İnsanlık tarihinin bitmeyen vahşeti: Katliamlar (DOSYA 1)
08:47
Rohat Emekçi - Gülşen Koçuk / JINHA
HABER MERKEZİ - İnsanlık tarihinin erkek yüzünü kırmızı ve siyaha boyayan diktatörler vardır. Zalim Dehaklar, Nemrutlar, Firavunlar, Hitlerler, Saddamlar ve daha birçok adı katliam ve soykırımla anılan isimler… Tarihin değişmeyen olgularından biri olarak günümüze kadar gelen soykırım ve katliam kültürü, işgal anlayışı, geçmişte nasıl halkları kıyımdan geçirdiyse, bugün de aynı anlayış devam etmekte. Ve yine değişmeyen olgulardan birisi de, katledilen insanların karşısında hüküm süren bir sessizlik…
Erkeğin, toplumsal yaşam üzerinde hakimiyet kurmaya başlaması, peyderpey özel mülkiyeti, kadının eve kapatılması, savaşları ve katliamları beraberinde getirdi. Egemenlik anlayışı, bugüne kadar yazılan tarihi de erkeğin kılıcının vurduğu insan sayısı ile egemenleri kahramanlıkla ödüllendirdi. Bin yıllardır devam eden aynı anlayış yakın tarihte ve günümüzde de en vahşi halleriyle insanlığın canına kast etmektedir. Katliamcı zihniyet bugüne kadar savaşlarla, katliamlarla, komplolarla, dar ağaçlarıyla işkencelerle, faili meçhullerle ve soykırımlarla kendi alanını genişletmeyi başardı. 20. yüzyılda gerçekleştirilen savaş ve soykırımların ardından oluşan bilânço 300 milyon ölü olarak tespit edilmekte. Sakat kalanlar ve mülteci durumuna gelenler ise bu rakamın dışında.
Amerika Kıtası'nın gerçek sahipleri: Kızılderililer
Amerika'nın keşfiyle birlikte 1492 yılında İspanyol ve diğer Avrupalılarla birlikte, uygulanan dünyanın en büyük soykırımının birinin başlangıcı sayılır. Amerika Kıtası'nın gerçek sahibi olan Kızılderilileri kitleler halinde yok etmişlerdir. Diğer yandan Kristof Kolomb Amerika'ya ayak bastığında nüfusu 8 milyon olan Arawaks yerlilerinin sayısı kısa süreli katliamlardan sonra 22 bine düşmüştü. ABD emperyalizminin duayeni sayılan Theodore Roosevelt Kızılderililer duyulan öfkeyi, "En iyi Kızılderili'nin ölü Kızılderili olması lazım" gerektiğini söylerken, her Kızılderili için 200 dolar ödül verip kafa derilerini getirmelerini istemiştir.
Asimilasyona karşı isyan soykırımla bastırıldı
Soykırımlarla insanlığa karşı suç işleyen ülkeler listesinde İsveç ve Norveç de bulunuyor. 16. yüzyılda Asya kökenli Samileri asimile etmek için Norveç'te birçok çalışma yapılmıştır. Hıristiyanlaştırılmak istenen Samilerin çoğunlukta olduğu bölgelere Norveçliler yerleştirildi. Kültürlerini yaşayamayan Samiler, bu uygulamaya karşı çıktıklarında da ayaklanmaları kanlı bir şekilde bastırıldı ve Samiler ağır bir şekilde cezalandırıldı.
Katliamın ardından 750 bin Aborjin'den 31 bin kişi kaldı
18'inci yüzyıldan başlayarak 20'inci yüzyılın ilk yarısına kadarki dönemde İngilizler, sömürge amacıyla gittikleri Avustralya'da kıtanın yerli halkı olan Aborjinleri sistematik şekilde yok ettiler. İngilizlerin aralarına salgın hastalık yaydığı, bununla da yetinmeyip yemeklerine zehir katarak yok etmeye çalıştığı 750 bin siyah derili Aborjin'den geriye sadece 31 bin kişi sağ kalabildi. Aborjinlere karşı soykırım ve tehcir uygulayan İngilizler, bunun yanında binlerce yerli çocuğu da ailelerinden kopararak ayrı bir insanlık dramı yaşattı.
'Belçika'nın Kongo'daki 'demokratik' yüzü'
* Belçika 19. yüzyılda Kongo'da Kauçuk tarlalarında çalışmayı reddederek sömürgecilere karşı direndikleri için milyonlarca Kongoluyu öldürülmüşlerdir. Kongo'da soykırım gerçekleştiren Belçika, herkesin, yapılanların soykırım olduğu noktasında hemfikir olmasına rağmen soykırımın cezası çekilmedi.
* 1891 yılında bölgedeki çok zengin zümrüt ve altın madenlerini ele geçirmek isteyen Almanlar, Güney Batı Afrika'yı (Namimba) sömürgeleştirdi. Madenlere sahip olmanın tek yolunun bölgenin yerel halklarını yok etmekte gören Almanlar harekete geçti. Adanın yerlileri Herero ve Nemalar üzerine taarruza geçen Alman askerleri kadın, yaşlı, genç, çocuk dinlemeden herkesi soykırımdan geçirdi. Soykırımdan kurtulanlar ise işkenceyle katledildi. Yaklaşık 132 bin yerliden geriye sadece 15 bini sağ kalabildi.
* Türkiye Cumhuriyeti'nden önce, Osmanlı Devleti'nin iktidardaki İttihad ve Terakki yönetimi tarafından 1915-1917 dönemlerinde uyguladığı Ermeni tehciri, başkent İstanbul'dan yönetilen planlı bir politika olarak tarih sayfalarına geçmiştir.
* ABD'nin, II. Dünya Savaşı sırasında Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine atılan, toplam 36 bin tonluk TNT'nin patlayıcı gücüne eşdeğer, iki nükleer atom bombasıyla gerçekleştirdiği ve ilk anda 240 bin insanın yaşamını yitirmesine mal olan soykırımın izleri, hala hafızalardan ve dünyadan silinmemiştir. Dünya tarihinde ABD'nin sabıka kaydı hayli kabarıktır.
* 1962 ile 1966 yılları arasında ABD'nin Endonezya'da 1 milyon insanı komünistlikle suçlayarak katlederken, İngilizlerin Hindistan'dan çekilirken 1 milyon Hindu ve Müslüman'ı öldürmesi olayı ise, 20. yüzyılda gerçekleşen iki büyük soykırım olarak tarihe geçmiştir.
* Kuzey Kore'yi de, incelediğimiz zaman "Diktatör Kim II Sung'un" 46 yıl boyunca katlettiği insan sayısının 2 milyon olduğu hesaplanmaktadır. Diktatör, yüz binlerce insanını toplama kamplarına toplayıp, Kuzey Kore'nin hapishanelerinde işkenceye maruz bırakmıştır.
* Avrupa'nın göbeğinde yaşanan savaş boyunca, Sırplar tarafından öldürülen Bosnalı Müslümanların sayısı 250 bini aşmış, 2 milyon insan evlerinden sürülmüştür. Savaş bittikten sonra uzmanlar bütün Bosna'da 300'den fazla toplu mezar bulmuş ve buralardan yaklaşık 17 bin ceset çıkarmışlardır. Temmuz 1997'de Srebrenica'da 8 bin kadar yetişkin ve çocuk yaştaki Müslüman erkeğin, toptan infaz edildiği olay ise hafızalarda hala tazeliğini korumakta. Balkan diktatörü kasap Slobodan Miloseviç'in ırkçı tutumu, 1991-1995 yılları arasında yaşanan iç savaş sonunda Yugoslavya'nın dağılmasına neden oldu.
YARIN: Kürtlerin diktatörlerle imtihanı
(gk/mg)

