İHD polisin işçilere ve gazetecilere saldırılarını kınadı

14:34

JINHA


WAN - İHD Van Şubesi basın toplantısı gerçekleştirerek işten atılan 7 bin 286 İŞKUR işçisi için 90 gündür devam eden eylemlerinin ardından 'İşe geri alınacaksınız' şeklinde verilen sözlerin tutulmaması nedeniyle Ankara'ya yürümek isteyen işçilere ve haber takibi yapan basın mensuplarına yönelik polis saldırılarını kınadı.


Van'da depremin ardından işe alınan ancak 15 Haziran'da da işten çıkarılan 7 bin 286 İŞKUR işçisi için 90 gündür eylemlerini sürdüren yüzü aşkın işçi, kendilerine verilen iş sözünün yerine getirilmemesi üzerine Ankara'ya yürümek istedi. Hem işçiler hem de onları takip eden basın mensupları, polisin sert müdahalesiyle karşı karşıya kaldı. İHD Van Şubesi, polisin sert müdahalesine ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya İHD Van Şube Başkanı Ersin Biricik, İHD Sekreteri Murat Melek ve İHD Basın Komisyonu Sözcüsü Adil Harmancı katıldı.


'Basın emekçilerine müdahalede bulunulmuştur'


İŞKUR işçilerinin polisin sert müdahalesi ile karşı karşıya geldiğini ve basın emekçilerinin de bu sert müdahaleden nasibini aldığını belirten İHD Basın Komisyonu Sözcüsü Adil Harmancı, "Müdahale sonucu 4 işçi yaralanmıştır ve onlarca işçi gözaltına alınmıştır. Yaşanan gerginlik sırasında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yaşananları görüntülemeye ve mesleki faaliyetlerini icra etmeye çalışan basın emekçilerine de müdahalede bulunulmuştur" dedi.


'Basın mensuplarına yapılan müdahaleye yabancı değiliz'


Türkiye'nin insan hakları karnesinin son derece içler acısı olduğunu dile getiren Adil, "İnsan hayatının ve emekçi mücadelesinin değersizleştirildiği, basın özgürlüğünün hiçe sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Adil, "Nitekim bilinen verilere göre Türkiye, dünyada hapishanelerinde en çok gazeteci ve basın emekçilerini hapseden ülkedir. Bundan anlaşılıyor ki, basın mensuplarına yapılan bu müdahale çok da yabancısı olmadığımız bir gerçektir" dedi. Basın emekçilerinin yalnız olmadığına vurgu yapan Adil konuşmasında, "Basın mensubu arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyoruz. Bu tür olayların tekrar yaşanmamasını temenni ediyoruz" sözlerine yer verdi.


'İnsan hayatına verilen değerin sıradanlaştığı ortada'


Çalışma hayatındaki ölüm ihtimalinin yüksek olduğu gibi, bir kimsenin etnik kimliğinden veya siyasi düşüncesinden dolayı öldürülme ihtimalinin de yüksek olduğu bir ülkede yaşadıklarını söyleyen Adil, "İki gün önce İstanbul Mecidiyeköy'de yaşanan iş kazası sonucu 10 işçi hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Antalya'da ise Mahir Çetin isimli Kürt genci, Kürtçe konuştuğu için bir grup faşist tarafından linç edilerek hayatını kaybetmiştir. İnsanların anadilini konuşması nedeniyle hala öldürüldüğü, katledildiği bir düzende insan hayatına verilen değerin ne kadar sıradanlaştığı açıkça bir kez daha ortaya çıkmıştır" dedi.


(bs-ba/gk/gc)