Jesca için yürüyen kadınlar yolu trafiğe kapattı
15:29
JINHA
İSTANBUL – Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce kadın, Ugandalı Jesca’nın katledilmesine tepki göstermek amacıyla yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından yolu trafiğe kapatan kadınlar 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.
Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu, 6 Eylül tarihinde katledilen Ugandalı göçmen Jesca Nankabirwa'nın katil zanlısının serbest bırakılmasına karşı tepkilerini dile getirmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Jesca'nın kaybolduğu yer olan Kurtuluş Son Durak’ta bir araya gelen yüzerce kadın, yürüyüş öncesi basın açıklaması düzenledi. "Kadın cinayetlerine karşı tacize tecavüze son. Göçmen kadınlar yalnız değildir" yazılı pankartını açan kadınlar, "Stop femicide in Turkey", "Jesca yaşamını kazanmak için geldiği Türkiye'den tabutla uğurlandı", "Tokattan cinayete bir şans daha verme", "Göçmen kadınların ucuz ve iş güvencesiz çalışmasına izin verme", "Ben Afrikalıyım", "Ben Ugandalıyım" yazılı dövizler taşıdı.
'Hükümet acil harekete geçsin'
Açıklamada sık sık, "Erkek adalet değil, gerçek adalet", "Emeğimiz kimliğimiz bizimdir", "Polis uyuma tecavüze göz yumma", "Meclis uyuma cinayeti engelle" şeklinde sloganlar atıldı. Basın metnini kadınlar adına Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu üyesi Özgül Kaptan okudu. Özgül, Jesca'nın yaklaşık bir yıldır Türkiye'de çalışarak memleketindeki çocuklarının masrafını karşıladığını belirterek, "Yaşamını kazanmak için gelen Jesca tabutla uğurlandı" ifadesinde bulundu. Jesca'nın arkadaşlarının çabası ile kaybolduktan dört gün sonra Yenibosna Hastanesi'nin morgunda bulunduğunu söyleyen Özgül, "Jesca bu ülke yasalarının değersizleştirdiği, sahipsizleştirdiği göçmen bir kadın olduğu için katledildi" dedi.
‘Jesca’yı öldüren kişi cezasız kalmamalı’
Jesca gibi yüzlerce kadının her gün aynı baskı ve yaşam tehdidi ile karşı var olma savaşı verdiğine dikkat çeken Özgül, hükümetin acil harekete geçmesi için şu taleplerde bulunuldu:
"- Jesca'yı öldüren kişinin cezasız kalmaması,
- Acil olarak, Türkiye'de yaşayan göçmen kadınların cinsel şiddete uğradığında başvurabileceği, güvenlik kuvvetleri dışında, sivil ve çok dilli bir kriz merkezi kurulması,
- Sınır dışı edilme korkusu olmadan sağlık, barınma ve hukuki destek sağlayan koruma mekanizmalarının oluşturulması,
- İstanbul Sözleşmesi'nin göçmenleri de kapsayan şiddeti önleme ve koruma hükümlerinin hayata geçirilmesini talep ediyoruz."
Kadınlar yolu trafiğe kapattı
Açıklamanın ardından kadınlar, Pangaltı Metro girişine kadar yürüyüş gerçekleştirdi. "Meclis uyuma kadın cinayetlerini durdur", "Erkek şiddetine son", "Yaşasın kadın dayanışması" şeklinde slogan atarak yürüyen kadınları çevre esnaf ve yurttaşlar alkışlarla destekledi. Metro girişinde yürüyüşü sonlandıran kadınlar yolu trafiğe kapatarak, burada beş dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi.
'Göçmen kadınlar şikayette dahi bulunamıyor'
Oturma eyleminde kendisi de göçmen olan Jesca'nın arkadaşı Sara kısa bir konuşma yaptı. Yoksulluk ve savaşın göçe zorladığı yüz binlerce kadının, sadece göçmenlik konumu, cinsiyeti ve tenlerinin renginden dolayı ayrımcılığa uğradığını ifade eden Sara, "Çoğu göçmen kadın sınır dışı edilme korkusu ile yaşadığı taciz, tecavüz ve fiziksel şiddeti şikayet bile edemiyor. Türkiye'de yeterli olmayan adalet ve koruma desteği, kağıtsız göçmen kadınlar söz konusu olduğunda tamamen ortadan kalkıyor" dedi.
Sara'nın konuşmasının ardından eylemlerini sonlandırdı.
(zd/mg)

