Deniz Yıldırım: Duruşumuz bütün kadınlara umut oluyor

09:55

Helin Yıldırım/JINHA

ANTALYA - HDP Antalya Milletvekili Adayı Feminist Avukat Deniz Yıldırım, kadınların HDP'ye olağanüstü bir ilgisi olduğunu belirterek, "Çünkü kadın özgürlüğü ve temsili konusundaki duruşumuz bütün kadınlara umut olmaktadır. Antalya'da 2 hatta 3 vekil dahi çıkarmamız söz konusu olabilir" dedi.

HDP'den Antalya 2. Sıra Milletvekili Adayı olarak gösterilen Deniz Yıldırım, yıllarını mücadele ederek geçirmiş bir avukat. Feminist kimliğiyle bilinen Deniz, çocukluğunu küçük bir kasa olan Alaca'da geçirdi. Uzun yıllar Almanya'da yaşayarak mülteci hakları üzerine de çalışmalar yaptı.

'Gizli gizli kitap okudum'

Babaannesinin yaktığı Kürtçe ağıtlardan ve annesinin yaşadıklarından etkilendiğini söyleyen Deniz, "Evde yaşamadığımız bir dini eğitimin, ilkokulda verilmesi nedeniyle yaşadığım çelişkilerle, Alevi olduğumuz ve bunun devlet tarafından makbul görülmediğini ve gizlenmesi gerektiğini öğrendim. Sonra Kürt olmanın ve Kürtçe konuşulmasının da makbul olmadığını öğrendim. Ortaokul yıllarında sosyalist görüşleri, Denizlerin, Kaypakkayaların adını duymaya başladım. Gizli gizli sol kitap ve dergiler okumaya başladım ve bu günlere geldim" dedim.

Siyasi mücadele ve ardından gelen tutukluluk günleri

Yurtdışına ilk çıktığında 14 yaşında olduğunu ve herkesin kendi dilinde konuşmasından etkilendiğini söyleyen Deniz mücadelesini ve polis baskısıyla karşılaştığı günleri şöyle anlattı: "Dünyanın bütün ulusları bir arada kendi dillerini konuşuyorlardı. Bu yıllar, yurt dışına ciddi bir iltica akınının olduğu ve yurt dışındaki bütün devrimcilerin, yurtseverlerin büyük acılar yaşadıkları yıllardı. İşkence ve ölüm haberleriyle yaşıyorduk. KDP gençlik birimi ve Türkiye'den giden işçi ve mültecilerin kurduğu derneklere gittim. Mülteci çocuklar sorunundan dolayı, yabancılar ve gençlik daireleriyle gerilimli ilişkilerle geçti günlerim. Sonra Türkiye'de üniversite yıllarında, 12 Eylül sonrası ilk öğrenci derneklerinin kuruluşunda çalıştım. Polis baskılarıyla doğrudan muhatap olmam o yıllara dayanır. En küçük bir toplu etkinliğin dahi izlendiği yıllardı. 12 Eylül sonrası ilk kitle gösterisi olan Nisan eylemleri olarak anılan eylemler nedeniyle 1987'de tutuklandım" diye konuştu.

'Feminist avukatlar destek görmüyor'

Feminist avukat olarak da hukukçular dünyasında da yeterli desteği görmediklerini ifade eden Deniz, "Örneğin Antalya'da avukatların yüzde 39'u kadındır ama Baro yönetiminde sadece 1 kadın arkadaşımız bulunmaktadır. Kadın katliamının yaşandığı bir dönemde, çok başarılı çalışmalar yapan Baro Kadın Hakları Kurulu, desteklenen değil varlığına katlanılan bir kurul muamelesi görmektedir. Çünkü erkek yönetimin belirlediği çerçevede kalması istenmektedir. Kadın cinayeti ve kadına yönelik şiddet davalarına mümkün olduğunca kalabalık olarak katılan feminist avukatlar, rahatsızlık faktörü olarak görülmektedir" dedi.

'Kadın avukatlar korunmuyor'

Sanık vekilleri tarafından saldırılara maruz kaldıklarını ifade eden Deniz, riskli duruşmalarda kadın avukatların korunması için yeterli tedbir alınmadığını vurguladı. Kadına ve çocuğa yönelik cinsel ve fiziksel saldırılarda, "tahrik" ve "iyi hal" indirimlerinin uygulanmamasının yasal düzenlemeye bağlanması gerektiğine vurgu yapan Deniz, "Soruşturma, adli tıp ve kovuşturmanın bütün aşamalarında, kadınların görev alması ve bu alanda çalışacak kadınların, bağımsız kadın örgütlerinden, kadın bakış açısı eğitimi almaları ve kadın örgütlerinin onayından geçmeleri ve bu eğitimlerin yıllık olarak tekrarlanması şartı getirilmelidir" dedi.

'Seçimin mutlak kazanını biziz'

Deniz, bütün Türkiye'de ve Antalya'da herkesin HDP'yi konuştuğunu belirterek, "Bu bakımdan seçimin mutlak kazananı biziz" dedi. Kadınların HDP'ye olağanüstü bir ilgisi olduğunu vurgulayan Deniz, "Çünkü kadın özgürlüğü ve temsili konusundaki duruşumuz bütün kadınlara umut olmaktadır. Antalya'da 2 hatta 3 vekil dahi çıkarmamız söz konusu olabilir. AKP iktidarı HDP'ye olan ilgiden son derece rahatsızdır. HDP'ye yönelik saldırılar da bu durumun ifadesidir" diye konuştu.

Seçim çalışmalarını, kendilerini parti çizgilerini tanıtma çalışmalarını aksatmadan sürdüreceklerini ifade eden Deniz şunları söyledi: "Varlığımıza, parti binalarımıza herkesi alışmak zorunda bırakacağız. Çünkü biz gidici değiliz. Partimizi oluşturan güçler, bu coğrafyanın asli unsurlarıdır, sahipleridir. Ülkemiz tarihinde, emek, özgürlük, eşitlik, adalet mücadelelerini bedeller ödeye ödeye bugünlere taşımış olan büyük siyasi geleneklerin buluştuğu bir partiyiz. HDP'nin başarısı, onlarca yıldır her alanda verilen mücadelenin siyasi kazanıma dönüşmesi için büyük bir şanstır. Demokrasi güçlerinin bir araya geldiğinde bir şeyleri etkileyecek bir güç doğuracağına inandım. Bu nedenle HDK-HDP süreci beni gerçekten umutlandıran bir gelişmedir."

(gc)