HDP Kırklareli adayı Nilüfer Ataman: Pomak kimliğimle HDP'deyim
09:12
Öykü Dilara Keskin-Dilan Karamanoğlu/JINHA
KIRKLARELİ - HDP Kırklareli 1. sıra Milletvekili adayı Nilüfer Ataman, Pomak kimliği ile "Büyük insanlık çağrısı"na dâhil oldu. Nilüfer, "Pomak kimliğine sahip biri olarak hem renk katmak istedim hem kendimi bulduğum için HDP'deyim hem de halkların kardeşliğini savunduğum için HDP'deyim. Bu seçimler ülkemizin kaderini tayin edecek seçimler. İki seçeneğimiz var. Ya başkanlık sistemi veya demokratik, barışçı bir Türkiye" diye konuşarak yurttaşlara HDP'ye oy vermesi yönünde çağrıda bulundu.
7 Haziran Milletvekili seçimleri için yüzde 50 kadın kotası koyan HDP meclise kadınların iradesini daha güçlü taşımaya ve Türkiye'nin tüm renkleriyle mecliste olmayı amaçlıyor. Türkiye'nin tüm renklerini kendi bünyesinde barındıran HDP Kırklareli'nin çok kimlikli yapısını da esas alarak birinci sıra adayını Pomak olan Nilüfer Ataman oldu. Kırklareli'nde doğan Nilüfer, daha sonra Edirne'de öğretim hayatını tamlayarak öğretmen olmasının ardından Samsun Çarşamba, Urfa'da ve Kırklareli'nde yaşadı. Nilüfer, hayatı boyunca mücadele için de olduğunu, " TÖP-DER ile başladı benim mücadelem. Halkevleri, Amatör Sanatçılar Derneği, daha sonra Eğit-Sen. Eğit-Sen'in kurucu üyelerinden, yöneticilerinden biriyim. Emekli olduktan sonra Birleşik Sosyalist Parti'yi açtık Kırklareli'nde. Onun da kurucusu ve il başkanıydım. Daha sonra ÖDP sürecine geçildi ve ben Avcılar ÖDP'de yönetim kurulu üyeliği de yaptım. 1995'te HADEP milletvekili adayıydım gene Kırklareli'nden" sözleriyle anlatıyor. Nilüfer, şimdi ise mücadelesini HDP ile yükseltmeye karar vermiş.
' Büyük bir insanlık projesi olduğu için HDP'
Nilüfer, kendinin neden HDP'de olduğunu şöyle aktardı; "Biz 1995'ten bu yana hep ilkeli ittifakları savunduk. Ve bu emek, barış, özgürlük bloğunun kalıcılığını istedik, savunduk. Öyle bir yaşam biçimi oluşturmak istedik ama pek sağlıklı olamadı. Sonra herkes kendi partisine çekildiğinde oradaki bileşenler mücadelesini sürdürdü. Benim her zaman savunduğum ve özlediğim bir şeydi." HDP'de hayal ettiği ve ulaşmak istediği birçok şey olduğunu söyleyen Nilüfer, HDP'nin her etnik kökenden insanı bir araya getirmesi, kalıcı bir barışı ve demokrasiyi savunması, büyük bir insanlık projesi olması ve bunu hayata geçireceğinden hiç kuşku duymadığı için HDPde olduğunu söyledi.
'Ekolojiye önem verdiği için HDP'deyim'
HDP'nin ayrıca işçilerin haklarını savunan bir parti olduğuna da değinen Nilüfer, HDP'nin ekoloji ağırlıklı bir parti olduğuna dikkat çekerek, " Bizim Istranca ormanlarımız taş ocaklarıyla rant için yok edilmeye başlandı. Daha sonra HES'ler, RES'ler konuşulmaya başlandı. Biz bunların iklim değişikliğine bile sebep olabileceğini biliyoruz. O yüzden hiç değilse RES'lerin yani Rüzgâr Enerjisi Santralleri'nin yerlerinin sağlıklı belirlenmesi gerektiğini düşünüyoruz." diyerek Kırklareli'nde yaşanan çevre olaylarına dikkat çekti. Kırklareli'ndeki çevre sorunlarıyla mücadele ettiklerini belirten Nilüfer, Ergene Nehri'nden zift aktığını bunun sonucunda ise topraklarında zehirlendiğini ifade ederek bu olayların sonucunda kanser riskinin arttığının altını çizdi. Nilüfer, " O yüzden biz Kırklareli HDP ve zaten genel olarak HDP ekolojiye çok önem verdiği için biz HDP içindeyiz ve destekliyoruz." dedi.
' HDP'de kendi kimliğimi araştırmaya gerek duydum'
HDP'nin eğitim-öğretim konusunda okuyan, tartışan, eleştiren nesiller yetiştirmek istediğini söyleyen Nilüfer, HDP'nin Özerk üniversiteler istediğini, kendilerinin de bu yüzden HDPde olduğunu belirtti. HDP'nin bir kadın partisi olduğunu ifade eden Nilüfer, HDP'nin eşbaşkanlık sisteminin çok önemli olduğuna dikkat çekerek, HDP'nin kadın partisinin olması nedeniyle de HDP'de olduğunu belirtti. "Ben de bir Pomak kimliğine sahip biri olarak hem renk katmak istedim hem kendimi bulduğum için HDP'deyim hem de halkların kardeşliğini savunduğum için HDP'deyim" diyen Nilüfer, " Biz Pomaklar yakın geçmişe kadar tarihlerimizin farkında bile değildik. Bize tarihlerimiz unutturulmuş. HDP'ye girdiğimde HDP çevresiyle birlikte olduğumda kendi tarihimi araştırma gereği duydum. Yani HDP benim için aynı zamanda bir farkındalık da yarattı. Ve biz de geçmişte katledilen kimliklerden insanlarız" diye konuştu.
'Ya başkanlık sistemi ya demokratik barışçı Türkiye'
Balkan Savaşları sırasında 1924'ler, 1938'lerde Pomaklar'ın katledildiğini, dillerinin yasakladığını hatırlatan Nilüfer, " Bunun da farkına vardığım için bu partide kendimi en iyi ifade edebileceğim için HDP'deyim. Ben ne yapabilirim? Ben HDP'nin bütün hedeflerini hedefleri doğrultusunda çalışmaya niyetliyim" diye konuştu. HDP'nin bir insanlık projesi olduğunu için tüm yurttaşları seçimlerde HDP'ye oy vermeye çağıran Nilüfer, son olarak şunları kaydetti ; " Çünkü bu seçimler ülkemizin kaderini tayin edecek seçimler. İki seçeneğimiz var. Ya başkanlık sistemi veya demokratik, barışçı bir Türkiye. Bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
(fk)
