‘Ortaöğretimlerde başörtüsüne karşıyız’
10:50
JINHA
İSTANBUL – Ortaöğretimlerde başörtüsüne karşı olduklarına dikkat çeken Eşitlik İzleme Kadın Grubu, yönetmenlik değişikliğinin derhal iptal edilmesini isteyerek, “İlgili tüm sivil toplum örgütlerini, meslek odalarını, sendikaları ve özellikle de aileleri iptal davası açmaya, iktidarı ise, kılık kıyafet konusunda dozunu her gün biraz daha artırdığı baskı ve ayrımcılığa son vermeye çağırıyoruz” dedi.
Eşitlik İzleme Kadın Grubu, ortaöğretimlerde başörtü serbestliğine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “27 Eylül 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe konulan bir yönetmelik değişikliği ile orta öğretim kurumlarında başörtüsü serbest bırakıldı. 22 Eylül günü açıklanan yönetmelik değişikliğinde ise, anaokulları da dâhil tüm okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokullarda da başörtüsü serbestliği getiriliyordu. Bebeklerin bile başlarının örtülmesine getirilen bu ‘yasal teşvikten’ toplumda infial yarattığı için ‘şimdilik’ vazgeçildi. Ancak, buna niyetlenilmiş olması bile yeterince dehşet vericidir” denildi.
‘Kimin başı kimin yüzü açık olacak?’
Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu yönetmeliği ile Türkiye ve dünya tarihinde ‘kıyafet’ üzerinden yeni bir tartışma açıldığı kaydedilen açıklamada, “AKP hükümeti, 27 Eylül’de yayınladığı yönetmelik ile okul öncesi eğitim kurumlarında ve ilkokullarda ‘baş açık’, diğerlerinde ise ‘yüzü açık’ şeklinde çocuklar için iki ayrı kıyafet kriteri üretmiş, bu kez de bir ‘peçe’ tartışması başlatmıştır. Türkiye’de devletin topluma dayattığı çocuklara ilişkin başörtüsü/peçe tartışması bir ilktir. Ürkütücüdür” sözleri ifade edildi. Üniversitede başörtüsü takmanın kişinin kendi özgür iradesiyle yaptığı bir tercih olduğu belirtilen açıklamada, “Fakat kız çocuklarının orta öğretim gibi çok erken bir dönemde kendi iradesiyle ‘başını ya da yüzünü örtmeyi seçtiğini’ savunmak mümkün değildir. Ayrıca yetişkin kadınların bile başörtüsü takmasına ilişkin farklı görüşler olduğu ve başörtüsü takmanın Kuran’ın belli bir yorumu olduğunu dile getiren ilahiyatçıların, araştırmacıların ve gazetecilerin sansürlenmekte olduğu da unutulmamalıdır” diye belirtildi.
‘Yönetmelik değişikliği derhal iptal edilmelidir’
Kadınların kendi iradeleri dışında, çocuk yaşta örtünme ve mekânsal ayrışma ile toplumun erkek bireylerinden ve aşama aşama sosyal hayattan yalıtılmak istendiği kaydedilen açıklamanın devamında şunlara yer verildi:
“Kadınların erkeklere benzerlikleri kasıtlı olarak görmezden gelinerek, eşit değil ‘farklı’ oldukları vurgulanmaktadır. Siyasi iktidar kadın erkek eşitliğine inanmadığını daha önce defalarca beyan etmiştir. Israrla çizdiği bu zorlama cinsiyet farkı ve bu farka dayandırdığı cinsiyet hiyerarşisi ile de cinsiyet eşitsizliğini kasten yeniden üretmektedir. Kadınlar için ayrı plajlar, otobüsler ve ayrı mekânlar kurgulama rüzgârı tüm hızıyla devam ederken ve orta öğretim kurumlarının büyük bölümü imam hatip okuluna çevrilmişken, kız çocuklarının yaşayacağı ailevi ve toplumsal baskının boyutları tahmin edilemez şekilde büyük olacaktır. Ayrıca kadınlara kıyafet baskısı ile kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri arasında doğrudan bir bağlantı vardır. Kadın cinayetleri davalarında askılı bluz, tayt gibi kıyafetler nedeniyle ‘tahrik indirimleri’ yapıldığını hepimiz biliyoruz. Bu yönetmelik değişikliği derhal iptal edilmelidir. İlgili tüm sivil toplum örgütlerini, meslek odalarını, sendikaları ve özellikle de aileleri iptal davası açmaya, iktidarı ise, kılık kıyafet konusunda dozunu her gün biraz daha artırdığı baskı ve ayrımcılığa son vermeye çağırıyoruz.”
(mg)
