Türkiye Cinsiyete Dayalı Gelişme endeksinde 118. sırada

11:58

 


JINHA


HABER MERKEZİ - Türkiye, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) bu yıl ilk defa açıkladığı Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi'nde 148 ülke arasında 0.884’lük endeks değeriyle 118’inci sırada yer aldı.


Bu yıl ilk kez açıklanan UNDP'nin Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksinde 148 ülke içinde Türkiye 0.884’lük endeks değeriyle 118’inci sırada yer aldı. UNDP, İnsani Gelişme Endeksi’ni toplumsal cinsiyet uçurumlarına göre değerlendirdi. Yani, kadın İnsani Gelişme Endeksi değerinin, erkek İnsani Gelişme Endeksi değerlerine oranına dayanan bir ölçüm yaptı. Bunun için de üç temel bileşeni ele aldı. Sağlık, eğitim ve ekonomik kaynaklar üzerindeki hakimiyet. Sağlık için kadın ve erkeklerin doğumda ortalama yaşam beklentisini ölçtü. Eğitimde kız ve erkek çocukların ortalama öğrenim görme süresi beklentisini ve 25 yaş üstü yetişkinler için ortalama öğrenim görme süresini yine kadın ve erkekler için ele aldı. Son olarak ekonomik kaynaklar üzerindeki hakimiyet için de kadın ve erkekler için kişi başına düşen tahmini gayri safi milli hasıla oranlarını ölçtü.


Erkeklerin milli gelirden aldığı pay 3 kat fazla


Türkiye’de kadınların doğumda ortalama yaşam beklentisi 78.7 yıl, erkeklerin ise 71.8 yıl. Kadınlar lehine olan tek veri de bu. Öğrenim görme süresi beklentisi kadınlar için 13.8 yıl iken erkeklerde 15 yıl. Ortalama öğrenim görme süresi kadınların 6.4 yıl, erkeklerin 8.7 yıl. Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla kadınlarda sadece  8 bin 813 dolar, erkeklerde 28 bin 318 dolar. Yani erkeklerin milli gelirden kişi başına aldıkları pay kadınların tam 3 buçuk katı. Bu veriler ışığında kadınların İnsani Gelişme Endeksi değeri 0.704, erkeklerin 0.796 çıkıyor. Türkiye’nin cinsiyete dayalı gelişme endeksi ise 0.884 olarak belirleniyor. Bu oran da Türkiye’yi 148 ülke arasında 118’inci sıraya itiyor.


Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi UNDP’nin 2010 yılından beri kullandığı diğer bir cinsiyet eşitsizliğini göstermeyi hedefleyen veri seti. Bunun temellerinde üreme sağlığı, kadının güçlendirilmesi ve ekonomik faaliyetler yer alıyor. Kadınların işgücüne katılımı, parlamentodaki temsil oranı, anne ölüm ve ergen doğurganlık oranları bu eşitsizliği belirliyor. Türkiye bu endekste 149 ülke arasında 69’uncu sırada. 25 yaş üstü en az ortaöğrenim görmüş nüfusta kadının oranı ise sadece yüzde 39.


(gc)