Cumartesi Anneleri kayıp Kenan Bilgin’in akıbetini sordu

14:43

JINHA


İSTANBUL- Cumartesi Anneleri eylemlerinin 495'inci haftasında 20 yıl önce gözaltında katledilen Kenan Bilgin'in akıbetini sordu. Konuşmaların ardından yapılan oturma eyleminde Kenan Bilgin’in en çok sevdiği Ahmet Arif şiirlerinden “33 Kurşun” dinletildi.


Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerin bulunması talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri oturma eyleminin 495'inci haftasında Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Cumartesi Anneleri’nin bu haftaki eyleminde, 12 Eylül 1994 tarihinde Ankara Dikmen’de gözaltına alınarak kaybedilen Kenan Bilgin’in akıbeti soruldu. HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ve Hafızayı Harekete Geçirme Merkezi’nin etkinlikleri kapsamında İstanbul’a gelen Şili’li Sanatçı Maria Jose Contreral ve Şili’li Antropolog Marcial Godoy da eyleme katılanlar arasındaydı.


‘İnsan zinciri ile şehri 11 dakika durdurduk’


Eylemde ilk olarak söz alan Marcia Jose Contreal, Şili’de toplumun bir kesiminin kimsenin kaybedildiğine inanmak istemediğini belirterek, “Geçen sene Şili darbesinin 40’ıncı senesiydi ve bir grup sanatçı olarak eylem yaptık. Santiago’nun merkezinde kaybedilmiş bin 200’den fazla kişiyi temsilen bin 210 kişi yere uzandı. ‘Görmek İstememek’ ismiyle gerçekleştirdiğimiz eylemde 11 dakika boyunca yerde yatarak insan zinciri oluşturduk. Şehri 11 dakika durdurduk. Unutmamak ve kaybedilenlerin acılarını yaşamak ve hatırlamak için yaptık bu eylemi” dedi.


‘AKP rejimi cezasızlık politikalarını sürdürüyor’


HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ise, Kenan Bilgin gibi Türkiye’de Kürdistan’da devlet güçlerince kaybedilmiş kişilerin değerleri ailelerinin acılarını paylaştıklarını belirterek, “Kenan Bilgin’in davası AİHM tarafından incelendi ve Türkiye’yi suçlu bularak ceza verdi. Kenan Bilgin unutulmayacak bir isim olarak hafızamızda kalmaya devam edecek. Devlet polisleri, kontra hareketleri, çeteleri her zaman korudu ve kolladı. Sermaye hükümeti olarak AKP rejimi onun devleti cezasızlık rejimini onun cezasızlık politikasını bütün devlet suçlarında bütün sermaye suçlarında sürdürüyor” diye konuştu.


‘Boyun eğselerdi onursuz olurlardı’


Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin, resmini tuttukları insanların düşüncelerinden hareketlerinden kişiliklerinden korktuklarını dile getirerek, “Kendi yargılarının önüne kendi adalet saraylarına bile çıkaramadılar. Çünkü bu insanların suçu yoktu. Düşündüklerinden ve muhalif kimliklerinden dolayı bu insanlar gözaltına alınıp kaybedildi. Onun için bunlar bunun hesabını vermek zorundadır. Burada resmini tuttuğumuz insanlar eğer ki, boyun eğselerdi onların dediklerini yapsalardı, onursuz bir şekilde yanımızda olurlardı. Bu insanlar onurlu gururlu insanlar ve bu yüzden sevdikleri için, inandıkları o güzel düşünceler için kaybedildiler” sözlerini ifade etti.


‘Gerçek dışı iddialarla dosya kapatıldı’


Cumartesi Anneleri adına açıklamayı yapan Derya Gazioğlu, Kenan Bilgin’in 12 Eylül 1994 günü Dikmen’deki otobüs durağından Ankara Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındığına dikkat çekerek, “Olaya tanıklık eden bir kişi İHD’yi arayarak bilgi verdi. Aynı operasyon kapsamında 10 kişinin daha gözaltına alındığı bilgisine ulaşıldı ve yasal girişimlere başlandı. Gözaltına alınanlar mahkemeye çıkarıldıklarında Kenan Bilgin aralarında yoktu. Avukat Murat Demir, 3 Ekim 1994 günü Kenan Bilgin’i emniyette görüyor. Yoğun işkence gören Kenan Bilgin kendisini tanıtarak avukata ‘Beni uzun zamandır burada tutuyorlar, mahkemeye çıkarmıyorlar, beni yok etmeyi amaçlıyorlar’ diyor” dedi.


‘Savcının görevini yapması engellendi’


Kenan Bilgin ailesinin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Selahattin Kemaloğlu’na başvurduğunu ve savcının başlattığı soruşturma kapsamında tanıkların dinlemesi ve ifadelerinin zapta geçirilmesi üzerine Kenan’ı bulmak ve faillere ulaşmak için girişimlerde bulunduğunu belirten Derya, “Savcının görevi yapması engellendi ve yaşamından endişe etmesine neden olan davranışlara maruz kaldı ve Ankara’dan sürüldü. Soruşturmayı yürüten savcı Özden Tönük ise tanık ifadelerinin, polisi ve devleti küçük düşürmeye yönelik gerçek dışı iddialar olduğunu içeren üç sayfalık rapor yazdı ve dosyayı kapattı” diye konuştu.


Yapılan açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı eylemde Kenan Bilgin’in çok sevdiği Ahmet Arif şiirlerinden ‘33 Kurşun’ dinletildi.


(dk/mg)