DBP Kadın Meclisleri: Artık yeter
11:56
JINHA
ANKARA - DBP Kadın Meclisleri, bölgede ve Türkiye'de işçi katliamları, ırkçı saldırılar, kadın katliamları ve Ortadoğu'daki çete saldırılarına dikkat çekerek, "Hükümet tüm bunlara seyirci kalıyorsa meşruiyetini yitirmiş demektir. İşçileri katleden sömürü düzenine, ırkçı ve cinsiyetçi sistemin vahşetine, tüm ezilenlere ölümün dayatılmasına artık dur diyor ve herkesi dur demeye çağırıyoruz" açıklaması yaptı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisleri, bölgede ve Türkiye'de yaşanan çete saldırıları, işçi katliamları, kadınların, çocukların tecavüze uğraması, ırkçı saldırılara tepki göstererek, "Katleden sömürü düzenine, ırkçılığa, kadın katliamlarına ve tecavüze artık yeter diyoruz" diye açıklama yaptı.
Açıklamada, AKP iktidarının bu katliam ve suçlardan azade olmak bir yana bunların birincil muhatabı olduğu belirtilerek, "Kapitalist modernitenin işgalci güçleri ile işbirliği yaparak, IŞİD gibi ölüm çetelerini en büyük destekleyicisi konumundaki AKP iktidarı, Ortadoğu'nun kan gölüne dönmesinin ve halkların geleceklerinin yok edilmesinin asıl suçlularından biridir" denildi. AKP iktidarının, izlediği politikalarla Ortadoğu'daki katliamların ortağı olmakla yetinmediği, ülke içinde de her gün yeni katliamların yaşanmasına sebep olduğu belirtilen açıklamada, özellikle son bir haftada yaşanan katliamların AKP hükümetinin yönetim politikasını özetlediği vurgulandı.
'Müteci kampında vahşet yaşandı'
Açıklamada, Soma'da 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliam aydınlatılmadan, Torun Center inşaatında 10 işçinin yaşamını yitirmesi, yine 3 Eylül'de Antalya'nın Kaş İlçesi'nde Kürtçe konuştuğu için ırkçı bir grubun saldırısı sonucu 20 yaşındaki Mahir Çetin'inin katledilmesi hatırlatılırken, katledilen, intihara zorlanan kadınların cesetlerinin henüz yerdeyken her gün yeni kadın katliamları yaşandığına dikkat çekildi. Katleden erkeklerin değil, katledilen kadınların suçlandığı, kadın katillerinin televizyonlara çıkartılıp alkışlatıldığı, kadına yönelik şiddetin meşrulaştırıldığı hatırlatılan açıklamada, "Sadece iki gün içerisinde; Muş'un Bulanık ilçesinde Abdusselam Yolcu eşi Nezahat Yolcu'yu pompalı tüfek ile, Mersin'de Yankı Duygu Bayrak isimli kadın av tüfeğiyle, Adana' Halime Yelmez eşi Hasan Yelmez tarafından boğularak katledilmiştir. Yine Siirt'te 17 yaşındaki bir kadının katledilmesinin intihar olduğu iddia edilmiştir. En büyük vahşetlerden biri ise, Midyat'taki Afad mülteci kampında yaşanmıştır" denildi.
Açıklamalarında hükümetin tüm bunlara seyirci kalıyorsa ve insanların en temel hakkı olan yaşam hakkını koruyamıyorsa meşruiyetini yitirdiği anlamına geldiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Demokratik Bölgeler Partisi Kadın Meclisleri olarak tüm bu katliamlara artık dur diyoruz. İşçileri katleden sömürü düzenine, ırkçı ve cinsiyetçi sistemin vahşetine, tüm ezilenlere ölümün dayatılmasına artık dur diyor ve herkesi dur demeye çağırıyoruz."
(gc)
