DİHA Kürtçe gazetecilik için ilk adımı attı
08:56
Perihan Kaya - Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - Bundan 12 yıl önce 'Gerçeklerden asla taviz verilmez' sloganı ile yayın hayatına başlayan Dicle Haber Ajansı (DİHA), Kürtçe yayın yapmaya hazırlanıyor. DİHA'nın 1 Eylül tarihinde başlattığı 'Kürtçe Muhabirlik Eğitimi'ne katılan gazeteciler, Apê Musa'nın, Gurbetelli Ersöz'ün ve Deniz Fırat'ın kaleminin yerde kalmadığını belirterek, bundan sonra onların kalemiyle çalışmalarına devam edeceklerini belirtti.
"Gerçeklerden asla taviz verilmez" sloganı ile 4 Nisan 2002 yılında basın dünyasına adım atan Dicle Haber Ajansı (DİHA) Kürtçe yayın yapmaya hazırlanıyor. Bu güne kadar Türkiye ve bölgede başta kadınlar olmak üzere, çocukların, gençlerin ve toplumun sesi olan, aynı zamanda toplumsal sorumlulukla hareket eden DİHA, 1 Eylül'de kendi bünyesinde 'Kürtçe Muhabirlik Eğitimi' başlattı. Kadın ve erkeklerden oluşan toplam 15 kişiyle eğitimi Özgür Gazeteciler Cemiyeti'nde başlatan DİHA, Kürtçe habercilik açısından önemli bir adım atmış oldu. DİHA'nın başlattığı muhabirlik ve Kürtçe eğitime katılan gazeteciler, Kürt gazetecilerin yaşadıkları zorluklara rağmen, Kürtçe haberciliğin gelişmesi için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.
'Hedefimiz Kürtçe yayıncılık'
DİHA'nın Kürtçe haber editörlerinden Hatice Şahin, bugüne kadar DiHA'nın Türkçe yayın yaptığını dile getirerek, "Bundan sonraki hedefimiz Kürtçe yayıncılıktır, bu yüzden Kürtçe eğitim ve muhabirlik eğitimi başlatmaya karar verdik. Bizim Kürtçe servisimiz, Türkçe servisin gölgesinde kalıyordu ve artık yetmiyordu. Şu karara vardık; artık kendi dilimizle halka ulaşmalıyız. Kürtçe diliyle yaşanan olayları halka ulaştırmak istiyoruz. En kısa zamanda Kürtçe yayıncılığa başlamak istiyoruz. Uzun bir zamandır bunu düşünüyorduk. Ancak koşullar ve imkanlar buna el vermiyordu" dedi.
'Apê Musa, Gurbetelli Ersöz ve Deniz Fırat'ın kalemi yerde kalmadı'
Kürt gazetecilerin geçmişten bugüne kadar verdiği mücadeleyi hatırlatan Hatice, "Kürtçe haberciliğin gelişmesi için bütün Kürt kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti. Hatice, "Bütün Kürt kurumların kendi bünyesinde Kürtçe eğitimler vermesi gerekiyor. Her şeyin başı eğitimdir. Kürt gazeteciler olarak Apê Musa, Gurbetelli Ersöz ve Deniz Fırat'ın kalemi yerde kalmadı. Bundan sonra onların kalemiyle çalışmalarımıza devam edeceğiz" diye konuştu.
'En çok zorlandığımız konu yazmaktır'
"Kürtçe Muhabirlik Eğitimi" veren Gazeteci Gökhan Azad Altay ise Kürtçe eğitim verdikleri için mutlu olduklarını belirtti. Gökhan, "Kürtçe eğitime giren arkadaşlar az çok Kürtçeyi biliyorlar. Ancak Kürtçe yazma ve okuma konusunda sıkıntı yaşıyorlar. Bizler Kürtçe habercilik ve muhabirlik üzerinden eğitimimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 15 gündür eğitime başlamış. Sabah Kürtçe eğitim veriliyor, öğleden sonra da Kürtçe habercilik üzerinden eğitimizi tamamlıyoruz" sözlerini ifade etti. Kürtçe haberciliğin istenilen düzeyde olmadığını hatırlatan Gökhan, "Kürt gazetecilerin yaşadığı bir çok zorluk var. Devlet bu güne kadar Kürt dilini yasaklamış ve bu dil eğitim dili olmamış. En çok zorlandığımız konu yazmaktır. Bizimde çabamız bu eksikliğimizi tamamlamaktır. Ben eminim ki, büyük bir başarıyla bu eğitim sürecimizi tamamlayacağız" ifadelerine yer verdi.
'DİHA gerçekleri Kürtçe yansıtacak'
Türkiye'de Kürt medyasının durumuna da dikkat çeken Gökhan, "Türkiye medyasının içinde bulunduğu durum çok iyi değil. Azadiya Welat ve DİHA, Kürtçe habercilik için yayın yapıyor. DİHA içerisinde Kürtçe servisi var. Şimdi bizim çabamız bulunduğumuz konumdan çıkmaktır. Bundan sonra DİHA toplum gerçeğini Kürtçe yayıncılık ile yansıtacak. Artık içinde bulundurduğumuz duruma yeter demeliyiz. Biz, Musa Anter'in kalemine sahip çıkıp hem Kürtçe dilini, hem de Kürtçe muhabirliği geliştirmek zorundayız. O zaman rahatlıkla 'Apê Musa sen mezarında rahat uyu ve yaşa' demeliyiz" şeklinde konuştu.
'Kürtçe gazetecilik kadınlara çok şey kazandıracaktır'
Kürtçenin çok geniş bir yelpazeye sahip olduğunu dile getiren Gazeteci Hülya Okalin, "Toplum içinde çalıştığımız için dil bizim için çok önemlidir. Toplumun kendi dilini öğrenmesi içinde basına büyük bir rol düşüyor. DİHA, Kürtçe yayına geçiyor. Bu eğitimde bizim için gerekliydi. Kürtçe habercilik ve Türkçe habercilik arasında çok fark var. Ben inanıyorum ki, Kürt medyası kendi rolünü oynayacaktır. Yine kadın muhabirlere de çok iş düşüyor. Kadınlar hem toplumun, hem de kadınların sesi oluyor. Bu anlamda Kürtçe gazetecilik yapmak biz kadınlara çok şey kazandıracaktır" diye belirtti.
'Kürt muhabirler Kürtçe yazmalı'
Kürtçe gazetecilik yapan Nedim Oruç ise, gazetecilerin yaptığı haberler ile toplum üzerinde ciddi bir etkisi olduğuna dikkat çekerek, "Bizler burada başarılı bir eğitim yaparsak Kürt gazetecileri için örnek olabiliriz. Bende eskiden dil üzerinde çalışma yürütüyordum. İlk defa Kürtçe habercilik üzerinden eğitim alıyoruz. Bizler başarıyı sağlamak için işimize ciddi yaklaşacağız. Eğer Kürtler ya da Kürt medyası Türkçe konuşup haber yaparsa asimilasyon politikası başarılı olacaktır. Benim çağrım bütün Kürt muhabirlerin Kürtçe yazması içindir" sözlerine yer verdi.
'Misyonumuzu yerine getireceğiz'
Kürtçe eğitimin başladığı sırada okullarında boykot edildiğini hatırlatan Gazeteci Naime Akın, "Benim için Kürtçe habercilik çok anlamlıdır. Bence çok daha önce yapılması gereken bir eğitimdi. Ancak başlangıçlarda önemlidir. Eğitim ortamı çok iyi, ayrıca dil öğrenmek bize moral veriyor. Eğitimde 7 kadın arkadaş var. Bizlerde Kürtçe haberciliğin gelişmesi için kendimize düşen misyonu yerine getireceğiz" diye belirtti.
'İlk defa Kürtçe eğitime katılıyorum'
Kürtçeyi bilmediğini belirten Gazeteci Ruken Demir, "İlk defa Kürtçe eğitime katılıyorum. Kürtçe eğitim gördüğüm için çok mutlu oldum. Şimdiye kadar annem ile Kürtçe konuşamıyordum. Bundan sonra annemle Kürtçe konuşacağım. Aileme diyorum ki, benimle Kürtçe konuşun. Öğlene kadar Kürtçe eğitim, öğleden sonrada Kürtçe haberciliği öğreniyoruz. Bu bizim için büyük bir şanstır" ifadelerini kullandı.
'Değerlerimize sahip çıkacağız'
Gazeteci Hasan Yoldaş, "4 Nisan 2002'de DİHA yayın hayatına başladı. Ancak ilk defa Kürtçe habercilik konusunda eğitim veriyor. İlk eğitim devresine katılanlar bizler olduk. Bu anlamda çok mutlu oldum. İki yıldır DİHA bünyesinde muhabirlik yapıyorum. Ancak Türkçe yapıyordum. Gittiğimiz haberlerin kaynakları Kürtçeydi, ancak biz haber kaynaklarımızın çevirisini yapıyorduk. Bu bizim için büyük bir eksiklikti. Yine Kürtlerin yazılı bir tarihi yok. Şimdi yapacağımız her haber Kürt tarihine girecek. Bundan sonraki çabamız Kürtçe muhabirlik yapmak. Bizler ne kadar haberlerimiz Kürtçe yapsak ta sistem ya da iktidarın Kürt diline karşı baskıları devam edecek. Bizler bu toplumun sesi ve gözüyüz. Bizler halkla ne kadar Kürtçe konuşursak halkta kendisini o kadar dile getirecektir. Yine Apê Musa'nın katliamının 22'inci yılını geride bıraktık. Bizler onu takip eden gazeteciler olarak onun yarattığı değerlere sahip çıkacağız" dedi.
(pk/dc /mg)

