'Kadının ekonomiye katılımı' çalıştayı sona erdi
19:27
JINHA
AMED - "Kadının Ekonomiye Katılımı ve Ekonomiye Katılım Biçimleri" çalıştayı, ekonomiye kadın bakışı, kadının toplumdaki, ekonomik hayattaki yeri, komünal ekonomi, kapitalizm, yerel yönetimlerde ekonominin yeri, mevsimlik işçiler, fabrika işleri konuları tartışıldı. Çalıştayda konuşan akademisyen Özgün Akduran "Ekonomi yeni bir evren inşaa etmemizi bize zorunlu kılıyor. Komünal kendine yeten kadınların ve erkeklerin birbirine yettiği bir ortam hazırlanmalı" dedi.
'Kadının Ekonomiye Katılımı' çalıştayının ikinci oturumunda "Yerel yönetimler ve kadın bakış açsıyla kentleşme süreci" tartışıldı. Moderatörlüğünü GABB yöneticisi Yurdusev Özsökmenler'in yaptı. Oturumda söz alan akademisyen Özgün Akduran, cinsiyete duyarlı çalışmalarda BDP ve DBP'li belediyelerden aldığı desteği ifade ederek, çalışmalarda yol gösterici olduğunu ifade etti. Özgün GABB'nin projesinde de yer aldığnı belirterek, "Ekonomi yeni bir evren inşaa etmemizi bize zorunlu kılıyor. Komünal, kendine yeten kadınların ve erkeklerin birbirine yettiği bir ortam hazırlanmalı. Cinsiyete duyarlılık nasıl olmalı. Bütçe hepimizin bildiği gibi bir kaynak. Uzun yıllar kadın örgütleri olarak, kadına ayrı bütçe ile yola çıktık. Zamanla sadece kadınlara yönelik bir şey istemiyoruz. Her seçim döneminden sonra 5 yıllık stratejik geçim planının hazırlanması gerekir" şeklinde konuştu.
'Kent politikalarında cinsiyetçi bir yaklaşım var'
Özgün'ün ardından konuşan akademisyen Besime Şen, ekonomide kadının bakış açısının gelişmesi gerektiğine işaret ederek, çalışan kadınların durumuna dikkat çekti. Besime, tarlada ve fabrikada çalışan kadınların durumunun gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Mevsimlik tarım işçileriyle ilgili, fabrikada çalışan kadınlarla karşılaştırıldığı vakit bu iki çalışma arasında fabrika ortamı üretilmiş br ortam. Müthiş bir bütçe ortamı yaratıyor. Mevsimlik işçileri de kendi çalışma alanlarını güneş altında çalıştıkları için cehennem ortamı diye tanımlıyor. Kent politikalarının cinsiyetçi yapısına bakıldığı zaman hepsi cinsiyetçi bir politika uyguluyor. Bütün Kürdistan coğrafyasına bakan bir kadın perspektifi kuracağız. Bizi güçlendirecek yeterli bir birikime sahibiz" diye konuştu.
'Kaynaklar devletin elinde'
DÖKH aktivisti Ayşe Gökkan, yereldeki ekonomiye değinerek, kadının görünmediğini dile getirdi. Ekonominin ihtiyaca göre belirlenmesi gerektiğini belirten Ayşe, "Maden ocakları, tunç, petrol bu yerel kaynaklar Kürdistan'da erkeklerin elinde bile değil. Çünkü kaynaklar, devlet elindedir. Kapitalizm kadınları kendi çalışanı yapmaya çalışıyor. Yaşlı bakımı, çocuk bakımı yapan kadınlar, devletin onlara biçtği roldür. AKP bununla iyi bir şey yaptığını sanıyor" dedi.
'Kürt coğrafyasındaki krizler sistemin yarattığı krizlerdir'
Ayşe'den sonra konuşan Batman Belediyesi Eş Başkanı Gülistan Akel, bölgede yaşanan sorunlara işaret ederek, "Kürt coğrafyası ve dünya açısından krizler, sistem krizleridir. Kent yönetmek bizler açısından can alıcı zorluklardan biridir. Demokratik özerkliği bu açıdan inşaa ediyoruz. Özellikle Kürt belediyeciliği bakımından kadına bakış açısı büyük bir yere geldi" dedi.
'Komünal ekonominin ön koşulu kapitalizmin reddidir'
Çalıştayın üçüncü oturumunda akademisyen Şemsa Özer'in moderatörlüğünde kırsal bölgelerde kadının ekonomiye katılımına ilişkin tarım ve hayvancılık alanında kadını konumu ve kırsal bölgelerde ekonomik örgütlenme ile kooperatifleşme konuları ele alındı. Dördüncü oturumda ise, kadının ekonomiye katılımı ele alındı. Alternatif ekonomik modeller üzerine konuşan DBP Eş Genel Başkanı Emine Ayna, konuşmasında, ekonomi modelini tartışırken, alternatifi konuşurken diğer alternatifin de reddedilmesi gerektiği belirtti. Emine, "Kapitalizmin karşısında olan bir ekonomi modelini hayata geçirmenin ön koşulu kapitalizmin reddidir" dedi.
'Tüketmediğimiz zaman biz kapitalizmi red etmiş olacağız'
Kapitalizmin reddinın toplumsallaştırılamadığı için kooperatifleşildiğine dikkat çeken Emine, "Koperatifi oluşturanlar kar etmediği zaman koperatiften kopacaklardır" dedi. Ekonomik krizlerin nedenini artı ürün bolluğuna dayandıran Emine, "Bunlar ezberletilmiş doğrulardır. İkili bir ekonomik yaşam vardır biri kar etmek diğeri geçinmek içindir. Ancak geçinmek isteyen de her zaman kar etmeyi düşünür" diye konuştu. "Toplumlarda, ihtiyaçları nasıl en iyi şekilde üretebilirim bakışıyla değil, ben ne üretirsem satarım mantığı vardır" diyen Emine, bu düşünceye karşı olmanın tek yolu üretileni tüketmeme olduğuna dikkat çekti. Emine, "Onu tüketmediğimiz zaman biz kapitalizmi reddetmiş olacağız" dedi.
Tartışmalar atölye sonuçlarının değerelendirilmesi ile son bulurken kadınlar yarın gerçekleşecek, "Yerel yönetim İktisadi politikaları ve İktisadi yapılanması" başlıklı çalıştaya katılacaklarını belirtti.
(ekip/gc)

