Askerin IŞİD kasaturası ile tehdidi Başbakan’a soruldu

12:02

 


JINHA


ANKARA - Uzman çavuş olduğu belirtilen bir askerin Suruç’ta IŞİD’in Kobanê saldırısını protesto eden bazı kişileri IŞİD’e ait olduğu belirtilen kasatura ile tehdit etmesini Meclis gündemine taşıyan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na “Söz konusu uzman çavuş bu gücü kimden ve nereden almaktadır? Uzman çavuş insanlık dışı bir örgüt olan IŞİD mensupları ile hangi zeminde ve nasıl ilişki kurabilmektedir?” diye sordu.


HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, AKP ile IŞİD arasındaki ilişkiyi, asker ve polislerin Kobanê saldırısını protesto eden kitleye yönelik sert müdahalesini ve bir uzman çavuşun IŞİD’e ait olduğu belirtilen kasaturayı ile halkı tehdit etmesini Meclis’e taşıdı. Konu hakkında Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yazılı soru önergesi sunan Faysal, uluslararası ve bölgesel gerici güçlerin Ortadoğu’daki yıkıcı truva atı olan IŞİD’in halklar ve inançlar üzerinde bir soykırım politikası uyguladığına işaret ederek, “Fundamentalist bir örgüt olan IŞİD, Ortadoğu’nun yeniden dizayn edilmesi için paramiliter bir güç olarak kullanılmaktadır. Hegemonik güçlerin esareti altında bulunan ezilen halklar ve inançların özgürlük taleplerini insanlık dışı yöntemler ile ezmeye çalışan IŞİD çete örgütünün ilk hedefi bu anlamda Rojava devrimi olmuştur. IŞİD, saldırdığı yerlerde binlerce insanı katlederken büyük mülteci hareketlerine de neden olmaktadır. Musul’u işgali ardından elde ettiği tanklar, füzeler ve Amerikan Humvee’lerini kullanarak Şengal’deÊzidî Kürt halkına karşı soykırımda bulunan IŞİD, 15 Eylül günü Rojava’nın Kobanê Kantonu’na üç koldan saldırarak büyük bir soykırım girişiminde bulunmuştur” diye belirtti.


‘Asker insafsızca saldırdı’


Kobanê halkının karşı karşıya olduğu işgal ve soykırım riskine karşı Kürt halkı ve dostlarının kamuoyunda duyarlılık yaratmak amacı ile Urfa’nın Suruç İlçesi’nde eylem ve etkinlikler düzenlediğini kaydeden Faysal, sınır hattında yapılan bu demokratik eylemlere askerlerin gaz bombaları, coplar ver gerçek mermiler ile müdahale ettiğini aktardı. Yapılan sert müdahale sonucu onlarca kişinin askerlerin insafsızca müdahalesi sonucu yaralandığını, çok sayıda kişinin dövülerek gözaltına alındığını ve sivillere ait araçların askerler tarafından ateşe verilerek yakıldığı bilgisini veren Faysal, önergede şunları belirtti: “22 Eylül günü yapılan bu insanlık dışı saldırıda şahsım da hedef gözetilerek, polislerin coplu ve yumruklu saldırısına maruz kaldım. Eyleme dönük bir müdahalenin olmaması için Urfa Emniyet Müdürü başta olmak üzere diğer mülki amirler yaptığımız görüşmeler neticesiz kalmıştır. Kitleye dönük sistematik olarak yapılan operasyonu bizzat Urfa Emniyet Müdürü yürütmüştür. Sınır hattında geniş bir alanda yapılan bu saldırılarda asker ve polisler halkı ölüm ile tehdit etmiştir. Asker ve polislerin müdahalesi sonucu Suruç’a bağlı Etmanika Jêrîn (Aşağı Etmanik) köyünde mahsur kalan yurttaşlara yönelik askerlerin ölüm tehdidinde bulunmuştur. Saldırılar esnasında köyde mahsur kalan yurttaşların tahliyesi için gittiğimiz köyde hemen yanı başımda bir uzman çavuş üzerinde Arapça yazıların olduğu kasaturasını çıkararak, ‘Elimde gördüğünüz bu kasaturayı bir IŞİD militanı hediye etmiştir. Bu kasatura ile 27 kişinin kafası kesilmiş’ diyerek halka yönelik pervasızca tehditlerde bulunmuştur. Daha sonra konusu uzman çavuşun bir önceki gün Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak ile tartışan asker grubunun içinde olduğu görgü tanıkları tarafında tespit edilmiştir. Suriye ve Rojava sınırında görev yapan asker ve polislerdeki bu bağnaz yaklaşım halka dönük ciddi bir katliam potansiyelini taşımaktadır. Bu gayri insani ve düşmanca yaklaşım nedeni ile neredeyse hafta sınırda bir Rojavalı keyfi olarak katledilmektedir”.


‘Rehinelere karşı Kobanê’


Asker ve polislerin halkın en makul demokratik tepkilerine karşı tahammülsüzlüğü ve sert tavrının AKP’nin IŞİD ile arasına mesafe koymaması ve IŞİD’e sunduğu dolaylı ya da direk destekten kaynaklandığına dikkat çeken Faysal, “AKP Hükümeti’nin özellikle özellikle ‘Arap Baharı’ sürecinde yürüttüğü Sünni eksenli politika nedeni ile köktenci İslami örgütler ile gizli olarak siyasi ve askeri ilişkiler kuruldu. AKP Hükümeti’nin dış ve iç siyasette izlediği ümmetçi politika Ortadoğu’da halkların binlerce yıllık tarihsel mirasını ve kültürel/siyasal kimliğini çatışma ve kaos içerisine sürüklemiştir. Kobane’ye yapılan saldırıların da bu stratejik hedefin bir parçası olduğu şeklinde kamuoyunda yaygın bir kanaat mevcuttur. Konsolosluk rehinelerinin bırakılmasının ertesinde Kobanê’ye başlayan saldırlar bu şüphelerin daha da arttırmaktadır” sözlerine yer verdi.


‘Asker cesareti kimden alıyor?’


Faysal, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yanıtlaması talebi ile şu soruları sordu:


-Ortadoğu’da ezilen halklara ve inançlara karşı vahşice yöntemlere başvuran IŞİD’e karşı Hükümetinizin tutumu nedir?


-Ulusal ve uluslararası kamuoyunda Suriye, Rojava ve Irak’ta  büyük toplumsal yıkımlar ve soykırımlar gerçekleştiren IŞİD ve EL Nusra gibi örgütlerin Türkiye tarafından desteklendiği yönünde yaygın bir kanaat bulunmaktadır. Türkiye’ye ilişkin bu genel kanı neden sürekli dillendirilmektedir? Bu iddianın doğruluğu nedir? Bu konuda kamuoyunu ikna edecek bir açıklamada bulunmayı düşünüyor musunuz?


-Ortadoğu’da yaşanan kaosta Hükümetin iç ve dış politikada izlediğiniz Neo-Osmanlıcı ve mezhepçi politikanın etkisi nedir?


-Türkiye fundamentalist bir örgüt olan IŞİD’e karşı bu güne kadar hangi önlemleri almıştır? Türkiye’yi bir üs ve geçiş noktası olarak kullanan IŞİD’e karşı bir eylem planınız var mı?


-IŞİD’in Kobane’ye gerçekleştirmek istediği soykırım ve işgal harekatına karşı demokratik tepkilerini dile getiren kitleye yönelik sert müdahale hükümetin aldığı merkezi bir karar mıdır? Bu demokratik eylemlerine yapılan saldırıların gerekçesi nedir?


-Kitleye ve şahsıma yönelik coplar, gaz bombaları, kaba dayak ve gerçek mermiler ile şiddet eyleminde bulunan asker ve polislerle operasyonu yöneten Urfa Emniyet Müdürü hakkında herhangi bir soruşturma ya da inceleme başlatılmış mıdır?


-23 Eylül günü yapılan eylem esnasında sivillere ait araçları yakan askerler tespit edildi mi? Tespit edildi ise askerler hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?


-Suruç’a bağlı EtmanikaJêrîn (Aşağı Etmanik) Köyü’nde kasaturasını çıkararak, “"Elimde gördüğünüz bu kasaturayı bir IŞİD militanı hediye etmiştir. Bu kasatura ile 27 kişinin kafası kesilmiş" diyen Uzman Çavuş tespit edilmiş midir? Tehdit edilen şahısların ve görgü tanıklarının ifadesine başvurulmuş mudur? Söz konusu uzman çavuş bu gücü kimden ve nereden almaktadır? Uzman çavuş insanlık dışı bir örgüt olan IŞİD mensupları ile hangi zeminde ilişki kurabilmektedir? Uzman çavuş, IŞİD mensubundan hangi yollar ile kasaturayı almıştır?


-Türkiye, Musul’da “alıkonulan” rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Kobanê saldırısında kullanılmak üzere IŞİD’e askeri ve lojistik destekte bulunduğu yönündeki iddia doğru mudur? İleri sürülen anlaşma karşılığında TCDD’ye ait trenler ile IŞİD’e cephane taşındı mı? Söz konusu bu iddia hakkında herhangi bir soruşturma ya da inceleme başlatılmış mıdır?


(mg)