Cumartesi Anneleri Hüseyin Morsümbül'ün akıbetini sordu

13:18

JINHA


İSTANBUL - Cumartesi Anneleri eylemlerinin 496'ıncı haftasında 34 yıl önce gözaltına alınarak kaybedilen lise öğrencisi Hüseyin Morsübül'ün akıbetini sordu. Hüseyin Morsümbül'ün kardeşi Şahin Morsümbül, ağabeyinin gözaltına alınmasından sonra sürekli polis baskısı gördüklerini belirterek, insanlara kayıplar için sessiz kalmama çağrısında bulundu.


Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetlerinin araştırılması ve faillerin bulunması talebiyle her hafta gerçekleştirdikleri oturma eyleminin 496'ıncı haftasında Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. "Failler belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açan Cumartesi Anneleri, ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ile kırmızı karanfiller taşıdı. Cumartesi Anneleri’nin bu haftaki eyleminde, 34 yıl önce gözaltına alınarak kaybedilen Hüseyin Morsümbül'ün akıbetini sordu. Eylemde Hüseyin Morsümbül'ün annesi Fatma Morsümbül tarafından oğluna yazılan mektup okundu. Hüseyin Morsümbül'ün kardeşi Şahin Morsümbül, ağabeyinin gözaltına alınmasından sonra sürekli polis baskısı gördüklerini belirterek, "Cumartesi Annelerinin mücadelesi olmasaydı daha çok kayıplar verilecekti. Bu mücadele kayıpların önüne geçti. Sessiz kalmayın gelin yanımızda oturun, kayıpların sesine ses katın" dedi.


'Babası gözaltına alınarak işkencelerden geçti'


Cumartesi Anneleri adına basın açıklamasını yapan Sebla Arcan, 496 haftadır hükümetlerin kayıp ailelerinin adalet çağrısını boşlukta bıraktığını belirterek, devletin kayıplar gerçeğini karartmaya, failleri korumaya devam ettiğini söyledi. Sebla, 12 Eylül askeri darbesinden 6 gün sonra Hüseyin Morsümbül ailesinin Bingöl'deki evi Yüzbaşı Durmuş Coşkun Kıvrak komutasındaki asker ve polisler tarafından basıldığını söyleyerek, "Ailenin lise öğrencisi Hüseyin gözaltına alındı. 'Oğlumu nereye götürüyorsunuz?' diyen annesine 'ifadesini alıp bırakacağız' denildi. Hüseyin, elleri ve gözü bağlı bir şekilde askeri araca bindirilerek Bingöl Askeri Tugay Komutanlığı'na götürüldü" diye konuştu. Ailenin sorularına karşılık olarak Hüseyin'in yüksek güvenlik önlemler ile korunan taburdan kaçtığı ve bunun üzerine Hüseyin'in anne ve babasının da gözaltına alındığını belirten Sebla, "Baba Hanifi Morsümbül ağır işkencelerden geçti. Olaydan 5-6 gün sonra anne Fatma ve baba Hanifi Morsümbül askeri savcılık tarafından ifadesi alındı. Ama Hüseyin'in kaybedilmesi ile ilgili hiçbir işlem yapılmadı, dosya bile açılmadı. Hüseyin'den bir daha haber alınamadı" diye belirtti.


'12 Eylül cuntasının baş aktörleri yargılanmalı'


Olaydan 4 sene sonra o tugayda bulunan bir askerin Hüseyin Morsümbül’ün ailesine telefonla ulaştığını söyleyen Sebla, "Hüseyin'in işkencede öldürüldüğünü ve battaniye ile sarılarak Genç ilçesine doğru götürüldüğünü söyledi. 'Dava açarsanız tanıklık yaparım' dedi. Hüseyin'in akıbeti konusunda hiçbir şey yapmayan devlet, 2003 yılında Hüseyin'i ‘askerliğini yapmamış’ diye vatandaşlıktan çıkardı" diye konuştu.  Sebla son olarak, Hüseyin Morsümbül'ün kaybedilmesinde doğrudan sorumlu tuttukları, Emekli Albay Durmuş Coşkun Kıvrak'ın, Hüseyin'i işkence ile sorgulayan diğer askeri unsurların ve 12 Eylül cuntasının baş aktörü olan Kenan Evren'in 'Hüseyin Morsümbül'ü gözaltında kaybedilme suçundan yargılanmasını' istediklerini kaydetti.


(dk/mg)