üçüncüsünü yitirmek istemiyoruz. Aysel Doğan'ın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Aysel Doğan serbest bırakılana kadar kadınlar olarak bu talebimizi sürekli dile getireceğiz" dedi.

'Şakran Cezaevi neden hala açık?'

Cezaevlerinde uygulanan şiddetin son örneğinin de Şakran Cezaevi'nde yaşandığını hatırlatan Yurdusev, "Çocuklara yönelik baskı ve şiddet orada tecavüze dönüşmüştür. Kız çocukları hamile bırakıldı ve hücrelere kapatıldı. Şakran Cezaevi hala neden açık duruyor? Bunca zulüm, işkence yapılıyor ve hiç utanmadan, sıkılmadan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar uygulanıyor ve buna yönelik Hükümet tek bir işlem yapmıyor. Nerede kaldı adalet?" diye konuştu. Hükümetten Şakran Cezaevi yöneticileri hakkında soruşturma açılmasını ve artık işkencenin sembolü olan cezaevinin kapatılmasını talep ettiklerinin altını çizen Yurdusev, "Kadınların katilleri elini kolunu sallayarak yürürken vicdanımız rahat ediyor mu? Van'da her gün bir kadın arkadaşımız yaşamını yitirirken , hala elimiz kolumuz bağlı mı oturacağız, düşünmemiz gerekiyor. Katliamları engellemek için elimizden gelenin fazlasını yapmamız lazım" açıklamalarında bulundu.

'Kentlerin kadın mücadelelerini meclise taşıyacağız'

Kadına yönelik şiddetin sorumlularının yine toplumun olduğuna değinen Yurdusev, "Kadınların dertlerine kulak tıkayarak, onları evde hapsederek biz de sorumluyuz" dedi. Hükümetten ve devletten beklentilerinin olmadığını kaydeden Yurdusev, kadın katliamlarını ve kadına yönelik şiddeti durduracak olanların yine kadınlar olduğunu söyledi. Konuşmasında seçimlere de değinen Yurdusev, meclise ne kadar kadın gönderilirse, meclisi o kadar "kadın meclisi" haline getireceklerini belirtti. HDP'nin kadınlara eşit temsiliyet hakkını tanıması ile diğer partilerin de kadınları aday göstermeye çalıştıklarını ifade eden Yurdusev, mecliste de hangi partiden olursa olsun, kadın vekilleri yanlarına çekeceklerini ve onların da kadınların mücadelesini meclise taşımaları konusunda desteklerini isteyeceklerini söyledi. Yurdusev, kadın katliamlarını durdurmak amacıyla kentlerde sürdürülen mücadelelerin meclise taşınması için birlik çağrısında bulundu. Konuşmaların ardından Van MKM tarafından hazırlanan ve kadının özgür eş yaşam isteğine karşılık erkek hegemonyasını eleştiren "Agirê dile min" adlı tiyatro oyunu oynandı. Büyük beğeni alan tiyatro oyunu ve "Jin jiyan azadî" sloganları etkinlik sonlandırıldı.

(gk/fk)