Saldırılara rağmen Rojava'da inşa çalışmaları devam ediyor
08:43
Zinarîn Aydîn/ JINHA
AMÛDÊ - IŞİD'in Rojava'ya yönelik saldırılarına rağmen demokratik özerklik inşa çalışmalarına devam ettiklerini belirten Cizîrê Kantonu Eş Başkanı Nazire Gewriye, "IŞİD'in saldırıları halkların birlikteliğine dönük bir saldırıdır. Ancak demokratik özerkliğin bütün Ortadoğu'ya model olmasının önüne geçemeyeceklerdir" dedi.
Rojava'nın Kobanê ve Cizîrê kantonlarına yönelik IŞİD'in saldırılarından dolayı yaşanan savaşa rağmen, demokratik özerkliğin inşa çalışmaları devam ediyor. Cizîrê Kantonu'nda Kürt, Arap ve Süryani kadınlar öncülüğünde tüm Cizîrê halkı, demokratik özerkliği inşa çalışmalarını ortaklaşarak yürütmeye devam ediyor. Cizîrê Kantonu'nda halkların birlikteliğinin esas alındığını belirten Süryani olan Cizîrê Kantonu Eş Başkanı Nazire Gewriye, Cizîrê Kantonu'nda kadınların öncülüğünde verilen mücadeleyi JINHA'ya anlattı.
'Süryani kadınlar hem siyasette hem de savaşta yer alıyor'
Süryani kadınlarının bin yıllardır Mezopotamya topraklarında yaşadığını belirten Nazire, "Bin yıllardır egemenlerin saldırılarına uğrayan Süryani halkı, Arap ve Kürt halkının yanında mazlum bir halk olarak yaşamıştır. Birçok hükümdarın zulmüne maruz kalmışlardır. Süryani kadınlarda halkının kaderini yaşayarak, halklarının acılarını yaşamış ve özgürlük hasreti çekmişler. Süryani halkı defalarca toplu katliamdan geçtiler ve bunun acısını da en çok kadınlar yaşadı. Süryani inancı kendisini kadın üzerinden yürütmektedir. Son yıllarda Süryani kadınlar kültürel olarak öne çıktılar, ama sınırlı kaldılar ancak Rojava devrimiyle birlikte Süryani kadınlar artık hem siyasette, hem de savaşta yer alıyor" diye belirtti.
'Sistemimiz demokratik bir sistemdir'
"Tek bayrak, tek vatan, tek dil" ideolojisine karşı demokratik özerkliğin alternatif model olduğunu söyleyen Nazire, "Rojava'da Kürt, Arap ve Süryani halkının bir arada yaşayarak yaşama ve mücadeleye katılması ve tüm haklara sahip olması inşalarını da buna göre gerçekleştirmeleri önemlidir. Bizde Süryani kadınlar olarak Kürt ve Arap kadınlarının yanında yer alarak çalışmalara katılıyor ve demokratik özerklik sisteminde yerimizi alıyoruz, bu da bize güç veriyor. Bu durum, sistemimizin demokratik bir sistem olduğunu gösteriyor" diye konuştu.
'Herkesin kurtuluşu demokratik özerkliktedir'
"Rojava'daki saldırılar demokratik özerkliğedir" diyen Nazire, "Rojava'nın her üç kantonunda yaşanan saldırılar hem ekonomik, hem de toplumsal saldırılardır. DAİŞ'in Musul'a saldırılarının ardından tekrardan yönünü Kobanê Kantonu'na çevirmesi ve Cizîrê Kantonu'nda saldırılarını yoğunlaştırması halkların birlikteliğine dönük bir saldırıdır. DAİŞ'in arkasında farklı güçler olduğunu biliyoruz. Bunlardan biride Türkiye'dir. Ancak demokratik özerkliğin bütün Ortadoğu'ya model olmasının önüne geçemeyeceklerdir. Bu nedenle İslam devleti adıyla vahşice halklara saldırıyorlar. Bunların amacı tüm halklar açısından tehlikelidir" sözlerine yer verdi.
'Hepimiz mücadeleye katılmalıyız'
"Bütün Rojava, Suriye ve Ortadoğu halkının DAİŞ'in saldırılarına karşı bir olması gerekiyor" diye konuşmasına devam eden Nazire, "Çağrım bütün Kürt, Arap ve Süryani halkınadır. Biz kadınlar, çocuklar ve gençler olarak birbirimize sarılalım ve vatanımızı koruyalım. Herkesin kurtuluşu demokratik özerkliktedir. Rojava üzerindeki saldırıların boşa çıkması için hepimizin mücadeleye katılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
(za/at/dc/mg)

