‘6-7 Eylül olayları sosyologlar tarafından incelensin’
19:13
JINHA
İSTANBUL- Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Platformu, ‘6-7 Eylül ve Türkiye’nin Gayrimüslim Vatandaş Politikaları’ konulu panel düzenledi. Panelde konuşan Araştırmacı-Gazeteci Rıdvan Akar, 6-7 Eylül olaylarında sadece Rumlara değil, azınlıkların hepsine saldırı gerçekleştirildiğini söyleyerek, sosyologlar tarafından ya da toplum psikologları tarafından incelenmesi gerektiğini ifade etti.
Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Platformu, 6-7 Eylül Mağdurlarını Anma Etkinlikleri kapsamında İsmail Beşikçi Vakfı’nda “6-7 Eylül ve Türkiye’nin Gayrimüslim Vatandaş Politikaları” adlı panel düzenledi. Yaptığı “Unutulmaz İki Gün: 6-7 Eylül” adlı belgeselle tanınan Araştırmacı-Gazeteci Rıdvan Akar panele konuşmacı olarak katıldı. Açılış konuşmasının ardından söz alan Rıdvan, 6-7 Eylül olaylarının gelişimini ve o dönemde yaşanan gelişmeleri anlattı.
‘500’üncü yılında İstanbul Rumsuzlaştırılmak istendi’
Rıdvan, Cumhuriyet tarihinde izlenen ulus devlet çizgisinin Türkleştirme politikaları sonucu olduğunu belirterek, “Cumhuriyet’in Türkleştirme politikalarında ciddi süreçler yaşandı. CHP tarafından 1946’dan itibaren azınlıkların Türkleşemeyeceği tespit edildikten sonra ‘ne yapalım’ sorusu ortaya çıktı. Ardından Ermenilere cemaat için Anadolu’da yeniden çoğalması engellenerek göç ettirildi. İstanbul’un 500’üncü yılında İstanbul’u Rumsuzlaştırma istekleri çerçevesinde 6-7 Eylül olayları yaşandı” dedi. Azınlıklara uygulanan politikaların 1946 yılından sonra değişip Türkleştirme politikasından çıktığını söyleyen Rıdvan, “Yeni politikayla Türkiye’nin dış politikada yaşanan sorunları azınlıklar üzerinden çözülmeye başlandı. Bunun ilk örneği de 6-7 Eylül olayları oldu. Olayların yaşandığı 6 Eylül günü Kıbrıs Türktür Derneği üyeleri, Rumlara yönelik büyük bir Vandalizm gerçekleştirdi. Rumların evleri, okulları, eşyaları yağmalandı. İnançlarına, kültürlerine, değerlerine saldırılar başladı. Kadınlara tecavüz edildi, insanlar öldürüldü” diye konuştu.
‘Komünist Tertibi denilerek solcular tutuklandı’
Sabah saatlerine kadar devam eden saldırılarda güvenlik güçlerinin müdahalede bulunmadığını aktaran Rıdvan, olayların çığırından çıktığı gerçeğinin dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın gözlerinin önünde cereyan ettiğini söyledi. Rıdvan, sıkıyönetimin ilan edilmesinin ardından olayların kesildiğini ifade ederek, “Bin 400 kişi üzerlerinde, evlerinde ganimet çıkması ve olaylara karıştığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Hükümet bu yaşananlara ’Komünist Tertibi’ diyerek dönemin bilinen demokrat sosyalist kesiminden aralarında Aziz Nesin’inde olduğu 47 kişiyi gözaltına aldı. Daha sonra Kıbrıs Türktür Derneği’nin yöneticileri de gözaltına alınarak tutuklandı. Kıbrıs Türktür Derneği yöneticileri Aralık ayında serbest bırakılırken 47 kişi sekiz ay tutuklu kaldı” dedi.
‘Olayların sosyologlar ve psikologlar tarafından irdelenmesi gerek’
Gelecek sene 60’ıncı senesini anacakları 6-7 Eylül olaylarıyla ilgili en çarpıcı açıklamanın Amerika tarafından olduğunu belirten Rıdvan, “6-7 Eylül olaylara katılan insan sayısının 100 bin civarında olduğu var sayılmaktadır. Bu kadar insan bir araya gelmiş Rumlara ve azınlıklara saldırılarda bulunmuş. Gelecek sene 60’ıncı senesini anacağımız bu hadisede ne yazıktır ki, bir Allahın kulu da çıkıp ‘ben o yapmanın içerisindeydim. Ben böyle bir suçun ortağıydım vicdanım sızlıyor’ demedi. Sosyologlar tarafından ya da toplum psikologları tarafından irdelenmesi gereken bir durumdur. Büyük bir suç ortaklığı büyük bir suskunlukla geçiştirilmiştir” açıklamalarında bulundu.
Panel soru cevap kısmının ardından son buldu.
(dk/mg)

