Berivanlar dağların eteğine Zap'ın kenarına beriye gidiyor
10:30
JINHA
COLEMÊRG - Mezopotamya coğrafyasının en belirgin motiflerinden olan berivanlar, günümüz kapitalist modernitesi karşısında hala varlığını sürdürüyor. Dizê Köyü'nde de ilkbahardan sonbahara kadar kadınlar beriye gidiyor. Çiseleyen yağmura aldırış etmeden ulusla kıyafetleriyle beriye giderken türküler söyleyen, halaylar çeken berivanlar, beri kültürünü çocuklarına da öğretiyor.
Kürt geleneği ve asırlar öncesine dayanan berivanlık, Kürt kadınlarının hem geçim kaynağı oldu, hem de yaşamları boyunca sürdürdükleri bir gelenek haline geldi. Hakkari'ye bağlı Çimenli (Dizê) Köyü'nde yaşayan kadınlar da, ulusal kıyafetlerini giyerek, çiseleyen yağmur altında dağların eteklerinde, Zap suyunun kenarında beriye gidiyor, koyunlarını, keçilerini sağıyor. Koyunları sağarken türküler söyleyen, zaman zaman koyunları beklerken halay çeken, sohbetler eden berivanlar, yanlarında çocuklarını da getirerek, bildiklerini onlara aktarıyor. Bir yılın yarısını beride geçiren berivanlar, aynı zamanda tarımla da uğraşıyor, kendi bahçelerini ekiyorlar. Berivanlar, köylerin doğal kaynaklarıyla yaşamlarını sürdürürken, gülen gözleri ile dikkatleri üzerlerine çekiyorlar. Şehir yaşamının köyler kadar güzel olmadığını dile getiren berivanlar, "Şehirlere göre köy yaşamı daha güzel. Burada her şey organik. Yoğurt, tereyağı, peynir, meyve, sebze bütün ürünlerimizi kendimiz yapıyoruz, ekip biçiyoruz ve bundan büyük keyif alıyoruz. Şehirlerde ise yiyecekler ilaçlı ve tatsız" diyor.
Berivanların berideki neşesi dikkat çekiyor
Yaşamı boyunca beriye güle oynaya gittiğini söyleyen berivanlardan Hamide Kurt, küçük yaşlarından beri beriye geldiğini belirtti. Berinin, ilkbaharda başladığını, altı ay sürdükten sonra ise sonbaharda bittiğini ifade eden Hamide, "İlkbahardan sonbahara kadar koyun sağıyoruz ve biraz da koyunlara bağlı. Koyunlar süt verdikçe geliyoruz, sütü kuruduğunda artık gelecek seneye bırakıyoruz" dedi. Keçilerini sağmaya gelen ve gülüşüyle neşe veren Hamide, "Biz buraya gelmeyi seviyoruz, çok güzel havası, suyu var ve geldiğimizde çok eğleniyoruz. Sohbetler, türküler, espriler yapıyoruz. İnanın çok güzel" dedi, berivanlık için. Türküler eşliğinde halay çeken berivanların vakitlerinin neşeli geçtiğine dikkat çeken Hamide, "Bazen koyunlar geç geliyor ve biz de toplanıp halay çekiyoruz, ta ki koyunlarımız gelinceye kadar" dedi. Köy yaşamının güzelliklerinin şehir ile bağdaşmadığına ve köy yaşamının sağlıklı olduğuna dikkat çeken Hamide, "Şehirlere göre köy yaşamı daha güzel. Burada her şey organik. Yoğurt, tereyağı, peynir, meyve, sebze bütün ürünlerimizi kendimiz yapıyoruz, ekip biçiyoruz ve bundan büyük keyif alıyoruz. Şehirlerde ise yiyecekler ilaçlı ve tatsız. Bence köy yaşamı çok güzel" dedi.
'Berivanlık Kürt halkının özüdür'
Rühevza Kurt ise berivanlığı annesinden öğrendi ve evlendikten sonra geldiği Dizê Köyü'nde de devam ettirdi. "Berivan olmanın zorlukları çok, ama tabi ki güzel yönleri de var" diyen Rühevza, koyunlardan sağdığı sütle geçimini sağlıyor ve ev ekonomisine güç katıyor. Rühevza, "Süt, peynir, kaymak, tereyağı ve bir çok ürün üretiyoruz. Bunların fazlasını satıp gelir kaynağını elde ediyoruz. Biz beriye gelmeyi seviyoruz ve berivanlık Kürt halkının özüdür" ifadelerine yer verdi. 13 aile ile birlikte koyun sürüsü yaptıklarını söyleyen Rühevza, "Herkesin koyunu ve keçisi ayrı. Mesela benim koyunlarım ve keçilerimin ya yünü ya kuyruğu farklı ya da farklı bir renkte bu nedenle koyunlarımız karışmıyor" dedi. Köy ile şehir arasındaki yaşamın farklı olduğuna değinen Rühevza, "Köyün havası bile farklı, suyu yaz, kış soğuk ve sağlıklı. Bununla kalmayıp, bütün köy evleri bir araya gelip güzel vakit geçiriyoruz, sohbetler, espriler, halaylar, türküler hayatımıza neşe veriyor ve sıkılmaya vaktimiz olmuyor" dedi. Geleneklerinin sürmesi için ve yaşamları boyunca hem sağlık hem de geçim kaynaklığı açısından berivanlığı çocuklarına da öğrettiklerini dile getiren Rühevza, "Yanımdaki kızıma öğretiyorum ve kovamı alıp hemen koyun sağmaya koşuyor ve bundan zevk aldığını görüyorum " sözlerine dikkat çekti.
Kadınlar altı ay boyunca beride
Rahime Kurt ise burada otuz yılı aşkın bir süredir berivan olduğunu dile getirerek, "Buraya geldiğimizde türkülerle, halaylarla geliyoruz, sohbetlerle neşelenen bir ortamımız var. Bundan keyif duyuyoruz" ifadesinde bulundu. Altı ay boyunca berivan olduğunu belirten Rahime, "Altı ay boyunca koyun sağmaya geliyoruz. Gelişlerimiz biraz da koyunlara bağlı. İlkbaharda çok fazla süt veriyorlar ve bir saat süt sağarız ama sonbaharda ise yarım saat ya da on beş dakika sürer çünkü sütleri kurumakta" sözlerine yer verdi. Kadınlar her gün öğlen saatlerinde Zap suyunun kenarına geliyor, koyun ve keçilerini sağıyor. Türkülerle işlerini yapan berivanlar, ardından da ellerinde süt kovalarıyla, köyün yolunu tutuyor.
Fotoğraf: Bacı Anuk
(ba/gk/mg)

