Hasta tutsak Kemal Özçelik'in durumu kötüye gidiyor
08:36
Beritan Elyakut - Melek Yüksel / JINHA
AMED - Tekirdağ 2 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan hasta tutsak Kemal Özçelik'in arkadaşları durumundan endişe duyuyor. Kemal'in kalp spazmı geçirdikten sonra hastanede sadece serum takılıp cezaevine geri gönderildiğini ve ateşinin yükselerek, sürekli kustuğunu ve ishal olduğunu belirten tutsaklar, "Bir dahaki seferin derin korkusunu ve kaygısını yaşıyoruz. Ağır hasta mahpusların tahliyeleri önündeki, 'Adli Tıp raporu', 'Savcılıktan görüş istenmesi' gibi engeller kaldırılmalıdır artık" çağrısı yaptı.
20 yıldır tutuklu bulunan Kemal Özçelik'in durumunun ciddileşmesine rağmen Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi tarafından herhangi bir adım atılmazken, Adli Tıp Kurumu ve TEM sessizliğini sürdürüyor.
Cezaevlerinden ölüm haberlerinin eksik olmadığı Türkiye'de hasta tutsakların tahliye edilmesi için adımlar atılmıyor. Adli Tıp Kurumu (ATK) ağır hasta tutsaklara "cezaevinde kalabilir" raporları verirken, kurumun "cezaevinden çıkması gerekiyor" raporları da işe yaramıyor. Çok sayıda hasta tutsak tahliye olmayı beklerken ATK, savcılık, cezaevi idaresi engellerine takılıyor. 20 yıldır tutuklu bulunan ve bir süre Erzurum Cezaevi'nde kaldıktan sonra Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'ne sürgün edilen PKK’li tutsak Kemal Özçelik’in, açık kalp ameliyatı ardından yüksek tansiyon ve diyabet hastalıklarının baş göstermesi üzerine durumu ciddileşti. Cezaevinden TUHAD-FED'e mektup göndererek, Kemal’in durumunu anlatan Abdulkerim Avşar, Kemal'in durumunun ağırlaşmasına rağmen Tekirdağ Devlet Hastanesi'nde dört saat serum takılmasının ardından tekrar cezaevine gönderildiğini belirtti.
'Cezevine getirilince durumu iyice kötüleşti'
Mektupta, son bir haftadır Kemal Özçelik'in durumunun ciddileştiğine dikkat çekilirken, hastaneden cezaevine getirildikten sonra daha bir gün geçmeden ateşinin yükseldiği, ishal olduğu ve sürekli kustuğu belirtildi. Kemal'in durumunun ciddi olmasına rağmen ring aracıyla götürüldükten sonra hijyenik olmayan mahkum koğuşunda tedavi edildiğine vurgu yapılan mektupta, "Normal şartlarda kalp spazmı geçiren bir hastanın hijyenik bir ortamda ve uzun süre tedavi edilmesi gerekirken Kemal zor şartlarda getirildiği hastanede hijyensiz bir ortamda ve sadece bir serumun vurulmasıyla tekrar cezaevine gönderiliyor" denildi.
'Hastane hayvan barınağından farksız'
Tekirdağ Devlet Hastenesi için "hayvan barınağından farksız" benzetmesi yapılan mektupta, "Hatta hayvanların tedavi edildiği veteriner revirleri dahi oradan temizdir. Yer altında havasız, tabutluk biçimde küçük hücrelerde yatak çarşafları kan ve kir içindedir. Yarım metre bitişiğindeki tuvalet kokusu insanın midesini bulandıracak kadar ağır bir koku salmaktadır" cümleleriyle hasta tutsakların neler yaşadığı anlatıldı.
'Derin korku ve kaygı yaşıyoruz'
Mektupta son olarak tutsakların, cezaevindeki imkanları dahilinde tedbirler alarak Kemal'in ateşini düşürmeye çalıştığı ve kusmasını geçirecek yöntemler denendiği belirtilerek, "Arkadaşımız Kemal'in midesi bulandığında nabzı 115'e çıkıyor. Bir kalp krizi geçirmesi an meselesi gibi. Aşırı ishal su kaybına yol açıyor, çaresizliğimize isyan duyguları içinde arkadaşımızın acısını dindirmeye çalıştık. Şu an durumu iyi gibi görünse de bir dahaki seferin derin korkusunu ve kaygısını yaşıyoruz. Ağır hasta mahpusların tahliyeleri önündeki, 'Adli Tıp raporu', 'Savcılıktan görüş istenmesi' gibi engeller kaldırılmalıdır artık" çağrısı yapıldı.
(be-my/gc)

