Tarihe Hoşap Kale'sinden bakmak
09:01
JINHA
WAN - Tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Van'ın özgün güzelliklerinden ve tarihe tanıklık etmiş eserlerinden birisi olan Hoşap Kalesi, yaşam alanını görebilen sarp bir yamaç üzerine kurulu ve manzarasıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Kale, bölgedeki tarihi yerler arasında en büyük cazibe merkezi ve dikkat çeken sembol yapılardan biri olma özelliğini taşıyor.
Van'ın Gürpınar ilçesine bağlı Hoşap (Güzelsu) Köyünde 1643 yılında Kürt beylikleri tarafından inşa edilen Hoşap Kalesi, sarp bir yamaç üzerine kurulu. Van-Hakkâri karayolunun kuzeyinde, Hoşap suyunun kuzey doğusunda kurulmuş olan kale, geçmişte Mahmudi Kalesi ve Narin Kale olarak da biliniyor. Türkiye-İran kara yolu üzerinde bulunmasından kaynaklı önceki yıllarda stratejik bir öneme sahip olan kalenin batıya bakan girişi ve özgün kapısı bozulmadan günümüze ulaşırken, kale kapısının üzerinde yapımı ile ilgili Farsça kitabe ve aslan kabartmaları dönemin sanat anlayışını izlerini günümüze aktarma konusunda bir köprü özelliği taşıyor. Kalenin içindeki eski hamam, cami, medrese, su sarnıcı, zindan ve eğitim odalarında ise geçmişin izlerini görmek mümkün.
11'inci yüzyıldan beri Osmanlıların hâkimiyetinde
Kalenin güneydoğusuna açılan Tuşba-Keleşin ordu yolu ile Van-Kotur doğu yolunun kesiştiği kavşak noktasında askeri bir tesis olarak kurulduğu bilinen kalenin tarihi, Urartulara dayanıyor. Urartulardan sonra Van ve çevresi ile birlikte Hoşap, Pers, Roma ve Bizans egemenliğinde kalmış. Ortaçağda Vaspurakan prensliğinin şehirleri arasında yer almış, 11'inci yüzyıldan itibaren Osmanlıların hâkimiyetine girmiş. Tarihi geçmişi Urartu dönemine kadar inen kale, Osmanlı Devleti'ne tabi Mahmudi Beyleri tarafından yaptırılan şekliyle günümüze ulaşmış. Kale sarp ve dik bir kaya kütlesi üzerine kurulmuş iç kale ile kuzeyinde ise üç yönden surlarla çevrili dış kaleden meydana geliyor.
Sırlı sırsız seramik parçalar bulunmuştur
Mimari bulgular yönüyle zengin olan bölgede, kazıda daha çok sırlı sırsız seramik parçaları, lüleler, gülleler ve mimari alçı parçaları bulunuyor. Ayrıca iç içe üç surla çevrilmiş bulunan kalede iki cami, üç hamam, çeşmeler ve yeraltı zindanları bulunuyor. Dış kale surları arazinin yapısına göre şekillenmiş, doğu, kuzey ve batıdan dolanan surlarla çevreleniyor. Doğu surları kısmen, batıdakiler ise büyük ölçüde yıkılmış bulunuyor. Surları destekleyen burçlardan bazıları günümüze gelmiş, doğu ve batıdaki kapıları ise tamamen yıkılmış ve ne yazık ki günümüze ulaşamamış. Dış kalenin kuzey doğusunda bir gözetleme kulesi yer alırken, surların içerisinde bugün bir cami kalıntısı ve köy evleri mevcut. Ayrıca kalenin orijinal demir kapı kanatları hala işlevini sürdürüyor.
19'uncu yüzyıl ortalarında terk edilmiş olan kale, içerisindeki yapılarıyla günümüze büyük ölçüde sağlam olarak gelmeyi başarmış.
Fotoğraflar: Bacı Anuk
(bs-ba/gk/zd)

