Betül Taylan: Halkların özgürlüğü adına HDP'de olmalıyım
09:02
Helin Yıldırım/JINHA
BURDUR - Burdur'dan girecek olan tüm partilerin arasında tek kadın aday olan HDP adayı Betül Taylan, Kürt mücadelesinin bir sonuca varması adına tüm Türkiye halklarının özgür olması gerektiği yönünde çizgiye sahip HDP'den aday olduğunu belirterek, "Önce DSP ve ardından ÖDP'de yer aldım. 2 yıl önce HDK'ye dahil oldum ve kadın ve ekoloji meclislerinde çalışmaya başladım. Şimdi tüm halkların kendi inanç ve kültürlerini özgür yaşaması adına HDP'de mücadele etmem gerektiği kararındayım" dedi.
Genel seçimlere Burdur'dan girecek olan tüm partilerin arasında tek kadın aday olan HDP adayı Betül Taylan, doğup büyüdüğü Almanya'da ve farklı kimliklere sahip ailesinden edindiği kültürler arası birliği bulduğu HDP'de mücadelesini sürdürüyor. "Baba tarafım Boşnak ve Bektaşi, anne tarafım ise Dersim ve Selanik asıllı" diyen Betül, doğup büyüdüğü Almanya'da ailesinin farklı kökenlerden olması sebebiyle farklı kültürlere saygı çerçevesinde yaklaşan bir şekilde büyüğünü söyledi. Ardından annesi ile beraber döndüğü Türkiye'de 16 yaşında İstanbul Fatih Sultan Mehmet Köprüsü çevreyolları yapımı şantiyesinde ambar muhasebeciliğine başladığı sırada işçinin yaşadığı zorlukları birebir yaşadığı sırada kafasında siyasi bir şekillenmenin olduğunu belirterek, ardından İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi okuduğu dönemde, siyasete daha da yakınlaştığını söyledi.
Bir şeyleri değiştirme umudu
Evlilik ve aile anlayışlarının kendisini toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya ittiğini söyleyen Betül, " İş hayatındaki cinsiyetçilik, güncel yaşamda kadına yaklaşım, suçlama, aşağılama, taciz ya da istismar ve yargılar, insani değer kavramındaki ikiyüzlülük ve ölçütler, 'nasıl bir dünya istiyorum?' sorusunu beraberinde getirdi. Bir şeyleri değiştirme umuduyla doğrudan politikanın içinde yer almam gerektiğini düşünerek, 1993-1994'te DSP'de, 1999-2001 arası ÖDP'de yer aldım. 2001 Bülent Ecevit-Ahmet Necdet Sezer krizi ardından işsiz kalınca İstanbul'dan ayrılmak zorunda kaldım. 2 yıl önce HDK'ye dahil oldum ve kadın ve ekoloji meclislerinde çalışmaya başladım, daha sonra HDP'de de yer almaya başladım" sözleriyle aday olma sürecinin başlama noktasını anlattı.
'Kadınların sosyal yaşamı yok'
Burdur'da HDP'nin oldukça yeni olduğunu örgütlenmesini henüz tamamlamadığını söyleyen Betül, " Burdur'da henüz bir kadın yapısı yok, öncesinde HDK Kadın Meclisi de yoktu ve kadınların mücadeleye katılımı neredeyse imkânsızdı. Hala çalışmalarımızda az sayıda genç kadınlar var. Öncelikle örgütün geliştirilmesi ve kadınlara ulaşılıp partiye katılımlarının sağlanması gerekiyor. Burdur yerelinde kadınlar genelde iş sahibi olduğu için, dolayısıyla evlerinde bir nebze söz sahibiler. Fakat şiddet olayları konusunda kent olarak kapalı bir yer. Şiddet olayları pek dillendirilmiyor" dedi. Burdur'da tarımla uğraşan kadınların genel anlamada tarım ve hayvancılıkla ilgili sorunlarının olduğunu söyleyen Betül, "Kadınlar üretimlerinden kar elde edemiyor. Kadınlar arası dayanışma ve kooperatifleşme üzerine bir çalışma yapmak uygun olabilir. Ayrıca kadınların sosyal etkinlik anlamında da kısıtlı" sözlerini ifade etti.
'HDP'yi ilgiyle anlamaya çalışıyorlar'
HDP'nin Burdur'da yeni olmasına rağmen bir tepkiyle karşılaşmadıklarını söyleyen Betül," Halkı için çok yeni, ama tepkiler şimdilik olumlu ve henüz ters bir tepkiyle karşılaşmadım, ilgi ve merakla bakıp anlamaya çalışıyorlar ama yine de önceden oluşturulmuş ön yargılar nedeniyle çekinceleri oluyor. Bununla birlikte 6-7 kişiyle kurulmuş olan il örgütü, bina açıldıktan sonra genişlemiş, yine ilk kez bir seçim arabasının olması ve 1 Mayıs'a azımsanmayacak bir kitleyle katılım sağlanmış olması çok kıymetli. Doğru anlatılırsa ve insanlar korku ve ön yargılarını aşarsa partiye ve etkinliklere daha çok katılım sağlanabilir" dedi.
'Kadınlar en çok çocuk bakımı yüzünden eve kapanıyor'
Kadın Seçim Bildirgesi'ne de değinen Betül, " Ayrıntılı, derinlemesine ve ince düşünülmüş, sunduğu program, toplumun her kesiminden kadınlara hitap ediyor ve dokunuyor. Kadın sözü ve kadın bakışıyla erkek egemen düzeni boşa çıkaracak önemli maddeleri var. Özellikle tüm mekanizmalarda kadın temsiliyetinin sağlanması ve bunun koşulları için yöntem belirlemesi çok doğru bir yaklaşım. Sorunların başında kadınların siyasal ve sosyal hayata aktif katılımını sağlamak geliyor ve kadınlar en çok çocuk bakımı yüzünden eve kapanmak durumunda kalıyorlar. Yine kadının özgürleşmesi bilincinin yükselmesiyle mümkün, kadın seçim beyannamesi kadını erkeğe mahkum eden düzene karşı çözümler getiriyor" diye belirtti.
'Dayanışmacı bir dünya mümkün'
Betül son olarak, "Giderek daha çok yozlaşan ve gezegenimizi felakete sürükleyen insanlık dışı gidişata, ancak hayatın yüzde ellisinden fazlası olan kadınlar 'dur' diyebilir ve onu değiştirebilir. HDP'nin barajı aşmasında da en önemli etmen kadınlar olacaktır. Yeter ki kadınlar kendi güçlerinin farkına varsın. Çünkü kadın, doğasından kaynaklı daha duyarlı ve anlayışlı, eş-duyumu daha çok gelişmiş olan türdür. Buna uymayan, hani erkek zihniyetin asimile ettiği, 'erkekleştirdiği' kadınlar da yok değil, ama biz her türlü despotizme ve dayatmacılığa karşı, güler yüzlü, dayanışmacı bir dünyanın da mümkün olduğunu göstermek durumundayız" sözlerinde bulundu.
(zd)

