'Okulların kapatılması çözüm süreciyle bağdaşmıyor'
08:48
JINHA
WAN - Bölgede üç merkezde Kürtçe eğitim vermek üzere açılan okulların devlet yetkililerinin hedefi haline gelmesini tepkiyle karşılayan yurttaşlar, bu saldırıların çözüm sürecini olumsuz etkileyeceğini ifade ederken, "Yaşananlar çözüm süreciyle bağdaşmıyor" ifadelerine dikkat çekti.
Türkiye ve bölgede 2014-2015 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla, anadilde eğitim hakkının hala tanınmamış olması, bölgede bir haftalık okul boykotunu beraberinde getirdi. Pazartesi günü başlayan okul boykotu nedeniyle devlet okullarında sıralar boş kalırken, Diyarbakır'ın Bağlar, Hakkari'nin Yüksekova ve Şırnak'ın Cizre ilçelerinde açılan ve Kürtçe eğitim verecek olan okullar büyük heyecan yarattı. Fakat daha açılışının üzerinden 24 saat geçmeden soruşturmalık olan okullar mühürlenirken, okullara sahip çıkmak isteyen halk ve öğrenciler, polisin hedefi oldu. En temel haklardan biri olan anadilde eğitim hakkının engellenmesi büyük tepkilere neden oldu. Açılan Kürtçe okulların devlet tarafından mühürlenmesini eleştiren yurttaşlardan Bişeng Kara, "Şu an bile İngilizce, Rusça ve her dilde eğitim veren okullar mevcut Türkiye'de. Türkiye'de yabancı oranı düşük olmasına rağmen yabancı dil okulları var, ama Türkiye'nin nüfusuna bakıldığında Kürt halkının nüfusu yüksek ve buna rağmen Kürtçe okullara karşı bu kadar tepki gösterilmesi akıl almaz bir durum" dedi.
'Okulların kapatılması trajikomik bir durum'
Bölgede açılan Kürtçe eğitim verecek olan üç okulun da daha ilk günden kapılarının mühürlenmesini "trajikomik bir durum" olarak değerlendiren yurttaşlardan Bişeng Kara, "Şu an bile İngilizce, Rusça ve her dilde eğitim veren okullar mevcut Türkiye'de. Türkiye'de yabancı oranı düşük olmasına rağmen yabancı dil okulları var, ama Türkiye'nin nüfusuna bakıldığında Kürt halkının nüfusu yüksek ve buna rağmen Kürtçe okullara karşı bu kadar tepki gösterilmesi akıl almaz bir durum" dedi. Kürtçe eğitim verecek olan okulların mühürlenerek kapatılmasının kabul edilebilir bir durum olmadığını vurgulayan Bişeng, "Bazı şeyleri erteledik. Hakkımız olanı erteledik, sırf daha fazla can yanmasın diye. En çok çocuklar etkileniyor bu durumdan. Taviz verildikçe onlar da daha çok haklarımızı kısıtlıyor. Bu nedenle kesinlikle kabul edilmemeli" şeklinde konuştu.
'Türkler bizi kardeş olarak görüyorsa onlar da tepki göstermeli'
Türkiye'de yaşayan Kürt nüfusunun yok sayılamayacağını ifade eden Bişeng, çözüm sürecinde olunmasına rağmen, yaşananların çözüm süreciyle bağdaşmadığını vurguladı. Bişeng, okula yönelik gerçekleştirilen saldırıların süreci de olumsuz etkileyeceğini kaydederken, "Tüm şehirler, kurumlar, sosyal toplum kurumları ve hatta Türk halkı bile buna tepki göstermelidir. Biz hep halkların kardeşliği diyoruz. Eğer bizi kardeş olarak görüyorlarsa tepkilerini göstersinler" ifadelerine dikkat çekti. En büyük eksikliklerden birisinin de kendisinin anadile ilişkin verdiği röportajı Kürtçe yerine Türkçe vermesi olduğuna değinen Bişeng, "Benim bu röportajı Kürtçe yapmam gerekiyordu. Kürtçe biliyorum, ama Türkçe eğitim almamdan kaynaklı kendimi Kürtçe ifade edemiyorum, anadilimle konuşmam gerekiyor" dedi.
'Çocukların hakları elinden alındı'
Kürtçe eğitim veren okulların kapatılmasını doğru bulmayan Melis Taşkıran, "Herkesin istediği gibi yaşama hakkı var. Öncelikle istediği dili konuşma, istediği dilde eğitim alabilme hakkı var. Bu hakka ket vuran her şeyi eleştiriyorum. Dün açılan bir okul, bugün devlet yetkilileri tarafından mühürleniyor ve bu akıl almaz, tutarsız bir durumdur" dedi. "Kürtçe okulların kapatılmasıyla, çocukların hakları elinden alındı" diyen Melis, insanların istedikleri dilde eğitim almalarının, en doğal hakları olduğunu söyledi.
'Kürt halkı dili ve kimliği için mücadele etmeli'
Kürtçe eğitim veren okulların kapatılmasının süreci olumsuz etkileyeceğini dile getiren Melis, "Çözüm süreci öyle basit bir şey değildir. Çoğu konuda insanlar bir karar alarak süreci başlattılar ve bu okul kapatma süreci beklenmiyordu" ifadelerini kullandı. Kürt halkının hakkını aramasının ve bu hakları için mücadele vermelerinin haklı olduğunu kaydeden Melis, "Kürt halkı, dili ve kimliği için mücadele etmelidir. Kargaşa ortamı yaratılsın istemem, ama Kürt halkı bugüne kadar nasıl mücadele ediyorsa, bugün de aynı şekilde devam etmelidir" şeklinde konuştu. Melis, Kürtçe eğitim veren okulların kapatılması için hiçbir halkın sessiz ve tepkisiz kalmaması gerektiğini dile getirdi. Kendisinin Kürt olmadığını, fakat Kürt halkının haklarının farkında olan bir Türk olduğunu vurgulayan Melis, "Anadilde eğitim hakkı doğal bir haktır. Buna ket vuran kim olursa olsun hangi taraf olursa olsun herkes tarafından eleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu olay bizi de üzdü, umarım tekrar Kürtçe okullar açılır ve öğrenciler istedikleri şekilde eğitimlerini almaya devam ederler" dedi.
(bs-ba/gk)

