'Seçim sandıklarını saraya da kursanız bu halk gelir oyunu kullanır'

15:14

JINHA

ANKARA - HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, "taşımalı sandık" sistemine ilişkin olarak uygulamanın halkların iradesine müdahale anlamı taşıdığı ve anayasaya karşı suç teşkil ettiği değerlendirmesinde bulunarak, "Seçim sandıklarını saraya da kursanız bu halk gelir oyunu kullanır" dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla bölge kentlerinde bir bir hayata geçirilen "taşımalı sandık" sistemine karşı tepkiler artıyor. HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş tarafından yapılan yazılı açıklamada, "taşımalı sistem" ile halkların iradesine müdahale edildiği ve bunun da anayasaya karşı suç teşkil ettiği ifade edildi. Açıklamada, AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarını içine sindiremediği ve yasal ve demokratik yollardan tek başına iktidar olamadığı ancak 1 Kasım seçimlerinde demokratik olmayan, baskıcı ve halkların iradesini engellemeye yönelik politik ve idari uygulamalara ek olarak, şimdi de sandık taşıma oyunuyla bu amaca ulaşmaya çalıştığına yer verildi.

'Yeni provokasyonlar yaratılmak isteniyor'

Cizre'de 3 mahalle ve onlarca köydeki sandıkların başka seçim bölgesine taşınmasına dair alınan kararın hatırlatıldığı açıklamada, bu kararla birlikte bir suça da imza atıldığı belirtildi. Kurulun aldığı kararın 1 Kasım'da yapılacak seçimlerde yeni hilelerin devreye gireceğinin açık göstergesi olduğuna dikkat çekilerek, "Cizre söz konusu karar bakımından özellikle seçilmiş bir yerdir. Bu kararla Kürt halkının sinir uçlarıyla oynayıp, yeni provokasyonlar yaratılarak halk sandıktan uzak tutulmaya çalışılıyor. Bu kararı aldırtan sistem için asıl tehlike hendekler değil, Cizre halkının iradesini 7 Haziran'da olduğu gibi 1 Kasım'da da yüzde 90'larla sandığa taşıyacak olmasıdır. Bu kararı aldırtanlar için asıl tehlike Cizre sokakları değil, Cizre halkına karşı işlenen insanlık suçlarının 1 Kasım'da alacağı siyasi cevaptır" ifadeleri kullanıldı.

'Cizre'deki uygulamanın yasal dayanağı yok'

7 Haziran'da olduğu gibi, 1 Kasım'da da halklarının temsilcisi ve gerçek toplumsal muhalefetin yürütücüsü olan HDP'nin başarılı olunmasının AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından istenmediğine yer verilen açıklamada, "Cizre'de Seçim Kurulu'na aldırılmış olan kararın yasal bir dayanağı yoktur. Mevcut seçim mevzuatına göre, seçmen kütükleri askıdan indirildikten, yani seçmen listeleri kesinleştikten sonra, seçmenin oy kullanacağı sandığın yerini değiştirmek hiçbir şekilde mümkün değildir" denildi.

YSK tarafından ilan edilen yerlerde sandık kurulunun oluşturulmaması veya sandığın kurulmaması halinde seçimin iptal edilme durumuna dikkat çekilen açıklamada, buna örnek olarak da 2002'de Siirt'in Pervari ilçesinde Tayyip Erdoğan'ın milletvekilliği seçilmesinin yolunu açan durum gösterildi. Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Doğanköy'de sandık kurulları oluşturulmamış, bir sandık kırılmış, üç sandıkta kayıtlı 706 seçmen, seçimleri boykot etmiş ve oy kullanmamıştı. Yaşanan bu durumun hatırlatıldığı açıklamada, "İşte AKP, bu durumu gerekçe göstererek seçimlerin iptalini istemiş ve iptal edilen seçimler sonucunda Siirt'te seçilmiş vekiller düşürülerek, Recep Tayyip Erdoğan milletvekili seçilmişti" ifadelerine yer verildi.

'AKP'nin batırmak istediği gemide bütün Türkiye var'

"Seçim sandıklarını Cizre'den alıp Saray'ın bahçesine bile kursanız, Cizre halkı 1 Kasım'da Saray'ınıza gelir ve oyunu kullanır" denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Cizre halkının yüksek demokratik mücadele bilinci tüm Kürdistan coğrafyasında olduğu gibi, Türkiye'nin bütün kentlerinde de HDP ile egemen olmaya başlamıştır. Biliyoruz ki, uykularınızı kaçıran da halkların bu düzeyi ve realitesidir. AKP kendine gelmeli, düşmanlığın ve hukuksuzluğun da bir sınırı olduğunu bilmelidir. AKP iktidarının bu saldırılarına karşı başta demokratik toplumsal muhalefet olmak üzere, Türkiye halkları, uluslararası demokratik kurumlar ve seçim izleme örgütleri duyarlı olmak zorundadır. AKP'nin batırmaya çalıştığı gemide sadece HDP ve Cizre halkı değil, bütün Türkiye vardır."

(mg)