Hayali vekillik değil acı çeken kadınların hesabını sormak
09:02
JINHA
URFA - İki kızı PKK saflarına katılan, bir oğlu da Kobanê'de YPG'ye katılan barış annesi Hadle Uğur, HDP'den milletvekili adayı oldu. Eksik evraktan kaynaklı adaylığı düşen Hadle, "Benim hayalim milletvekili olmak değil acı çeken kadınların hesabını sormaktı. Bir gün mutlaka acı çeken kadınların hesabını soracağım" dedi.
HDP'nin Urfa'dan milletvekili adayı olarak gösterdiği Hadle Uğur eksik evraktan kaynaklı adaylığı Yüksek Seçim Kurulu tarafından iptal edilmiş. Adaylığı iptal edilen Hadle seçim kampanyasını yürüterek yerine geçen kadın aday Hatice Aksoy için kapı kapı gezerek oy istiyor. Hadle ananın iki kızı yönünü dağlara verirken bir oğlu da Kobanê'de YPG' ye katıldı. Kızlarından biri Êzidî kadınlarının direnişi için Şengal'de yer alırken bir kızı gittiği dağlarda 7 ay kaldıktan sonra yaşamını yitiriyor.
Dağlarda yaşamını yitiren Tekoşin Roza'nın dağlara yönünü vermesini Hadle ana şöyle anlatıyor: "Kızım, Recep Tayip Erdoğan Başbakan iken Urfa'ya gelerek 'Anneler çocuklara sahip çıksın, çocuklar dağa gitmesin' sözlerine tepki olarak yönünü dağlara verdi."
Oğlu Kobanê'de DAİŞ'e karşı savaşıyor
Oğlunun ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde okurken tutuklandığını beş buçuk yıl cezaevinde kaldıktan çıktığını belirten Hadle, "Oğlum çıktıktan sonra Kobanê direnişinde yaralananlara bakması için hastaneye gönderdim. Günde en az 25 yaralı geliyordu. Oğlum yaşanan trajediye dayanamayarak halkın kaderini değiştirmek için DAİŞ'e karşı savaşmak için yönünü Kobanê'ye vererek YPG' ye katıldı" dedi. İki kardeşinin dağlara çıktığını ifade eden Halde ana, bir kardeşinin ise 1994 yılında yaşamını yitirdiğini bir kardeşinin de 2011'den beri dağlarda olduğunu söyledi.
'Savaşın ve acıların ağırlığını hep hissettik'
Halde Uğur, "Kendim ve evimin içinde yaşayan herkes ülkemdeki savaşın ve acıların ağırlığını hep hissetti. Türkiye'de iktidara gelen tüm partiler kirli savaş politikalarını bizim üzerimizden yürüttüler. Ben kendim birebir hem devletten hem de sistem ve erkekten çok çektim. Devletin kirli savaş politikaları çocuklarımızı bizden aldı. Her seferinde çocuklarımız gidip şehit düşüyor, herkes benimki olmasın diyor. Bizim köyün en eski gerillası 28 yıl önce ben çocukken çıktı. Eğer o gün el ele vermiş olsaydık bu gün köyümüzden 40 kişiyi kaybetmezdik" dedi.
Meclis'e gitseydi barışı haykıracaktı
Halde, eğer meclise gitmiş olsaydı mecliste ilk olarak 'hawar hawar' (yeter yeter) diyerek barışı haykıracaktı. Hadle, Urfa'da gençlerin yaşadığı sorunlara da dikkat çekerek, "Ben Urfa'da kapı kapı geziyorum. Evlerde gençler kalmamış. Gençlerimize layık görülen şey hizmetçilik. Urfa'nın o kadar toprağı var gençlerimiz dışarıya çıkıp hizmetçilik yapıyor. Halkımızın mevsimlik işçi olarak gittikleri illerde yaşadıkları çadırlara gidip bakalım yaşadıkları yaşama 'yaşam' diyebilir miyiz? Ben kendim tarlalarda çalıştım zorluklarını yaşadım bu insanlar sırf Kürt oldukları için saldırılara uğruyorlar. Biz HDP olarak bu köleliğe son vereceğiz" şeklinde belirtti.
1990'lı yıllarda oy kullanmak için pusula yoktu
Büyük bedeller ödeyerek mücadele ettiğini ve bu günkü kazanımları canlarıyla kazandıklarını ifade eden Hadle, "Ben 1990'lı yıllarda sandık başına oy kullanmaya gittiğimde devlet bölgeye pusula yaptırmadığı için oyumu kullanamadım. Ülkedeki her hangi bir yurttaş gibi oyumuzu kullanabilmek için mücadele ettik. O gün bir oy kullanmak için mücadele edip oy kullanamayan ben, bu gün bu ülkenin milletvekili olmaya aday oldum" dedi. Barış isteğini yineleyen Hadle, koltuk sevdalısı olmadıklarını belirtti.
Kadınların özgürlüğü en büyük hayali
"Eğer adaylığım düşmeseydi ve meclise gitmiş olsaydım kadınların emeğini ve yaşadıkları büyük acıların mücadelesini verirdim" diyen Hadle, "Kadının ne hakkı ne hukuku kalmış. Kadın ya babasının evinde ya da kocasının evinde kölelik yapıyor. Kadın nereye giderse köle gibi yaklaşılıyor. Meclise gitseydim kadınların ve gençlerin hakkını isteyecektim, ömürlerini cezaevlerinde geçiren gençlerin hesabını soracaktım, tarım işçisi olarak farklı illere gidip ölenlerini hesabını socaktım, Adli Tıp kurumları önünde acı çeken kadınların hesabını soracaktım" ifadelerinde bulundu. En büyük hayalinin kadınların özgürlüğü olduğunu söyleyen Hadle, kadın özgürlüğünün binlerce milletvekilinden daha önemli olduğunu ifade etti.
Hadle son olarak "Benim hayalim milletvekili olmak değil acı çeken kadınları anlatmak. Bir gün mutlaka acı çeken kadınların hesabını soracağım" dedi.
(ekip/gc/mg)
