Üniversiteli gençler Rojava ve Şengal için ayakta

08:26

 


Berivan Sümer / JINHA


WAN - IŞİD'in Rojava ve Şengal'de yaptığı katliamlar sonrası Türkiye'ye sığınan Ezidi  halkına destek amacıyla MEGAM-DER ve YÖDER'li gençler, seferberlik ilan etti. Êzidî halkıyla dayanışmak amacıyla kermes kuran gençler adına konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Leyla Avcı, "IŞİD'i barındırmamak için halkın bu konuda duyarlı olması, birleşmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor" dedi.


Rojava ve Şengal'de IŞİD tarafından gerçekleştirilen katliamlar ve insanlık dışı tablo sonrası yaşam alanlarından ayrılan Ezidî halkı için Mezopotamya Gençlik Araştırma Merkezi (MEGAM-DER) ve Yüzüncüyıl Öğrenci Derneği (YÖDER) tarafından Van'da Sanat Sokağı'nda yardım kermesi düzenlendi. Üç gün sürecek olan kermese gençlerin yanı sıra halkın da yoğun ilgisi vardı. Yaptıkları çalışmalara ve IŞİD saldırılarına ilişkin konuşan Yüzüncüyıl Üniversitesi öğrencilerinden Leyla Avcı, IŞİD'in savaş sürecinde özellikle kadınlara yöneldiğini, fakat Kürt kadınlarının bu saldırılara karşı çalışarak mücadele verdiğini kaydetti.


'IŞİD'in stratejisinde ters dönecektir'


IŞİD katliamından kaçan Ezidî halkına destek amaçlı kermes düzenlediklerini ifade eden Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğrencisi Leyla Avcı, "Kermes olmasının asıl amacı, Êzidî halkına bir nebzede olsa destek olmak. Bu konuda halkımızın da samimiyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum" dedi. Toplanan bütün yardımların bölgeye yerleşen Êzidî halkına gönderileceğini belirten Leyla, IŞİD'in kadınlar üzerinden sürdürdüğü tecavüz politikalarına da dikkat çekti. "Tecavüz, yüzyıllardır kadına olan bakış açısını gösteriyor" diyen Leyla, "IŞİD'in sağlam bir ideolojisi olmamasına rağmen, kadın üzerinden yürüttüğü bu katliam aslında onun ses getirmesine neden oluyor. Artık Kürt kadını da yerini biliyor, nerede olacağını biliyor. Bu da IŞİD'in stratejisini ters çevirecektir. Kürdistan'daki bütün kadın çalışmaları da bunu gösteriyor" ifadelerine yer verdi.


'IŞİD'in yaklaşımlarına karşı halkta sessizdir'


Van'da IŞİD'in mevzilerinin olduğunu ve beslendiği bir yer olduğunu vurgulayan Leyla, "Çünkü ellerini kollarını sallayarak rahatlıkla gezdiklerini görebiliyoruz. IŞİD'in bu yaklaşımlarına karşılık, halk da sessiz. Halkın korktuğunu görüyoruz. Çünkü IŞİD'in verdiği fetvalar nedeniyle halkımızda bir çekingenlik var. Onları barındırmamak için halkın bu konuda duyarlı olması, birleşmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor" vurgusunu yaptı.


'Katliama kayıtsız kalmak zulme ortak olmaktır'


IŞİD'in kadınlara ve çocuklara olan yaklaşımlarını değerlendiren Vedat Kaplan, "Bu yaklaşımları erkeklik, kadınlık veya insanlık adına hiçbir kılıfa koyamayız. Hem kadınlardan hem de Şengal dağında ölen yüzlerce bebeklerden söz ediyoruz. Kesinlikle insanî hiç bir yanı olmadığını düşünüyorum. Bizim buna kayıtsız kalmamız, kesinlikle bu zulme ortak olmamız demektir" dedi. "İslâmiyetle gelen 'bir örgüte karşı verilecek en iyi cevap,'Zulme karşı susan, dilsiz şeytandır' cevabıdır" diyen Vedat, "Dört parça Kürdistan'da insanî duygu taşıyan herkesin bu katliamı, özellikle kadınlara yönelik asırlar öncesine götüren uygulamaları kabul etmemesi gerekiyor" şeklinde konuştu.


 (bs-ba/gk)