Kürtaj ve Roboski'yi bir tutan zihniyetle oluşan yasak!
08:46
Sarya Gözüoğlu - Şehriban Aslan / JINHA
AMED - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kürtajın Uludere'den farkı yok" sözlerinin ardından oluşan kürtaj algısına ilişkin konuşan TAPV Koordinatörü ve Program Eğitmeni Eylem Karakaya, "Bu muhabbetin ardından hem sağlık personeli, hem de halk tarafından kürtajın yasak olduğu biliniyor. Fakat yasa değişmedi. Bu söylemle birlikte toplumsal bir yasak oluştu" dedi.
Kadınların istedikleri zaman çocuk sahibi olma hakkının bile elinden alındığı son dönemlerde kadınlar kendi bedenlerinden uzaklaştırılıyor ve yaşamlarına yabancılaştırılıyor. Türkiye Aile Planlaması Vakfı (TAPV) Koordinatörü Eylem Karakaya, konuya ilişkin olarak kadınları bilgilendirmek amacıyla TAPV'ın düzenlediği programların eğitmenliğini yapıyor. Kadınların doğurganlığının düzenlenmesi hakkı üzerine konuşan Eylem, "aile planlaması" kavramının yerine "doğurganlığın düzenlemesi" kavramını kullandıklarını belirtti. Geçmişte aile planlaması kavramının bir anlam ifade ettiğini söyleyen Eylem, "Artık bu durumun hak temelli olmasından kaynaklı 'doğurganlığın düzenlenmesi terminolojisi' demeyi kabul ediyoruz" diye belirtti.
'Amaç kadının kendi bedenini tanımasını sağlamak'
"Doğurganlık düzenlenmesi" kavramının içeriğinin sadece kadınların yöntemlere erişimlerini kapsamadığını dile getiren Eylem, "Doğurganlık sadece kadın bedeni üzerinden gerçekleştiği için, burada kendi bedenini tanımasından tutun, kendi bedeni ile kurduğu ilişki, onlara bedenini tanıtmak, bedenini istediği gibi kullanmayı sağlamak yatıyor" dedi. Eylem, bir diğer çalışmalarının ise kadının bedeni ile ilgili farkındalık yaratmak ve bunların hak temelli olduğu, talep etmesi ve kendi sağlığı ile ilgili taleplerde bulunması gerektiğini anlatmak olduğunu belirtti.
'Kadınlar yöntem bulmakta zorlanıyor'
Kadının istediği zaman gebe kalmayı kendisinin planlaması, gebelik esnasında hizmet talep etmesi, gebelik istemiyorsa da bir takım yöntemlere erişmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Eylem, "Ülkemizde o yöntemlere erişim son yıllarda kısıtlandı. Kadınlar yöntem bulmakta zorlanıyor. Yöntemlerin yasaklandığını sanıyor kadınlar ve bir şekilde gebe kalıyor. İstenmeyen gebelikleri sonlandırmakla ilgili de bir sorun var. Çünkü 2012 yılında Tayyip Erdoğan'ın 'Kürtajın Uludere'den farkı yok' muhabbetinin arkasından hem sağlık personeli hem de halk tarafından kürtajın yasak olduğu biliniyor. Fakat yasa değişmedi. Bu söylemle birlikte toplumsal bir yasak oluştu" dedi.
'Sadece kadınlarla değil kurumlarla da çalışıyoruz'
Sadece kadınlarla değil, kurumlarla da çalışarak programı anlattıklarını kaydeden Eylem, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumlarının, birlikte çalıştıkları kurumlar arasında olduğuna işaret etti. Tüm bu çabalar içerisinde en etkili olanın kadın ve şiddet konularını kurumların gündemlerine getirmek olduğunu ifade eden Eylem, "Kadınlar sağlıkla ilgili yaşadığı her süreçte her gün şiddet görüyor. Belki bir kadın her gün yumruk yemiyor. Ama her gün sağlığına ilişkin bir şiddete maruz kalıyor. Hem kurumlarda hem de kadınlarda bu konuda farkındalık yaratmak gerekiyor" şeklinde konuştu.
Kadının sağlık alanında uğradığı şiddetin bir politika olduğuna dikkat çeken Eylem, "Bu konu sadece sağlıkçıların alanı değil. Yerel yönetimden Milli Eğitime kadar, her türlü kadın meselesine daha bütüncül yaklaşılması gerekir. Kadın politikasının içine kesinlikle sağlık alanı yerleştirilmeli" ifadelerinde bulundu.
(sg-şa/gk/mg)

