Ayşe Vaizoğlu: Maraş halkı artık sessizliği yırtmalı
09:11
Zehra Doğan/JINHA
AMED - Maraş'ta kadınların sosyal faaliyet yürütmesi için herhangi bir alanın olmadığını söyleyen HDP Maraş adayı Ayşenur Vaizoğlu, "Çünkü Maraş katliamının ardından baskı ve asimilasyon politikaları hala devam ediyor. Kentte bulunan birçok farklı kesimden insanların olmasına rağmen asimilasyon politikalarına maruz kalan kent renkliliğinin yerini sessiz ve renksiz bir kent almış. İşte bu yüzden HDP diyerek kentin renkliliğini açığa çıkartmak istiyoruz" dedi.
HDP Maraş adayı Ayşenur Vaizoğlu, baskı ve asimilasyon politikalarının en yoğun şekilde işlendiği Maraş'ın üzerideki baskıların kalkması ve katliamın hesabının sorulması adına Meclis'e aday olduğunu söyledi. Kürt, Türk, Ermeni, Çerkez ve Çeçenlerin bir arada yaşadığı Maraş'ta hakların birlikteliği renginin açığa çıkamadığını söyleyen Ayşenur, bunun nedeninin yıllardır süre gelen baskı ve asimilasyon politikası olduğunu söyledi. Ayşenur, "Özellikle Maraş katliamının ardından insanlarda içe kapanma durumu oluştu. Hiç kimse kendi rengini belli etmek istemiyor. Evet, birlikte yaşama söz konusu fakat sessizliğin içinde gizlenen bir yaşam gibi ilerliyor Maraş'ta hayat" diye belirtti.
'Halk sessizliğe gömülmüş'
Maraş katliamının ana sahnesi Elbistan ve Pazarcık'ta sosyal yaşamın adeta sessiz bir kenti andırdığını ifade eden Ayşenur, "Katliamın izlerinin hala devam ettiği açıkça görülüyor. Aleviler yaşadıkları vahşeti bir daha yaşamamak adına konuşmak istemiyorlar. Birçoğu zaten diasporaya göç etmek zorunda kaldı, kalanların tamamı ise katliamın ardından polis baskısına maruz kaldı ve kalmaya devam ediyor. Polisin kent üzerindeki baskıları nedeniyle kadınlar dışarı çıkmaz hale gelmiş durumda. Sistemin politikaları öyle planlı bir şekilde işlenmiş ki kentte sosyal aktivite alanları neredeyse hiç yok. Çünkü insanların sosyalleşmesi istenmiyor, halkın bir birine acılarını anlatmalarına dahi bir şekilde izin verilmiyor" dedi.
'Kentte sosyal yaşam yok'
Kadınların da sosyal yaşamını sürdürmeleri konusunda herhangi bir yaşa merkezinin olmadığını söyleyen Ayşenur, bu anlamda kadınların erkek egemenliği altında yaşamaya zorlandığını kaydetti. Ayşenur, "Kadınlar daha çok evde çocuk bakan, temizlik yapan profildeler. Zaten kentte iş olmadığı için büyük bir kısmının eşi farklı kent ve ülkelerde çalışıyor. Bu nedenle kadınlar 'yanlış bir şey yaparım' korkusuyla herhangi bir aktiviteye de katılmak istemiyor. Sorunların çözülmesi için istihdam alanlarının yaratılması, yaşam merkezlerinin açılması, panel ve etkinliklerin sık sık düzenlenmesi gerekiyor. Bunlar olmadıkça kadınlara ulaşmak neredeyse imkansız olacak" diye konuştu. Ayşenur, önceki yıllarda kadınlara ulaşmanın zor olduğunu belirterek, "HDP ile birlikte kadınların çalışmalarımıza ilgisi oldu. Kadınlar seçim bürolarımıza gelip taleplerde bulunuyor ve çalışmalarımız hakkında bilgi alıyor. Maraş gibi bir kentte böylesi bir değişimin yaşanması çok önemli" dedi.
'HDP kendini muhakeme etme alanıdır'
HDP'nin kadın adaylarının kadın bilinciyle çalışma yürütmek konusunda sık sık bir araya geldiğini söyleyen Ayşenur, "Artık erkeklerin kadınlar adına karar vermemesi için adaylar olarak bu bilinçle hareket etmeliyiz. Öyle bir sistemin içerisindeyiz ki yoğunlaşmadığımız sürece bu sisteme dahil olma tehlikesine düşebileceğimizi biliyoruz" diye konuştu. Kadını siyasi yaşamda var eden HDP'nin kadınlar için büyük bir şans olduğunu kaydeden Ayşenur, "HDP'de yer almak için Kürt geleneğinden gelmek gerekmiyor. HDP bir muhakeme alanıdır. Kendini sorgulama ve Türkiye halklarının geleceği için ne yapılması gerektiği konusunda ortaklaşma alanıdır. Birçok farklı adayların renkliliğiyle ortak siyaset yapacağız. Parti çizgimiz halkların en güzel şekilde yaşaması için mücadele etmektir" ifadelerinde bulundu.
(fk)
