12 Eylül karanlığına direndi, şimdi HDP ile 'yeni yaşam' için kolları sıvadı

09:06

Zehra Doğan/JINHA

AMED - "12 Eylül karanlığından Meclis koridorlarına doğru uzun bir yürüyüştür benim mücadelem" diyen HDP'nin Sivas adayı Mevlüde Acar, "12 Eylülün en karanlık diplerinden çıkmış bir kadın olarak tüm kadınları aydınlığa ulaştırma mücadelesine varım diyorum. Hep beraber karanlık diplerden aydınlığa doğru koşacağız" diyor.

"Büyük insanlık" bildirgesiyle seçime giren HDP'nin Sivas adayı Mevlüde Acar, "Benim büyük üniversitem" dediği 1984-1990 yılları arası Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde Esad Oktay tarafından yapılan en vahşi işkencelere karşı suskunluğunu büyük insanlık manifestosuyla bozacak. Cezaevinden çıktıktan sonra memleketi Sivas'a giden fakat sürekli baskı ve gözaltılar nedeniyle bir daha Sivas'a dönemeyen Mevlüde gittiği İstanbul'da ise arandığından dolayı yıllarca kaçak yaşamak zorunda kaldı. En son 1998 yılında hakkına beraat verilen Mevlüde, İstanbul'da tekstil işçiliğinden birçok işçiliğe kadar yaptığı tüm işlerin emekçisi temsiliyle, işçilerin hakkını alanlarda aramaya devam etti. Yıllar sonra belediyede "geçici temizlik işçisi" olarak çalışmak için gittiği Sivas'ta HDP'nin milletvekili adayı olan Mevlüde ile Diyarbakır zindanından İstanbul sokaklarına uzanan direniş yıllarını ve şahsında sürdürdüğü işçi direnişini konuştuk.

Adaylık çalışmasıyla işini bir arada götürüyor

"İşçi olarak gittiğim Sivas'ta örgüt çalışması başlatmaktı temel amacım" diyen Mevlüde, Sivas Belediyesi'nde İŞKUR vasıtasıyla bulduğu geçici temizlik işçiliğini bir yandan sürdürürken bir diğer yandan da milletvekili adayı olarak HDP'nin seçim çalışmalarını yürütüyor. İşçi ve ezilenlerin örgütlü olmadığı Sivas'ta çalışma başlatmak amacıyla gittiğini ve bu anlamda kapı kapı dolaşarak örgütlenme çalışması başlattığını söyleyen Mevlüde, "Neredeyse her yıl gittiğim memleketimde hiç kimse örgütlenme çalışmasına katılmıyordu. Bu yıl şansım yaver gitti e öğrencilerle beraber HDP il örgütü kurduk. Artık bir il örgütümüz var. Bu anlamda daha rahat çalışma başlatmış olduk. İşçi, emekçi ve öğrencilerin bir araya geldiği bir örgütümüz var. Tüm işçilerin hakkını söke söke almak ve ezilenlerin sesi olmak adına Sivas'ta mücadelemizi sürdürüyoruz " diye konuştu.

'Partim beni temsil ediyor'

HD'den DEP'e, HADEP'e bütün siyasi kurumların çalışmalarında yer alan Mevlüde, " Emek mücadelesinin dışında hiç kalmadım" diyerek Tekstil-Sen'in genel merkez yöneticiliği görevine kadar çeşitli alanlarda işçi mücadelesini sürdürdüğünü kaydetti. Mevlüde, "Devrimcilerin örgütlü gücüyle var olan HDP'den başka bir yerde yer alamazdım. Benim partim beni temsil ediyor, işçiyi temsil ediyor, bu çok önemli. Partim benim emeğimin de olduğu bir yer. Tarihten bu yana Sivas halkı üzerinde oynan oyunlarla yaralanmış halkımı emeğimle ve alın terimle temsil edeceğim" dedi.

'Karanlık diplerden aydınlığa koşacağız'

"12 Eylül karanlığından Meclis koridorlarına doğru uzun bir yürüyüştür benim mücadelem" diyen Mevlüde, baştanbaşa bir karanlık olarak nitelendirdiği 12 Eylül sürecinde yaşamını yitirenlerin hesabını, dönemin en büyük tanığı olarak Meclis kürsüsünde haykıracağını söyledi. "12 Eylül işkencecileri benim için insan olmaktan çıkmanın en son evresidir" diye nitelendiren Mevlüde, hala 12 Eylülün sonuçlarının tamamen yok olmadığını belirterek, HDP'nin yaşanan travmalara çare olacak hukuki mücadeleye devam edeceğini söyledi. Mevlüde son olarak şöyle konuştu: "Tüm kadınların emeğinin görünür kılınması için elimden geleni yapmaya devam edeceğim. 12 Eylülün en karanlık diplerinden çıkmış bir kadın olarak tüm kadınları aydınlığa ulaştırma mücadelesine varım diyorum. Kadınlarla beraber karanlık diplerden aydınlığa koşacağız."

(fk)