Binlerce yıllık köy ranta açılıyor!

08:30

Handan Tufan / JINHA


MUĞLA - Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla'nın Fethiye ilçesindeki 5 bin yıllık tarihe sahip Kayaköy'ü ranta açıyor. Turistler, köyün özgün dokusuna ve tarihine zarar verilmemesini isterken, Muğla Mimarlar Odası Fethiye Temsilcisi Hilal Polat da, şartnamedeki "300 yataklı" ibaresinin kendilerini kaygılandırdığını ifade etti.


Kültür ve Turizm Bakanlığı 5 bin yıllık tarihi olan Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı Kayaköy'ü 49 yıllığına kiralamak için ihaleye açacak. Kaderi 1922 yılında Türk - Yunan hükümetleri arasında yapılan bir mübadele antlaşması ile belirlenen köyün, ilginç bir hikayesi var. Lozan Antlaşması'ndan sonra eski Makri (Fethiye) Limanına gelen Yunan vapurları bölgedeki Rumları alarak, Rodos üzerinden Girit ve Atina'ya götürüyor. Levissi ve Makri'li mübadillerin yeni yaşamlarının ilk durağı Rodos, sonrakiler de Girit ve Atina olurken, Atina yakınlarında kendilerine önerilen topraklar üzerinde kurdukları köylere de anayurttaki isimlerini vererek, Nea Makri (Yeni Fethiye) ve Nea Levissi (Yeni Kaya Köyü) yapıyorlar.


Sahipsizlikten definecilerin talanına uğradı


Onların yerine Batı Trakya, Girit ve Rodos ile diğer adalardan gelen Türkler fiziksel koşulların farklılığı nedeniyle daha önce alıştıkları yaşamı burada yeniden kuramayınca, kısa bir süre içinde Ege'nin kuzeyine göç ederek yeni kasaba ve köylere yerleşiyor. Yaşanan ikinci göçten sonra, Kayaköyü bugünkü hayalet kasaba görüntüsüne bürünüyor. Kaderine terk edildikten sonra, fiziksel ve doğal etkilerin yanı sıra, insan eli ile de köyde bir yıpranma oluyor. Uzun yıllar boyunca sahipsizlikten, definecilerin de talanına uğrayan köy, bağrında taşıdığı binlerce yıllık hikayeye rağmen ranta açılıyor.


'Köye otel yapılacak'


23 Ekim'de yapılacağı açıklanan ihaleye 2 şirketin teklif vereceği öğrenildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında 2013 yılı başlarında imzalanan protokolle Kayaköy'de tarihi kalıntıların yer aldığı bölge turizme açılırken, diğer bölgeye de kısmi inşaat serbestliği getirildi. Yeni düzenleme sonrasında Kayaköy'e 300 yatak kapasiteli otel yapılması da kararlaştırıldı. Proje kapsamında Kayaköy'ün üçte birlik kısmını kapsayacak oteli işleten firma, tarihi köyün kalan kısımlarının da onarımını sağlayacak. Sağlanan rant karşılığında ise Rum evleri aslına uygun olarak onarılacakmış. Bu bağlamda daha önce çıkılan ihalelere katılımcı bulunamadığı için proje hayata geçirilememişti. Açık arttırma usulü yapılacak olan ihalede 220 dönümlük araziyi kapsayan projenin toplam maliyeti 30 milyon TL olarak öngörülürken, ihale için 2 firmanın teklif verdiği öğrenildi.


'Köyün dokusu ve tarihine karışmayın!'


Köyün pazarlanması fikrine ise öncelikle turistler tepki gösterdi. Avusturalya'dan gelen bir çift, köyün bu halinin çok önemli olduğuna vurgu yaparak, köyün özgün dokusuna ve tarihine zararın verilmemesini istedi. Köyün hemen alt tarafında bulunan yerleşim yerinde bulunan köyün sakinleri ise, köyün yıllardır gözlerinin önünde yavaş yavaş harabeye çevrildiğini söyledi. Köyün dokusuna karışılmaması gerektiğini ifade eden köylüler, yapılacak projelerde köyün tarihinin unutulmaması gerektiğine işaret etti.


'Yunan hükümetinin verdiği fonu Türk hükümeti reddetti'


Kayaköy'e ilişkin yapılan projelerin birçoğunu takip eden Mimar Sema Kumyol Rıdpath, Kayaköy'ün 1990 yılı öncesi sosyal tesis olmasının gündemde olduğunu ifade ederek, daha sonraki süreçte ise Anıtlar Kurulu tarafından bölgenin koruma altını alındığını söyledi. Kayaköy'ün mimari olarak çok önemli bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Sema, "Kayaköy'de yaşanmışlıkları da düşünürsek, köyün 'Dünya Dostluk ve Barış Köyü' olmasını için proje hazırladık. Bu köyün kültür köyü olması gerektiğini ifade ettik. 1999 ve 2000 yılları arasında köyle ilgili çok önemli bir gelişme oldu. TURSAP ve Mimarlar Odası bir anlaşma imzaladı. Bununla birlikte köydeki kilise ve bazı bölümlerinin restore edilmesi kararına varıldı. Avrupa Birliği'ne bağlı Yunan hükümeti tarafından köye fon verildi. Ama bu fon Yunan hükümeti tarafından geldiği için Türk hükümeti tarafından reddedildi. Bir süre kendi kaderine bırakıldı. 2 yıl önce bir ihale çıktı. Yatırımcılar kazançlı bulmadıkları için sonuçsuz kaldı. 2 ay öncede ani ihale çıkarıldı. Kapsam geçmişteki ihalelerle yine aynı" diye belirtti.


'Bizi korkutan köyün tamamen yok edilmesi'


İhalenin içeriğine ilişkin konuşan Muğla Mimarlar Odası Fethiye Temsilcisi Hilal Polat da, "Yapıların yüzde 30'unun restore edilmesi var. Şartnamede köyün yaşanabilir bir yer olması yer alıyor. Bunlar olumlu durumlar. Ama bizi asıl kaygılandıran durum şartnamede yer alan '300 yataklı' ibaresidir. Köyün yeri bunların yapımına uygun değil. Bizi korkutan bunlar yapılırken köyün tamamen yok edilmesidir" diye kaydetti.


(ht/gc/mg)