'Festival sanat kurumu mu hukuki ceza mercisi mi'

11:23

JINHA


ANTALYA - Reyan Tuvi'nin Gezi eylemlerini anlatan “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in belgeselinin ön jürisi tarafından seçilmesine karşın 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali yönetimince yarışmaya alınmaması üzerine başlayan sansür tartışmaları, bazı jüri üyelerini festivalden çekilme noktasına getirdi. 10 jüri üyesi açıklama yaparak, "Festival sanat kurumu mu hukuki ceza mercisi mi" diye sordu.


51. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde, Reyan Tuvi'nin Gezi belgeseli “Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”in belgesel ön jürisi tarafından seçilmesine karşın, festvial yönetimince yarışmaya alınmamasına ilişkin başlayan sansür tartışmalarının ardından 10 jüri üyesi festivalden çekileceği sinyeli verdi. Festivalin çeşitli bölümlerinde görev alın 10 jüri üyesi, "Festival sanat kurumu mu hukuki ceza mercisi mi" başlığıyla bir açıklama yaptı.


Açıklamada, filmin, "Türk Ceza Kanunu’nun 125. ve 299. maddelerine aykırı ifade ve içerik ihtiva ettiği" gerekçesiyle 51. Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması listesinden çıkarılmasının hiçbir şekilde kabul edilemez olduğu belirtilerek, bir film festivalinden beklenenin, filmlerin gösterim hakkını, seyircininse filmlere erişim hakkını savunmak ve filmin yaratıcılarının sanatsal ifade özgürlüğünü korumak olduğu vurgulandı. Açıklamada, Bir filmin Türk Ceza Kanunu gerekçe gösterilerek yarışmadan ihraç edilmesinin ise, festivalin kendini bir sanat kurumu değil, hukuki bir ceza mercii addederek hareket ettiğini gösterdiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:


'Sanat eseri kriminalize ediliyor'


"Altın Portakal yönetiminin, yarışmasına başvurmuş ve ön elemeyi geçmiş bir filmin yaratıcılarını zan altında bırakması son derece vahimdir. Halihazırda birçok festivalde gösterilmiş olan ‘Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’, festival yönetiminin bu tutumuyla sadece yarışmadan çıkarılmış olmuyor, aynı zamanda söz konusu sanat eserini kriminalize etme anlamına geliyor. Filmin ileride başka etkinliklerde seyirciyle buluşmasının önünü kesebilecek ya da belli bölümlerinin sansürlenmesine zemin hazırlayacak bir uygulama.


Tüm bu nedenlerden, bu açıklamayı sadece filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’na geri alınması için yapmıyoruz. Aynı zamanda festivalden, Reyan Tuvi’nin sanatsal ifade özgürlüğüne sahip çıkan bir açıklama bekliyoruz. Sanat eserlerinin suç unsuru olarak görülmesine davetiye çıkaran bu kararın geri alınmasını ve filmin Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda, sanatçının kurguladığı özgün haliyle gösterilmesini talep ediyoruz."


'Karar irademizi güvencede hissetmiyoruz'


"Karar irademizi güvence altında hissetmiyoruz" denilen açıklamada, "Ayrıca, festivalde jüri üyeliği yapmak üzere davet edilen bizlerin, bu uygulamanın ardından karar irademizi güvence altında hissetmesi mümkün değil. Festival yönetiminden, film gösterimlerinin her türlü baskıdan muaf bir şekilde yapılacağını ve seçici kurulların kararlarının manipüle edilmeyeceğini garanti eden, tavizsiz bir açıklama bekliyoruz" diye kaydedildi.


Açıklamaya imza atan jüri üyeleri ise şu şekilde:


Belmin Söylemez (Ulusal Yarışma, Ana Jüri)


Can Candan (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri Başkanı)


Ayla Kanbur (Ulusal Belgesel Film Yarışması, Ana Jüri)


Zeynep Dadak (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)


Belma Baş (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)


Emre Akay (Ulusal Kısa Metraj Film Yarışması, Ana Jüri)


Mehmet Açar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)


Evrim Kaya (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)


Kaya Özkaracalar (Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)


Fırat Yücel (Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması, SİYAD Jürisi)


(gc)