Pervin Buldan: İzleme Kurulu kurulmuş olsaydı müzakere başlayacaktı

20:05

JINHA

İSTANBUL - İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, İzleme Kurulu'nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın tavrı nedeni ile henüz kurulmamış olduğuna dikkat çekerek, "İzleme Kurulu şimdiye kadar oluşmuş olsaydı İmralı'ya gidip görüşmelerini gerçekleştirmiş olsaydı şu anda müzakereye geçilmişti" dedi.

Seçim çalışmaları kapsamında Taksim'de bulunan Dicle Haber Ajansı (DİHA) İstanbul Temsilciliği'ni ziyaret eden İmralı Heyeti üyesi ve İstanbul 3'üncü Bölge Milletvekili Adayı Pervin Buldan ve beraberindekiler, DİHA çalışanları tarafından karşılandı. Seçim çalışmaları hakkında bilgiler veren Pervin Buldan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

'Öcalan ile görüşme başvurumuza olumlu ya da olumsuz yanıt gelmedi'

Yaklaşık 10 gün önce PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşme için başvuru yaptıklarını; fakat şu ana kadar görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair olumlu ya da olumsuz bir yanıt alamadıklarını belirten Pervin, hükümetin durumu sürüncemede bırakan bir tavır içinde olduğunu söyledi. Abdullah Öcalan ile görüşememeleri durumunda önümüzdeki günlerde Kandil'de KCK yetkilileri ile sürecin geldiği aşamayı değerlendirebileceklerini belirten Pervin, "Birkaç gün daha bekleyeceğiz eğer geri dönüş olmazsa bir Kandil ziyareti yapmayı planlıyoruz. Sonuçta sürecin geldiği aşamayı sürecin bir parçası olan Kandil'de KCK yetkilileri ile ele almak ve değerlendirmek gerekiyor. Muhtemelen bunu önümüzdeki hafta yapabiliriz. Ama İmralı ziyaretinin seçimlerden önce gerçekleştirilebileceğini düşünmüyorum. Çünkü yaptıkları açıklamalardan bu çıkıyor. Hem Cumhurbaşkanı'nın hem Başbakan'ın, çözüm kurulu üyesi olan Yalçın Akdoğan'ın yaptıkları açıklamalar sürecin ruhuna uygun açıklamalar değil. Dolayısıyla gidişler biraz engellenmeye çalışılıyor. Böylesi bir durumda belki Kandil ziyareti yapılır ve sonrasında kamuoyuna bir bilgilendirme tekrar yapabiliriz Geçen yaptığımız basın toplantısı gibi. Hem KCK yetkililerinin hem de bizim süreçle ilgili görüş ve beklentilerini kamuoyuyla paylaşabiliriz. Şu an da planlamadık ama belki birkaç gün sonra bu durum da planlanabilir" diye konuştu.

'İzleme Kurulu kurulsaydı müzakere başlayacaktı'

Pervin, İzleme Kurulu'nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın tavrı nedeni ile henüz kurulmamış olduğunu ifade ederek şunları belirtti:

"İzleme Kurulu'nun hala oluşmamış olması ve adaya gitmemiş olmasının çok da seçimlerle alakalı olmadığını düşünüyorum. Tamamıyla Cumhurbaşkanı'nın kendi inisiyatifi ile oluşturmaya çalıştığı, isimleri kendisinin belirlemeye çalıştığı mekanizma haline getirmek istiyor. Hatırlarsınız bir ada dönüşü adada İzleme Kurulu ile yaptığımız görüşmeler kamuoyuna sızdı bir şekilde. Bütün bunların altında Cumhurbaşkanı'nın o isimlere ilişkin görüşleri ve onlara ilişkin yapmış olduğu veto var aslında. Çünkü Cumhurbaşkanı, bizim hükümetle ortaklaştırdığımız, Sayın Öcalan ile paylaştığımız ve gidişlerinde hiçbir sakıncanın olmadığı kamuoyuna da yansıyan isimleri ne yazık ki çok sıcak bakmıyor. Dolayısıyla kendilerinin belirlediği bir mekanizma oluşturmak istiyorlar. Aslında tam da kriz burada başlıyor. Dolayısıyla sürecin başından beri aslında İzleme Kurulu ilk talep ettiğimiz hayata geçmesi gereken bir mekanizmaydı. Ama hala bu konuda bir çekince ve engelleme var. İzleme Kurulu şimdiye kadar oluşmuş olsaydı İmralı'ya gidip görüşmelerini gerçekleştirmiş olsaydı şu anda müzakereye geçilmişti. Sayın Öcalan da sürekli ifade ediyor. İzleme Kurulu'nun katılacağı ilk görüşme müzakerelerin de başladığı bir tarih olacak. Çünkü Dolmabahçe'de deklere edilen 10 madde İzleme Kurulu denetiminde onların şahitliğinde tartışmaya açılacak onların katıldığı ilk toplantıda aynı zamanda müzakerelerin başladığı tarih olacak, müzakereler başladıktan sonra KCK'ye bir çağrı olur. Müzakere başlamadan bunun gerçekleşmesi çok zor."

'Baraj sorunumuz yok'

Hükümet yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın HDP'ye yönelik söylemleri ve HDP'nin seçim çalışmalarına dönük yapılan saldırılara da değinen Pervin, saldırıların hükümet yetkililerinin HDP'yi hedef gösteren söylemlerinden bağımsız düşünülemeyeceğine işaret etti. Hükümet yetkililerinin anket sonuçlarında HDP'nin yükselişini gördükçe böylesi açıklamalar yaptığını söyleyen Pervin, "HDP barajla ilgili yapılan açıklamalar daha çok anket sonuçlarını görerek HDP'nin yükselişini görerek yapıyorlar. Bürolarımıza il ilçe ve belde örgütlerimize yapılan saldırılar tamamıyla başta Cumhurbaşkanı olmak üzere hükümet yetkililerinin yaptıkları açıklamalardan sonra gerçekleşiyor. Teşvik ediyor çünkü insanları. Hem HDP'nin barajın altında kalması ile ilgili açıklamalar yapılıyor hem de sayın Selahattin Demirtaş ile ilgili bir linç kampanyası başlatılmış aslında. Tüm bunlar hükümetin çaresizliğini ortaya koyuyor. AKP'nin anketlerde düşüşü HDP'nin anketlerde yükselişi onları bu tür açıklamalar yapmaya zorluyor. Öyle algılıyoruz biz. Özellikle Yalçın Akdoğan'ın yaptığı açıklamaları çok vahim açıklamalar olarak değerlendiriyoruz. Sonuçta Akdoğan çözüm kurulunda bulunan bizimle görüşmeleri yapan ada ile diyaloglarımızı sağlayan, hükümet içerisinde diyalogumuzu sağlayan birisi. Hele hele Akdoğan gibi birisinin 'baraj altında kalırlarsa süper olur' açıklaması ve yaklaşımı kabul edilebilir değil. En çok destek vermesi gereken, HDP'nin belki de Meclis'e girmesini HDP'nin geniş bir temsiliyetle parlamentoda olması gerektiğini dillendiren bir isim ama aksine farklı bir yöntemle süreci de manipüle etmeye çalışan bir yaklaşım içerisinde. Baraj sorunumuz yok. Yüksek bir oy oranı ve çok sayıda milletvekili ile parlamentoya gireceğimize inanıyoruz" dedi.

(mg)