'Kobanê yalnız bırakılırsa bu kan herkesi boğar!'

08:53

 


Handan Tufan / JINHA


İZMİR - Günlerdir IŞİD'in saldırılarıyla karşı karşıya kalan Kobanê'nin büyük bir direniş sergilediğini ve destan yazdığını belirten Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Zerrin Kurtoğlu, "Bu savaş insan onuruna saldıranlarla, onuruna sahip çıkanlar arasındadır. Bu nedenle Kobanê'de savaşan Kürtlere sahip çıkmak, kendi onurumuza sahip çıkmak demektir. Eğer Kobanê yalnız bırakılırsa, bu kan herkesi boğar" dedi.


IŞİD'in Kobanê'ye yönelik saldırılarını ve bu saldırılar karşısındaki direnişi değerlendiren Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. Zerrin Kurtoğlu, Kobanê direnişini selamladığını belirterek, "IŞİD'in açık-gizli müttefiklerinin desteğiyle üç koldan Kobanê'ye yönelik başlattığı saldırıya karşı, Kürtler günlerdir müthiş bir direniş ve destan yazıyorlar. Ama onların direnişinin dayanışma ile güçlendirilmesi gerek. Zira onlar yalnızca IŞİD'e değil, kendileri üzerinde oynanan emperyalist oyunlara karşı da tek başlarına direniyorlar" dedi. Kobanê halkına reva görülen zulme karşı direnişe sahip çıkmak ve başta Türkiye olmak üzere tüm dünyada dayanışma eylemleri düzenlemenin insanlık borcu olduğunu kaydeden Zerrin, "Kendisine insanım diyen herkesin gözünü, aklını ve gönlünü Kobanê'ye çevirmesi ve onurları için savaşan Kürtleri bu defa yalnız bırakmaması gerekiyor" diye belirtti.


'Kobanê'ye sahip çıkmak onurumuza sahip çıkmaktır'


Bu savaşın sadece Kürtlerin savaşı olmadığına dikkat çeken Zerrin, "Bu savaş insan onuruna saldıranlarla, onuruna sahip çıkanlar arasındadır. Bu nedenle Kobanê'de savaşan Kürtlere sahip çıkmak, kendi onurumuza sahip çıkmak demektir. Eğer Kobanê yalnız bırakılırsa, bu kan herkesi boğar" diye belirtti. Kanın önce Müslüman halkları boğacağına dikkat çeken Zerrin, "Saldırılarını İslam Devleti adı altında gerçekleştirenlerin İslam ile ilgili olmadığını düşünen Müslümanlar çok önemli bir sınavla karşı karşıyadırlar. Gazze için sokaklara döküldükleri gibi şimdi de Kobanê için sokaklara dökülmeliler. Eğer gerçekten bu vahşi, barbar, soykırımcı zihniyetin İslam'la ilgisi yoksa, İslam'ı bu vahşetten tenzih edecek olanlar yine Müslümanlardır. Aksi takdirde Müslüman kalamazlar, ya da Müslümanlık bundan ibaret olur" ifadelerine yer verdi.


'Bu küçük ve onurlu ülke için bir şeyler yapılmalı'


Türkiye soluna çağrı yapan Zerrin, "Bu kan, sonra Türkiye solunu boğar. Türkiye solu, nasıl geçmişte Filistin'i sahiplendiyse şimdi de Kobanê'yi sahiplenmek durumundadır. Ortadoğu'da gerçekleşen bir devrimi ve aslına bakarsanız kurulduğundan bu yana direnen Rojava'yı ve Kobanê'yi görüş alanınızdan çıkartarak devrimci kalamazsınız. Devrim Rojava'dır ve devrimciler Kobanê'nin yanında olmalıdırlar. Rojava için şimdi bir şey yapılmıyorsa bu kan, sonra Türkiye'deki ve tüm dünyadaki demokrasi güçlerini boğar. Bu küçük ve onurlu ülke için şimdi bir şey yapmıyorlarsa, varlıkları yalnızca isimden ibaret demektir" sözlerini ifade etti.


'Kobanê için her yerde direniş olmalıdır'


Tüm demokrasi güçlerinin, Kobanê'nin yanında yer alması gerektiğini sözlerine ekleyen Zerrin, "Bunun için uluslararası çağrılar ve eylemler yapılmalıdır. HDP milletvekillerinin Cenevre'de Birleşmiş Milletler binası önünde başlattıkları açlık grevi iyi bir başlangıç. Ama kitleler bu eyleme sahip çıkmalı ki dayanışma büyüyerek güçlensin. Acilen iki yönlü dayanışma ile Kobanê için harekete geçmek gerekiyor. Hem oradaki direnişe destek vermeli, hem de ölümden ve zulümden kaçarak ülkemize sığınan insanlara destek verilmelidir. Her yer Kobanê, her yer direniş olmalıdır. Topraklarını terk etmek zorunda kalan Kobanêlilere ve aynı zulme maruz kalan Şengallilere, insanca yaşam koşullarının bir an önce sağlanabilmesi için Türkiye Devleti'ne ve uluslararası kurumlara düşen ödevlerin yerine getirilmesi yönünde çağrı eylemleri yapılmalıdır" şeklinde konuştu.


(ht/mg)