Filistinli Sana: Sorunlar karşısında kadın birliği oluşturulmalı
09:23
Nurcan Yalçın / JINHA
AMED - 2. Dünya Kadın Konferansı öncesi yapılan Ortadoğu Bölge Hazırlık Toplantısı için İşgal altındaki Filistin'i temsilen Diyarbakır'a gelen kadın aktivist Sana Shalaldah, "Eğitim, çalışma hakkı gibi birçok hak tanınıyor kadınlara, ama kanunlarımız Osmanlı dönemine dayanıyor" sözleriyle ülkesindeki kadınların yaşadığı sorunları anlattı. Filistinli kadınların en büyük sorunlarının İsrail işgali olduğuna dikkat çeken Sana, tüm kadınların sorunlarının benzer olduğuna ve sorunlar karşısında kadın birliğinin oluşturulmasının gerekliliğine vurgu yaptı.
Nepal Katmandu'da 13-18 Mart 2016 tarihlerinde binlerce kadının katılımıyla düzenlenmesi beklenen 2. Dünya Kadın Konferansı'nın "Ortadoğu Bölge Hazırlık Toplantısı" Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) öncülüğünde 27-28 Eylül tarihlerinde Diyarbakır'da gerçekleştirildi. Bağlar Belediyesi Konferans Salonu'nda yapılan toplantıya, Rojava, Federal Kürdistan Bölgesi, Filistin, Mısır, Tunus, Afganistan, İran, Suriye, Irak ve Lübnan'dan kadın örgütleri ile DÖKH aktivistleri de katıldı. Toplantıda dört parça Kürdistan'ı temsilen bir koordinatör ve bir vekil seçilirken, 2. Dünya Kadın Konferansı'nda Ortadoğu'dan yine Filistinli delegasyon Sana Shalaldah ile, Türkiye'den de vekil olarak Mukaddes Erdoğdu Çelik seçildi. İşgal altındaki Filistin topraklarından gelen, Filistinli Kadınların Komiteliği Birliği kadın örgütünün üyesi, Filistin'de Adalet Bakanlığı'nda da görevli ve aynı zamanda Filistinli Kadınların Genel Birliği'ne de üye olan Sana Shalaldah, Filistinli Kadınların Komiteliği Birliği'nin çatı organizasyonu olduğunu ve bunun altında birçok kadın kurumu, komitesinin yer aldığını belirtiyor. Bütün bölgenin en önemli sorunlarından birisi olan Filistin meselesini gündemleştirmek üzere toplantıya katıldığını ifade eden Sana, "Gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar ile savaş koşullarında yaşayan kadınlar bir birlik ve beraberlik içerisinde dayanışmalılardır" dedi.
'Filistinli kadınların en büyük sorunu İsrail işgali'
Kadınların Filistin'de yaşadıkları sorunların başında "İsrail işgalinin" geldiğini kaydeden Sana, "İsrail'in işgalinden sonra birçok Filistinli topraklarından sürüldü. Filistin köylerinde ve kentlerinde yüzlerce katliam gerçekleştirildi. İsrail çok örgütlü bir toplum, bütün sınırlarımızı kontrol ediyor. Bizim ürünlerimizin onların ürünleriyle yarışması mümkün değil, biz hala tarımsal üretim yapan bir ülkeyiz. Kendi ekonomimiz üzerinde hiçbir kontrolümüz olmamasını sağlayan birçok anlaşma imzalattılar bize" diye konuştu.
'Diğer ülkeler de İsrail ile dayanışma içerisinde'
Topladıkları vergiler üzerinde hiçbir yetkilerini olmadığını ve vergilerin Filistin halkına ulaşmasının İsrail tarafından engellendiğini aktaran Sana, ülkede bütün sektörlerin İsrail kontrolü altında olduğuna işaret etti. Sözlerinde birçok ülkenin İsrail ile dayanışma içerisinde olduğuna dikkat çeken Sana, "Halklar bizimle dayanışıyor, bizim yanımızda ama ülkeler, devletler İsrail ile danışıyor. Bütün bu problemlere aynı anda göğüs gelmek çok zor. Filistin'de Batı Şeria'daki ve Gazze'deki kadınlar için bu işgal süreci bütün bu problemleri çok karmaşık hale getiriyor" dedi.
'Kadınlara birçok hak tanınıyor '
Yaşadıkları savaşı mı yoksa, kadın sorunlarını mı gündeme getireceklerinin arasında kaldıklarını belirten Sana, "Eğitim, çalışma hakkı gibi birçok hak tanınıyor kadınlara, ama kanunlarımız Osmanlı dönemine dayanıyor, dolayısıyla çok eski ve yenilenmemiş kanunlar. Batı Şeria'da Ürdün kanunları uygulanıyor, Gazze'de ise Mısır kanunları uygulanıyor. Diğer ülkelerde yeni kanunlar uygulanmasına rağmen, bizde ilk günkü kanunlar hala sürüyor, hiçbir değişikliğe uğramadı. Filistin'de halkların kendi aralarında uyguladığı kanunlar çok değişti, fakat devlet bunlara uyum sağlamıyor. Biz Filistinli kadınlar olarak bu kanunlardan memnuniyetsiziz ve değişim uygulamaları için sürekli baskı yapıyoruz" şeklinde konuştu.
'Yaşadığımız sorunlar Kürt kadınlarıyla çok benzer'
Farklı halkların kadınlarıyla da dayanışma içerisinde olduklarını ve özellikle Kürt kadınlarıyla Kobanê sınırına gittiklerinde gördüklerinin ne kadar benzer olaylar olduğunu anlatan Sana, şu ifadelere yer verdi:
"Bizim İsrail işgali altında yaşadığımız sorunlarla çok benzer sorunlar. Dünya kadınları yaşadıkları herhangi bir sorun için sokağa aktıklarında biz de onlarla beraber akmak istiyoruz. Biz Filistinli kadınlar özellikle silahlı bir çatışma olduğu zaman kadınların ve çocukların neler yaşadıklarını, ne tür zorluklarla direniş gösterdiklerini anlayacak bir mücadelenin içinden geliyoruz. Suriye'deki savaşta da öyle. Çünkü orada da Filistinlilerin mülteci kampları var ve oradaki kadınlar, çocuklar bir savaş süresinde en fazla cefa çeken kesim oluyor. Irak Kuveyt'i işgal ettiğinde ya da Amerika Irak'ı işgal ettiğinde olan bitenler bize çok tanıdıktı."
'Kadınlar birlik ve beraberlik içerisinde olmalılar'
"Özellikte gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar, direnişlerine ve mücadelelerine devam etmelidir" diyen Sana, kadınların mücadelelerinin sonunda mutlaka haklarını kazanacaklarına vurgu yaptı. Sana, "Gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlar ile savaş koşullarında yaşayan kadınlar bir birlik ve beraberlik içerisinde dayanışmalılardır" ifadelerine yer verirken, "Onların hakları ve mücadeleleri ile dayanışma içerisinde olmalıdırlar. Unutmasınlar ki, onlar da bir zamanlar aynı sorunları yaşamışlardı ve bir daha yaşamamak için kadın birliğini oluşturmalılardır" açıklamalarında bulundu.
Foto: Beritan Canözer
(ny-bc/gk)

