Kızıl Çarşamba eylemlerinin 5’incisi düzenlendi
20:49
JINHA
İSTANBUL-HDP-HDK İstanbul Kadın Meclisi,Rojava,Şengal,Ninova ve Gazze'deki kadınlarla dayanışmak amacıyla her Çarşamba düzenleyecekleri "Kızıl Çarşamba" eyleminin 5’incisini düzenledi.
HDK-HDP Kadın Meclisleri geçen hafta başlattıkları Ninova, Lazikiye, Rojava, Gazze’yle dayanışma eylemleri bu hafta da devam etti. Kadıköy İskele Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, “Kadınlar IŞİD’e geçit vermeyecek Şengal’den Gazze’ye Rojava’dan Lazikiye’ye Lice’den Ninova’ya Yaşasın kadın dayanışması” yazılı pankartı yere sererek “Kadın düşmanı tecavüzcü IŞİD’e sınırları hastaneleri trenleri açtılar”, “ Kobanê Ezidî halkına kucak açtı Kobanê düşmez” yazılı dövizleri taşıdılar.
‘Rojava’da düşenlerin hesabı sorulana kadar nöbetteyiz’
Kadınlar adına basın açıklamasını yapan Tülay Taşyer, IŞİD barbarlığının Şengal’de uygulamaya koyduğu kadın kırımı ve soykırıma karşı Ezidî Kürt halkının yeniden doğuşunu simgeleyen kutsal bayramına atfen Çarşamba günleri ‘Çarşamba Sor’ nöbeti tuttuklarını belirterek, “Bu zulüm durana, kaçırılan, esir pazarlarında Arap zenginlerine satılan, tecavüz edilen, türlü işkenceyle öldürülen kadınların, Kobanê’de kuşatılıp aç susuz silahsız bırakılarak katliama uğratılmaya, boğulmaya çalışılan Rojava devrimini savunurken düşenlerin hesabı sorulana kadar da tutmaya devam edeceğiz” dedi.
Zulmü, katliamları durduracak olanların uzak diyarlarda birilerinin olmadığını söyleyen Tülay, “Bu acının hesabını sorması gerekenler yabancı birileri değil bizleriz. Çünkü bu köktenci mezhepçi güçlerin Suriye’de organize olup desteklenmesinde, önce El- Nusra sonra IŞİD’in beslenip büyütülmesine uluslararası piyasalara lanse edilmesinde ülkemizin büyük payı var. Çünkü IŞİD’in şu anda Kobanê’ye ve Rojava kantonlarına karşı yürüttüğü saldırıların cephe gerisi ülkemiz toprakları. Silah, insan, mühimmat buradan gidiyor” diye konuştu.
‘Rojava bizim devrimimiz, tehlikeye karşı ses çıkarmalıyız’
Tülay, kuşatma altında olan, tanklara, toplara, ağır silahlara karşı yaşam tarzını, özgürlüğünü, toprağını sadece hafif silahlarla büyük bir direniş göstererek savunanların Rojava Halk Savunma Güçleri YPG ve YPJ olduğunu söyleyerek, “YPG ve YPJ’nin yabancı ülkelerden silah ve cephane almasını engelleyen Türkiye’dir. Çünkü sınırının hemen yanı başında Kürtlerin PYD öncülüğünde ama tüm halkların ve örgütlerin katılımıyla özgürlükçü, eşitlikçi, kadınlar öncülüğünde yeni bir yaşam kuran demokratik Rojava kantonlarının var olması istenmiyor. İki yıldır adım adım büyüyerek gelen bu felakete karşı harekete geçmekte çok geç kaldık. Rojava devrimi kadın devrimi ve bizim devrimimizdir. Ona yönelen tehlikenin kaynaklarından birinde durup da bir şey yapmamak ses çıkarmamak olmaz” dedi.
(dk)

