Sinemanın 'Çirkin Kralı' Yılmaz Güney anılıyor
16:51
JINHA
HABER MERKEZİ - Sinemada derin izler bırakan yazar, yönetmen ve oyuncu Yılmaz Güney, ölümünün 30'uncu yılında SETEM (Sinema ve Televizyon Eseri Sahipleri Meslek Birliği) Akademi’de 9 - 14 Eylül günleri arası bir film haftası düzenlenerek anılıyor.
Sinemada başyapıt kabul edilen bir çok filme oyuncu ve yönetmen olarak damgasını vuran Yılmaz Güney, 9 Eylül 1984 yılında hayatını kaybetti. Sinemanın "Çirkin Kralı" olarak anılan Yılmaz Güney'in 30. ölüm yıldönümünde, SETEM tarafından 9 Eylül ve 14 Eylül tarihleri arasında düzenlenen film haftasıyla anılıyor.
Etkinlikte Yılmaz Güney filmleri gösterilip, Yılmaz Güney Sineması hakkında konuşulacak. Hafta boyunca Yılmaz Güney’in; Endişe, Yol, Aç Kurtlar, Seyithan, Düşman, Sürü, Umut, Zavallılar, Arkadaş, Duvar, Ağıt filmleri gösterilecek. Etkinlik Programı 9 Eylül 2014 Salı günü Yılmaz Güney ve Erkan Yücel birlikte anılacak
1937'de Adana'da topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya gelen asıl soyadı Pütün olan Yılmaz Güney, özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanındı. 1982'de Cannes Film Festivali’nde yönettiği “Yol” filmiyle Altın Palmiye ödülünü kazanan Yılmaz, Adana’da bir tartışma esnasında Yumurtalık İlçe savcısını öldürmekten hapse girdi. Yarı açık cezaevinden izinli çıktığı gün firar ederek Fransa’ya yerleşti. Ülkeye dön” çağrılarına uymadığı için de 1983’te vatandaşlıktan çıkarılmıştı. Yılmaz, yıllar sonra bu kararnameye eklenen bir madde ile 1993 yılında tekrar vatandaşlığa alındı.
Adana'da büyüyen Yılmaz, Adana'yı bir çok filmine de konu yaptı. Adana'da bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul'a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikâyeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz'ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.
Sinemaya başlaması
Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz'ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazdı hem de filmlerde rol aldı. Karacaoğlan'ın Karasevdası'nda da yönetmen yardımcılığı yaptı. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına çarptırıldı. İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çekti. Filmlerinde ezilen, hor görülenlerin otoriteye başkaldırısı vardı. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını aldı. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad'ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu oldu. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturdu.
Cezaevi ve firari yılları
Yılmaz, 1972 yılında "devrimcilere yardım ve yataklık yaptığı" gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkûm edildi. İçeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınladı. 1974'te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu'yu öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim'de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976'da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Beş yıl hapis yattıktan sonra 9 ekim 1981 tarihinde izinli olarak çıktığı Isparta Yarı Açık Cezaevinden yurtdışına firar etti. Yılmaz'in hapisten kaçışı da filmlerini anımsattı. Hapse girmeden önce çekmiş olduğu Şeytanın Oğlu filminde, bir günlük bayram izininde dışarı çıkan ve kayıplara karışan bir adamın hikayesini anlatmıştı. Bir günlük izin ile cezaevinden çıkın Yılmaz, Antalya'nın Kaş ilçesinden Yunanistan'a bağlı Meis adasına, oradan da İsviçre'ye kaçtı. Daha sonra Fransa'ya geçerek yaşamının geri kalanını orada geçirdi.
Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışında ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. Yol'un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali'nde ödül aldı. Yurt dışına kaçtıktan sonra Fransa'da Duvar filmini çekti. Güney'in, 1976 yılında Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi'nde tanıklık ettiği, çocuklar koğuşunda çıkan ve tüm cezaevine yayılan bir isyanın sinemaya aktarıldığı Duvar onun son filmi oldu. Son yıllarını Paris'te geçiren Yılmaz, mide kanseri nedeniyle 9 Eylül 1984'te yaşamını yitirdi. Paris'te bulunan Père Lachaise Mezarlığı'na gömüldü.
Yılmaz Güney filmleri
Yılmaz Güney 114 filmde oyunculuk, 26 filmde yönetmenlik, 15 filmde yapımcılık, 64 filmde ise senaristlik yapmıştır. Ayrıca bir filmin yazarı "Düzen (1978)" olup, bir filmin de "Yol, (1981)" kurgusunu yaptı.
(gc)

