Kadınlara gözaltında taciz ve işkence!

09:29

Meral Geylani/JINHA


RIHA - IŞİD çetelerinin saldırıları nedeniyle Kobanê halkına destek olmak için Suruç'a giden kadınlardan Züleyha Çalman, Suzan Yalçın ile Ayşegül Çoban, polis ve askerlerin müdahalesi sonucu gözaltına alındıklarını ve götürüldükleri Mürşitpınar Sınır Karakolu'nda 1990'lı yılları aratmayan uygulamalara maruz kaldıklarını belirttiler.


IŞİD çetelerinin Kobanê'ye dönük saldırısı nedeniyle Türkiye ve Bölge kentlerinden Suruç sınırına giden binlerce kişi günlerce polis ve askerin saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Yaşanan saldırılarda çok sayıda kişi gözaltına alınırken birçoğu da yaralanmıştı. 29 Eylül tarihinde gözaltına alınan kadınlardan Züleyha Çalman, Suzan Yalçın ile Ayşegül Çoban, gözaltına alınıp götürüldükleri Mürşitpınar Sınır Karakolu'nda psikolojik ve fiziksel tacize maruz kaldıklarına dikkat çekti. Kadınlardan Züleyha Çalman, Kobanê halkına destek olmak amacıyla Urfa'nın Viranşehir ilçesinden Suruç'taki Atmanek köyüne geldiklerini belirtti. Askerlerin keyfi uygulamalarına maruz kaldıklarını belirten Züleyha, "Askerler girdiğimiz eve gaz bombası attı. Eve sığınanlar boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı" dedi.


1990'lı yılları aratmayan uygulamalar…


Atılan yoğun gaz nedeniyle nefes alamadığını ve bu nedenle pencereye çıktığını belirten Züleyha, "Ben kafamı pencereden çıkarında asker pencerenin dışarı bakan tarafından saçımı tutarak, o küçücük pencereden beni çıkarmaya çalıştılar ve beni darp ettiler. Daha sonra askerler beni gözaltına aldı. Bazı arkadaşlarla birlikte Mürşitpınar Sınır Karakolu'na götürüldük. Karakoldaki askerlerin sözlü tacizine maruz kaldık. Yine Selçuk adında bir asker kadınlığımıza hakaret etti. Bizlere 'Burada ne işiniz ne var' dedi bizde cevap olarak 'Kobanê için buradayız' dedik. Sonra bizlere 'Sokak kadınlarısınız' diye hakaret etti. Askerlerin bu hakaretleri ve yaptıkları bizlere 1990'lı yılları hatırlattı" diye konuştu. 


Askerden IŞİD itirafı: IŞİD ile bir olduk sizi bitireceğiz!


Gözaltına alınan ve aynı uygulamalara maruz kalan Suzan Yalçın ise, Bitlis'in Norşin ilçesinden Suruç'a geldiklerini belirtti. Kobanê'deki zulme karşı sınıra geldiğini kaydeden Suzan, "Askerler iki gün boyunca köylere baskın yaptı. Özellikle kadınlara dönük sözlü tacizlerde bulundu. Arkadaşlara zorla Türk bayrağını öptürtmek istediler. Yine silahla darp ettiler. Askerler bize 'Siz Ermenisiniz ve sizler sokak kadınlarısınız. Bizler IŞİD'le bir olduk. Sizin kantonlarınızı yıktık ve sizi de bitireceğiz. Sizi IŞİD'in önüne atacağız' dediler.  Sonra bizleri saçımızdan tutup askerlerin önüne attılar ardından askerler bizi darp etti. Karakolda kadınların kafalarını tutup duvarlara vuruyorlardı. Yüzleri maskeli bir şekilde bizi darp ediyorlardı. Bizi tehdit ediyorlardı" şeklinde aktardı.


'Kadınlar olarak irademizi ortaya koyduk'


Devletin faşizan yüzünü bir kez daha gördüklerini kaydeden Ayşegül Çoban da gözaltına alınanlardan biri… Gözaltında sürekli darp edildiklerini dile getiren Ayşegül, kadın arkadaşlarıyla birlikte aynı hakaretlere maruz kaldığını belirtti. Askerler ve komutanları tarafından sürekli hakarete uğradıklarını ifade eden Ayşegül, "Askerler ve komutanlar bize Türk bayrağını öptürtmeye zorluyorlardı. Bu sırada erkekleri darp ettiler. Buna karşı kadınlar olarak ciddi bir irade gösterdik. Ve bizim irademiz karşısında geri durdular. Bizler Kürt kadınları olarak bu zihniyeti tanıyoruz. Tankları ve toplarına karşın bizlerin iradesini kıramadılar" diye belirtti.


(pk/mg)