Şiddet gören kadından ortak mücadele çağrısı

08:34

Gülşen Koçuk/JINHA


COLEMÊRG - Yüksekova ilçesinde yaklaşık iki hafta önce şiddet gören Nazlı Şedal, son olarak kaynından gördüğü şiddet sonucu kemiklerinin kırılması nedeniyle ayağa kalkamıyor. Şimdilerde şiddet gördüğü eşine ve eşinin yakınlarına dava açmaya hazırlanan Nazlı, şiddet gören bütün kadınlara çağrı yaparak, birlik olma ve erkek şiddetine karşı beraber mücadele etme çağrısında bulundu.


Kadına yönelik şiddetin ülkeler gibi sınırları yoktur. Erkek egemen zihniyetin hakim olduğu bütün toplumlarda şiddet önce "gücü elinde bulundurandan", "savunmasız" olana doğru akar. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde de feodal zihniyetin izleri, kadına yönelik şiddette kendisini gösteriyor. Bir taraftan kadın mücadelesi sürdürülürken, diğer taraftan da son demlerini yaşayan erkek şiddeti var gücüyle kadına yöneliyor. Yüksekova'da yaşayan Nazlı Şedal da, evlendiği günden bu yana eşinden ve eşinin yakınlarında şiddet gördü. Nazlı, her şiddet gördüğünde eşinin, ellerini ve ayaklarını bağladığını, kendisini şiddetten eltilerinin kurtardığını söyledi. Gördüğü şiddet karşısında "çocukları için" hep sessiz kaldığını ifade eden Nazlı, sessizliğini, en son gördüğü şiddetin ardından bozdu. Eşinin kardeşinden en son iki hafta kadar önce şiddet gören Nazlı, sırtındaki kemikleri kırıldığı için ayağa kalkamıyor. Ayrıca kendisi darp edilirken kızı da darp edilen Nazlı'nın kızının da vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar meydana geldi.


Caddeden geçenlerin yardımıyla kurtarıldı


Kaynından şiddet görmeden önce yardım istemek ve eşiyle arasındaki sorunları çözebilmek amacıyla DBP'ye gittiğini dile getiren Nazlı, DBP'den ayrıldıktan sonra evinin önünde kaynının kendisine önce hakaret ettiğini, ardından ise kendisi hakaretlere tepki gösterince şiddete maruz kaldığını kaydetti. Kaynı tarafından yerde sürüklendiğini ve gördüğü şiddet nedeniyle kemiklerinin kırıldığını belirten Nazlı, "Caddeden geçen araçlar beni ve kızımı kurtardı. Orada belimi kırdılar. Eşim de oradaydı, ama öylece duruyordu. Gelen giden eşime 'Sana lanet olsun' diyordu. Belimin kırılmasından sonra hastaneden alınmış raporlarım da var" dedi.


'Kadınlar olarak 'artık yeter' diyelim'


Kendisi gibi şiddet gören kadınlara seslenen Nazlı, kadınların bir an önce erkek baskısından kurtulması gerektiğinin altını çizdi. "Biz kadınlar sadece erkek eli altında değil her yerde ve her şekilde baskı altındayız" diyen Nazlı, "Kadınlar olarak 'artık yeter' deyip ayaklanıp el ele olalım, hakkımızı arayıp alalım. Benim altı çocuğum var, iki çocuğum şu an babasında. Ben nasıl şiddet görmüşsem çocuklarımda şiddet görüyor" şeklinde konuştu.


Belinin kırılmış olması çalışmasına engel oluyor


Bundan sonraki yaşamının nasıl olacağına dair henüz bir planının olmadığını ifade eden Nazlı, belinin de kırılmış olması nedeniyle çalışacak durumda olmadığını kaydetti. Şiddet gördükten sonra ailesinin yanına geldiğini, fakat ailesinin de maddi durumunun kötü olduğunu sözlerine ekleyen Nazlı, "Ailem bana baksa dahi, benim çocuklarıma bakmaz" dedi.


Nazlı, evliliği boyunca kendisine şiddet uygulayan eşine ve eşinin yakınlarına dava açmaya hazırlanıyor.


Fotoğraf: Bacı Anuk


(ba-gk/mg)