Ortadoğulu kadınlar ülkelerine dair raporlarını sundu
16:17
JINHA
AMED – Diyarbakır’da düzenlenen Ortadoğu Bölge Hazırlık Toplantısı’na farklı ülkelerden katılan kadınlar, ülkelerine dair raporlarını sundu. İran, Irak, Filistin, Afganistan, Lübnan, Mısır ve Tunus’tan gelen kadınlar, ülkelerinde kadınların yaşadığı temel sorunları aktararak, kadınların bu sorunlar karşısında mücadele yürüttüğünü belirtti.
DÖKH öncülüğünde Diyarbakır’da düzenlenen 2. Dünya Kadın Konferansı’nın Ortadoğu Bölge Hazırlık Toplantısı’nda farklı ülkelerden gelen kadınlar, ülkelerine dair raporlarını sundu. Federal Kürdistan Bölgesi’ndeki kadın sorunlarını aktaran Kürt Kadın İlişki Merkezi (RPAK) aktivisti Meral Çiçek, IŞİD’in saldırılarıyla kadınların zarar gördüğüne dikkat çekerek, “Kadınlar IŞİD tarafından pazarlarda satıldı. Çetelere seks kölesi olarak verildi. Bunun karşısında çaresiz olan birçok kadın intihar etti” dedi. Meral, bu saldırılara karşı kadınların Kürdistan Özgür Kadınlar Örgütü’ne (RJAK) katılarak, öz savunmasını geliştirdiğini belirtti. Meral, Federal Kürdistan’daki tüm kadınların gündeminin IŞİD ve IŞİD’e karşı mücadele olduğuna dikkat çekti.
‘İran’da kadın toplumsal olan her şeyden uzak’
İran’da kadının yaşadığı sorunları aktaran Zilan Neqede, İran’da kadınların öncülük ruhlarının geliştiğini ve bunun İran rejiminin İslam adı altında kadına yönelik şiddetini arttırdığını ifade etti. Birçok kadın gazetecinin düşüncelerinden dolayı tutuklandığını belirten Zilan, baskıların kadınları düşüncelerinden vazgeçiremediğini ifade etti. Egemen sistem tarafından kadının sürekli toplumdan uzaklaştırılmak istendiğine ve farklı isimlerle kadınların evlerine hapsedildiğine dikkat çeken Zilan, kadının toplumsal olan her şeyden yoksun olduğunu söyledi.
‘Filistin’deki savaş en çok kadın ve çocukları etkiliyor’
Filistinli kadınlar adına konuşan Sana Shalaldah, 1968 ve daha sonrasında Filistin’in Batı Şeria ve Gazze olarak ayrılmasının kadın mücadelesini zorladığını ifade ederek, “Filistin’de İslamcılar çoğunluğu oluşturmakta, demokratik ve sol partiler ise daha çok kendi yaşam mücadelesini verdikleri için Filistin’de kadın sorununa eğilmemektedir” diye belirtti. Sana, mevcut partilerin genellikle kendi çıkarlarını, kadınların çıkarının önünde tuttuklarını kaydetti. Zor savaş koşullarına rağmen kadına ait birtakım dernek ve organların bulunduğunu aktaran Sana, kadınların bir diğer kazanımının ise kadının seçme ve seçilme hakkı ile birlikte yerel yönetimlerde yer edinmesi olduğunu dile getirdi. Sana, savaştan en çok kadın ve çocukların zarar gördüğünü aktararak, “Güçlerimizi birleştirerek mücadele etmemiz gerekiyor. Kadınlar için yasarın oluşturulması için mücadele etmeliyiz” dedi.
‘Lübnan’da bir iç savaş tehlikesiyle karşı karşıyayız’
Lübnan’da kadınların eski kazanımlarının ellerinden alındığına dikkat çekerek konuşmasına başlayan Saada Dip Alwa, “Sömürge kültürünü yaymaya çalışan küçük ülkelerle kadına şiddet artmakta. Halkları doğrudan tehdit eden IŞİD gibi ve sömürge kültürüne hizmet eden kültürlerin doğurmuş olduğu sorunlar var. Ancak kazanımlarımızı kaybetmeme noktasında mücadele etmeliyiz” diye belirtti. IŞİD’in Lübnan’da 20 bin kadar silahlı askerinin bulunduğunu aktaran Saada, “Bizler bu nedenle büyük bir iç savaş tehdidiyle karsı karşıyayız” diye konuştu. Fuhuş çetelerinin oluştuğuna dikkat çeken Saada, “Özellikle de ailesinden uzak olan kadınlar fuhuşa sürükleniyor. Ve fuhuşa sürüklenenlerin yaşı 12 ve üstü olarak biliniyor” sözlerine yer verdi.
‘Afganistan’da kadına yönelik cinsel saldırılar arttı’
Afganistan’dan gelen Amilia Spartak, 35 yıldan fazladır Afgan kadınlarının savaşta yer aldığını dile getirerek, “Afganistan’da kadın demokrasisi organizesi çok eskidir. Ancak Taliban’ın tehdidinden sonra birçok kadın iş yaşamından uzaklaşmak zorunda kaldı. Kadına yönelik özellikle cinsel saldırılar çok arttı. Kentte üniversite açıldı ama kırsalda okullar kız çocuklarına kapalı. Okusalar bile şehre gelip eğitimlerini tamamlamalarına aileleri izin vermiyor. Kadının erkeklere karşı hakları yok” şeklinde aktardı. Mısır’da yaşayan kadınların sorunlarını aktaran Nour Alhadazaki ise, “Kadını sadece ailede eş ve doğuran olarak görüyorlar. Mısır’da kadınlar çocuk yaşta evlendiriliyorlar. Yasalarda bir çocuk 9 yaşında evlenebilir deniliyor” dedi.
‘Tek amacımız haklarımızı geri alabilmek’
Salwa Benafiaep Giga de, Tunus’taki kadın hareketinin 3 bin yıl öncesine dayandığını ancak İslami hükümetin yasalarıyla haklarının ellerinden alındığını belirtti. Salwa, “Anayasa’da ‘Kadın aile içerisinde tamamlayıcıdır’ diye bir ifade var. Bizde ‘hiçbir zaman kadınlar olarak tamamlayıcı olmayacağız’ dedik ve sokaklara çıktık. Ondan sonra ‘Kadın erkek eşittir’ ibaresi yer aldı. Şimdi tek amacımız kaybettiğimiz tüm hakları geri alabilmek. Sokaklara çıkıyoruz ve siyasi partilerin kadınlar için bir araya gelmelerini istiyoruz” şeklinde konuştu.
Toplantı kadınların sunumları ve tartışmalarıyla devam ediyor.
(ekip/mg)
