Gültan Kışanak: Sadece siyasi değil mali özerklik de istiyoruz
13:57
JINHA
AMED - Demokratik Ekonomi Konferansı’ hazırlık çalıştayında konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, "Türkiye’deki yasal mevzuatlar ise tam tersine yerelin ne yaptığına karar veren bir mekanizmadır. Mali konularda, yerel kaynaklar üzerinde tasarruf hakkı, görüş bildirme hakkı, maddi kaynakları geliştirme konusunda inisiyatif hakkı üzerine tartışmalıyız. Biz sadece siyasi özerklik değil mali özeklikte istiyoruz” dedi.
Demokratik Toplum Kongresi, Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyeleri, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası ve pek çok STK'nın ortaklığı ile 27-28 Eylül’de Van’da düzenlecek Demokratik Ekonomi Konferansı’nın hazırlık toplantıları bugün Diyarbakır'da yapılan Yerel Yönetimlerin İktisadi Politikaları ve İktisadi Yapılanması isimli çalıştay ile devam ediyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’ndaki Resepsiyon Salonu’nda düzenlenen çalıştaya,
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, DTSO Başkanı Ahmet Sayar, DTK Daimi Meclis üyesi Demir Çelik, HDP, DBP, MET-DER, KESK, Genel-İş Sendikası, Mezopotamya Kadın Kooperatifi, Emek Akademisi, Tüm-Bel-Sen, TMMOB, Megam-Der’in yanı sıra çeşitli iş çevreleri, akademisyenler ve avukatlar katıldı.
Demokratik Ekonomi Konferansı hazırlık çalıştayının açılış konuşmasını yapan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, mali konularda, yerel kaynaklar üzerinde tasarruf hakkı, görüş bildirme hakkı, maddi kaynakları geliştirme konusunda inisiyatif hakkı üzerine tartışılması gerektiğini ifade ederek, “Biz sadece siyasi özerklik değil mali özeklik de istiyoruz” dedi.
‘Yerel kaynaklardan kazanılan paralar nerelere harcanıyor’
Gültan, son derece önemli bir çalışma için burada olduklarını belirterek, yıllarca ihmal ettikleri ancak aslında hayatı şekillendiren bir konu olduğunu ifade etti. Yerel yönetimlerin ekonomiyle ilişkisi konusunda neler yapılması gerektiğinin önemine değinen Gültan, yerel kamu kaynağını yerelin nasıl kullandığının tartışılması gerektiğini ifade etti. Gültan, “Diyarbakır kamu kaynağını elinde barındıran en büyük şehirdir. Bu yerel kaynaklara karşı özel bir politika izleniyor. Bu yerel kaynaklardan kazanılan paralar nerelere harcanıyor. Bunları tartışmak gerekiyor. Bu eksik kalan bir alandır” dedi. Yine yerel politikaların sosyo-ekonomik yapısının neler olduğunun tartışılması gerektiğini kaydeden Gültan, bunun son yıllarda sokağın sesi ile tartışılan bir konu olduğunu ifade etti. Gültan, “Varsıllar ve yoksullar arasındaki eşitsizliği gidermeye yönelik tartışmaların derinleşmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.
‘Yerel kaynaklar üzerinde tasarruf hakkı tartışılmalı’
Diğer önemli olan konunun merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki ekonomik ilişki düzeyi olduğunu kaydeden Gültan, Kürdistan ile ilgili özel ekonomi politikalarının uygulandığını ifade etti. Bunların sıradan gelişmeler olmadığını söyleyen Gültan Kışanak, “Kürdistan’da işsizlik durumu giderek derinleşiyor. Buda siyasi ve ekonomik politikalarla bağlantılıdır” dedi. Türkiye’nin Özerklik konusunda çekincelerinin olduğunu aktaran Gültan, “Türkiye mali hükümler ile ilgili tüm maddelere çekince koyuyor. Türkiye’deki yerel yönetimler ve merkezi yönetimler arasındaki ilişki tamamen bağlılık ilişkisidir. Biz yerel yönetimleri demokrasinin temel taşı olarak görüyoruz. Türkiye’deki yasal mevzuatlar ise tam tersine yerelin ne yaptığına karar veren bir mekanizmadır. Mali konularda, yerel kaynaklar üzerinde tasarruf hakkı, görüş bildirme hakkı, maddi kaynakları geliştirme konusunda inisiyatif hakkı üzerine tartışmalıyız. Biz sadece siyasi özerklik değil mali özeklikte istiyoruz” dedi.
Kapitalizmin içerisinde yaşam alanları bulabilmek için yeni yaşam alanlarının inşa edilebileceğini dile getiren Gültan Kışanak, bu konuda tek düzenleyici görevin yerel yönetimlere verilmesinin eksiklik olacağını söyledi. Böyle olursa merkeziyetçi olacağını ve yerelin devletleşeceğini belirten Gültan, “Halk kendi sivil inisiyatifi ile komünleri ve kooperatifleri ile bu süreci yürütmeli ve yerel yönetimlerde destek veren bir pozisyonda olmalıdır” dedi.
‘Tarihte ekonomi komüne dayanır’
Açılış konuşmasının ardından DTK Daimi Meclis üyesi Demir Çelik “Yerel yönetimlerde idari vesayet sistemi ve yerel yönetimlerin ekonomik olanakları” başlıklı sunumunu yaptı. Demir Çelik, demokrasi denildiğinde herkesin söyleyeceği kendine has düşüncelerinin olduğunu belirterek, tarihe bakıldığında halkın kendini doğrudan doğruya yönetmesi olduğunu, öz ihtiyaçlarını belirleyerek karşılaması, karşılarken herhangi bir güce dayalı olmamasının esas olduğunu söyledi. Bu nedenle tarihte ekonominin komüne dayandığını ifade eden Demir Çelik, “İnsanların ihtiyaçları beslenme, barınma ve korunma üzerinden gelişmiştir. Ancak günümüzde kentler iktidarlaşan karargahlara dönüşmüşlerdir. Hiyerarşinin kente yaklaşımının hükümranlık ile kendini gösterdiğini söylemek mümkündür. Kentin ve kente yüklenen misyon yerine tarihte kente yüklenen misyonu açığa çıkarmak önemlidir. Ekonomi tekelleşmeyi, iktidarlaşmayı merkezileşmeyi esas almaz . Ekonomi ihtiyacın doğrudan teminidir. O ihtiyacı sağlayan koşulun ekolojik devamına hizmet eden bir yapıdır” dedi.
Demir Çelik’in sunumunun ardından Yurdusev Özsökmenler “Yerel yönetimlerde katılımcı bütçe” konu başlıklı sunumunu yaptı. Çalıştay sunumlar ve tartışmalar ile devam ediyor.
(gc)

