Doğu'nun Kapadokya'sı Vanadokya…
08:33
Berivan Sümer / JINHA
WAN - Van'ın İran sınırında bulanan ve İç Anadolu Bölgesi'ndeki Kapadokya'yı andıran Peribacaları, Başkale ilçesindeki Yavuzlar Köyü'nde yer alıyor. Aynı zamanda Ortaçağ insanlarının yaşam merkezi olarak kullandığı bölgeye, yöre halkı Kapadokya isminden esinlenerek 'Vanadokya' ismini vermiş.
Van'ın İran sınırında bulanan ve İç Anadolu Bölgesi'ndeki Kapadokya'yı andıran Peribacaları, Van'ın Başkale ilçesindeki Yavuzlar Köyü'nde de yer almaktadır. Bölge, aynı zamanda Ortaçağ insanlarının yaşam merkezi olarak kullandığı bir yerdir. Yöre halkının "Kapadokya" isminden esinlenerek "Vanadokya" olarak adlandırdığı köy, Van'ın Başkale (Elbak) ilçesinin kuzeydoğusunda yer alan, bir kısmı Başkale'de diğer bir kısmı ise İran'da olan Vanadokya dünyanın tarihi güzellikleri arasında yer alıyor. Başkale'ye 30 kilometre uzaklıkta, iki vadinin birleştiği bir yerde kurulmuş ve Zap suyunun Xanik kolu (Gelyêeş) ile Terazın kolu (Gelyêrez) de birleşir. Yavuzlar Köyü bu küçük ama eşsiz güzelliğiyle dikkatleri çeken yerde kurulmuştur. Peribacaları tarihi kalesi, mağara diye tabir edilen manastırları, Sêkilek, külekêvek gibi kalıntılarıyla bütünleşir, ayrıca diğer yerleşim yerlerine göre ağaçlık ve yeşilliği ile de ünlüdür.
Van'ın peribacaları…
Vanadokya'nın yazılı tarihi öncesinden günümüze kadar insan topluluklarının yaşadığı bir yer olduğunu belirten Muraz Çeri, "Bu yerler Van Gölü'nün doğusu Zap suyunun yukarı vadisi olarak anlatılmaktadır. Bunların Urartu halkı olduğu söyleniliyor. Yavuzlar (Taxik) Köyü, Urartu merkezi hükümetine bağlı boylar federasyondan biridir" dedi. Peribacalarının tarihini ve oradaki eski yaşam kalıntılarını anlatan Muraz, kaleyi şöyle tanıttı: "Kale yüksek bir kayanın üzerinde kurumuştur. Doğusu, güneyi, batısı yüksek uçurumlarla çevrili, yalnız kuzey kısmı surlarla korunmuştur. Kaleye Dervaze (kale kapısı) denilen, araba taşımacılığı için kullanılan yol ile doğu tarafı ise kalenin üstünden başlayarak 500 metreye kadar basamaklarla Çortik denilen yere kadar gizli yol ve su taşımacılığı amacıyla tünel yapılmış. Şimdi ise tünelin bir kısmı doğal şartlar nedeniyle aşınınca bağlantı kesilmiş."
'Kale, Rikân-a Alamut Kalesi olarak da tanınmakta'
Kalenin üstünde su sarnıcı, mir evi ve diğer ev kalıntılarının hala mevcut olduğunu dile getiren Muraz, Mirlerin, kışları savaş olasılığı olmadığı için, kışlık ya da hamama olarak anılan kalenin doğusuna yerleştiklerini ifade etti. 30 yıl öncesine kadar hamama evlerin sadece damlarının olmadığını söyleyen Muraz, çevresinde ve içinde birçok çanak çömlek bulunan hamamların taşlarının köylüler tarafından alınarak, ev yapımı için kullanıldığına dikkat çekti. Muraz, kaleye tek yol ile gidildiği için kalenin adının tek yol anlamına gelen "Rikân-a Alamut Kalesi" olarak da bilindiğini belirtti. Peribacalarının jeolojik
yönden incelendiği zaman beyaz kalkerlerle oluştuğunu belirten Muraz, "Kayalar içinde deniz ürünleri fosillerine sıkça rastlanılmaktadır. Burasının bir deniz ya da göl kalıntısı olduğunu söylememiz yerinde olur. Bu bölge, mermerleşme sürecini tamamlamamıştır" dedi.
'Üzüm korlukları ve kökleri hala bulunmakta'
Yavuzlar Köyü'nün ve çevresinin daha önce bağ, bahçe ve ormanlık alan olduğunu söyleyen Maruz, "'Gelyêrez' meyvelik anlamına gelen 'rez' den adını almıştır. Hala köyde yabani armut ağaçları şehit olarak bilindiği için dokunulmamış. Tevere denilen tepede üzüm korlukları ve kökleri hala bulunmakta ve bu kökler ilkbahar aylarında yeşermektedir. Zap suyunun iki kolu olan derelerde tatlı su balıkları ve alabalıklar vardı, ama bilinçsiz avlanma sonucu yok denilecek kadar azaldı" ifadelerine yer verdi.
'Doğunun da bir Kapadokya'sı var'
Son olarak Vanadokya'yı turizm yönünden değerlendiren Maruz, "Halkımız tarihi değerlerine sahip çıkmalıdır. Özellikle Van tarihe öncülük etmiş, tarihi açıdan da önemli bir şehirdir. Vanadokya ise turizm açısından önemlidir. Sonuçta doğunun da bir Kapadokya'sı var ve herkesi bu doğa güzelliği olan Vanadokya'ya bekliyoruz" diye konuştu.
Fotoğraf: Bacı Anuk
(bs-ba/gk/mg)

