HDP'li aday Sevgi Evren: Tekirdağ'da iki başlı mücadele yürütüyoruz

09:10

Dilan Karamanoğlu-Öykü Dilara Keskin /JINHA

TEKİRDAĞ - HDP Tekirdağ 2'inci sıra Milletvekili adayı Sevgi Evren, Trakya bölgesinde var olan çevre sorunu ve fabrikalarda kadınların çalışma koşullarına yönelik düzenleme eksikliklerinden dikkat çekerek, "Seçim çalışmaları kapsamında burada iki başlı mücadele yürütüyoruz. Hem işçilik hayatının insanca yaşanabilmesi için hem de kapitalizmin katlettiği doğayı tekrar kazanabilmek için" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Tekirdağ 2'inci sıra Milletvekili adayı Sevgi Evren, Tokatlı bir avukat olarak 2007-2008 yıllarından itibaren Tekirdağ'da işçilerin sorunlarını çözmek için yıllardır mücadele ediyor. 2013 yılında İmece Ev İşçileri Sendikası'nın kuruluşunda da aktif olarak yer alan ve hala sendikanın avukatlığını yapan Sevgi, "HDP Tekirdağ'dan milletvekili adayları belirlenirken burada verdiğim çalışmaların karşılığını partiye kazandırmak, oradaki oyumuzu arttırmak, sorunlarını öne çıkarabilmek adına buradaki adaylığımı partiye ilettim ve 2.sıradan milletvekili adayı oldum" ifadesini kullandı.

'Balık tutulan dönemi geri getireceğiz'

Tekirdağ'da ekolojik sorunların olduğunu söyleyen Sevgi, Ergene Havzası'na işaret etti. Geniş su kaynağına sahip olan Ergene Havzası'nın 1980'li yıllardan sonra sanayileşmenin gelmesiyle çok yoğun bir şekilde kirlilikle karşı karşıya kaldığını dile getiren Sevgi, "Fabrika atıkları Ergene'yi kirletti. 1980'li yıllardan önce balık tutulan Ergene de şuanda zehir var ve yaşama imkânı olan bir sürü canlının da yaşama imkânı ortadan kaldırılmış durumda" dedi. Sevgi, HDP olarak Tekirdağ'a yönelik öncellikli olarak tarım arazilerinin kirletilmesine yönelik politikaları değiştirmek ve tekrar balık tutulan bir dönemi geri getirmek istediklerini vurguladı. Tarımla geçinen Ergene halkının arazilerdeki kirlilik nedeniyle sanayiye yönlendirildiğini kaydeden Sevgi, birçok insanın geçimini sağlayamadığı için arsalarını satıp işçi olarak çalışmaya başladıklarını ifade etti.

'Trakya halkını kendi sorunları üzerinden yakalayıp örgütlüyoruz'

Tekirdağ'da yaşayan kadınların çalışma koşullarının diğer bölgelerden farksız olmadığını söyleyen Sevgi, kadınların iş yaşamına dönük herhangi bir düzenleme olmadığını kaydetti. Sevgi, "Kreşle ilgili olsun, hamilelik düzeni ile ilgili olsun ya da işçi sağlığı iş güvenlik politikaları açışından olsun, çalışma koşulları kadınların özgün çalışma koşullarını karşılamıyor. O yüzden iki başlı mücadele yürütüyoruz burada hem işçilik hayatının insanca yaşanabilmesi için ve tekrar kapitalizmin katlettiği doğayı tekrar kazanabilmek için" diye konuştu. Sevgi, HDP'nin programında tüm bu sorunlara dönük temel argümanlarınesaslı bir şekilde yer aldığını belirterek "Bizde bunu Trakya halkına Tekirdağ'dan başlayarak anlatmaya yükümlüyüz. Onları kendi sorunları üzerinden yakalayıp örgütlemek istiyoruz ve barajı aşmak istiyoruz" diye belirtti.

'Kadınların iş yükü bu toplumun yarattığı toplumsal baskının sonucudur'

Tekirdağ'da seçim çalışmalarında özellikle kadınlara yöneldiğinin altını çizen Sevgi, "Çünkü kadınların siyasi olarak kendilerini ifade etmeleri biraz sıkıntılı. İşçi olarak çalışan kadınların saatleri çok uzun, çalışma koşulları çok ağır yani oturup düşünecek kendilerinde bu alanda geliştirecek ya da siyasete katılacak zamanları yok. Çünkü fabrikada çalışıyor sonra gidiyor evde çalışıyor çifte sömürüye uğruyor bütün gün 12-16 saat fabrikada çalışıyor eve gidiyor yemek yapıyor, çocuk bakıyor, evi temizliyor. Onların boş bir zamanını yakalayıp da temas kurma çabalarımız çok kısıtlı" ifadesine yer verdi. Ellerinde broşürleri ile kadınların kapılarını çaldıklarını belirten Sevgi, "Çalışmayan kadınlara ulaştığımızda kapıyı ya eli hamurlu açıyor ya da koltukları halıları ıslatmış temizlik yapıyorlar telaş içerisinde. Çalışmalara katmakta biraz o yükleri sebebi ile zorlanıyoruz. Onları da işte o sorun üzerinden yakalamış oluyoruz. Bu yükleri artık bir kenara bırakmalısınız artık sizin de siyasette söz söyleme hakkınızın doğduğu bir dönem bu yük sadece size ait bir yük değil, toplumsal baskının yarattığı rolleri reddedelim. Bunları eşit bir şekilde bölüşelim ve eşit söz sahibi olalım haklarımızı bilelim örgütlenelim" sözlerine yer verdi.

'İnsanca yaşayabilmek için oylar HDP'ye diyoruz'

Sevgi, fabrikalarda çalışan kadın işçilerin çalışma koşullarının düzelmesi için HDP'ye destek vermeleri gerektiğini belirterek, HDP''nin tüm bu sorunlara dönük programı olduğunu dile getirdi. Sevgi sözlerine şöyle devam etti: "HDP'nin barajı aşması için desteklerinizi verin, oyunuzu verin ve bu program geçsin, hepimiz insanca yaşanacak ücrete insanca yaşanacak koşullara kavuşalım. Kadınlar açısından özellikle öne çıkarıyoruz. Her fabrikada 10 kadın işçi çalışsa kreşi zorunlu tutmalıyız. Kadınların hamile kaldıklarında işten atılma risklerini ortadan kaldırmalıyız, doğum iznini kendi koşullarına göre düzenlemeliyiz, kıdem tazminatlarını garanti altına almalıyız. Bu şekilde onları kendi sorunlarından yakalayıp örgütlemeye çalışıyoruz, desteklerini almaya çalışıyoruz."

'Kadınları HDP'ye oy vermeye davet ediyorum'

"Bizim barajı aşmamız ve bu projeleri yerine getirebilmemiz için bize o imkanın verilmesi gerekiyor. O yüzden tüm kadınları, işçileri, emekçileri, emeklileri HDP ye oy vermeye davet ediyorum" diyen Sevgi, kapitalist sistemin yarattığı vahşetin insanların yaşadıkları koşulları normalleştirdiğine dikkat çekti. Sevgi, "16 saatlere normal bakıyoruz, kadın cinayetleri artık tüylerimizi ürpertmiyor, iş cinayetlerinde ölmek normalleşmiş durumda, ağır koşullarda çalışıp emekli olduğumuz da elimiz kolumuz sakat bir şekilde ya da hasta bir şekilde işten ayrılmak normalleşmiş durumda bin liranın altındaki ücret normalleşmiş durumda, polis şiddeti normalleşmiş durumda, koca şiddeti normalleşmiş durumda, bütün bu normallikler aslında anormal o yüzden bizim bu normallikleri fark edip bunların anormal olduğunu ve bunların değişmesi gerektiğini, bunu değiştirecek olanında yüzde ellisi kadın aday olan HDP ye oy vermekten geçtiğini tek tek anlatıyoruz anlatacağız" dedi.

(ed/dc/fk)