Kalemleri yerde kalmayacak!
08:35
Melek YÜKSEL/JINHA
AMED - Yaşamını mücadele içerisinde geçirmiş olan Gurbetelli Ersöz'ün ölüm yıldönümü olan 7 Ekim'in Kürdistan Kadın Gazeteciler Günü olarak ilan edilmesinin kadınlar tarafından büyük bir heyecanla karşılandığını belirten kadın gazeteciler, "Biz Kürt kadın gazeteciler olarak Deniz Fırat'ın, Gurbetelli Ersöz'ün, Ayfer Serçe'nin ve Apê Musa'nın kalemini yerde bırakmayarak, bu mücadelenin sürdürücüleri olacağız" dedi.
Gerillanın denetimindeki Medya Savunma Alanları'nda 25-29 Eylül 2013 yılında "Gurbetelli Ersöz çizgisinde özgür kadın basınını geliştirelim, özgür yaşamı inşa edelim" şiarı ile 2. Kadın Basın Konferansı gerçekleştirildi. Paris'te Ocak ayında katledilen üç kadın devrimciye adanan konferansta, Kürdistan Kadınları Basın Birliği'nin (Yekitiya Ragihandina Jinên Kurdistan-RAJIN) kuruluşu ilan edildi. Konferansta ayrıca 7 Ekim, Kürdistan Kadın Gazeteciler Günü olarak ilan edildi. 7 Ekim'in Kürdistan Kadın Gazeteciler Günü ilan edilmesinin kendilerinde büyük bir heyecan yarattığını belirten Azadîya Welat Gazetesi Editörü Ziyan Karahan, "7 Ekim hem Gurbetelli Ersöz'ün ölüm yıl dönümü, hem de Kürdistan Kadın Gazeteciler Günü olduğu için biz Kürt kadın gazetecileri tarafından önemli bir gün. Şüphesiz ki, bu günün Kürdistan Kadın Gazeteciler Günü olarak kutlanması Gurbetelli Ersöz'den bize kalan değerli bir mirastır" dedi.
'Gurbetelliler sayesinde bu günlere geldik'
Kürdistan basınında kadın örgütlenmesinden söz edilebiliniyorsa bunun Gurbetelli Ersöz ve onun gibi değerli basın çalışanlarının canı pahasına ödedikleri bedellerin sayesinde olduğuna dikkat çeken Ziyan, Gurbetelli Ersöz'ün kadını yok sayan sömürgeci sisteme karşı mücadeleci, direngen, dik başlı ve cesur kadın kimliğinin yeniden yaratılmasına ön ayak olduğunu dile getirdi. Ziyan, Gurbetelli'nin çizgisi ile Kürt kadınlarının örgütlülükten, eşitliğe, eşitlikten, istencini ortaya koymaya kadar birçok şeyi başardığını ifade etti. "Gurbetelli'nin mücadelesinden önce Kürt basınında yer alan kadınlar, sömürgeci sistem tarafından engellenmeye çalışılıyordu" diyen Ziyan, "Onun ortaya koyduğu istenç ve mücadele sayesinde evlere hapsedilmek istenen Kürt kadınları, özgür basın içinde yerlerini alıp kendi özgürlükleri ve hakları için mücadele etmeye başladılar" ifadelerine yer verdi.
'Kadına mağduriyet yüklü profiller çizen anlayışı yıkacağız'
Kürt kadın gazeteciler olarak kadına mağduriyet yüklü profiller çizen anlayışı yıkacaklarını dile getiren Ziyan, onun yerine kadının özgürlüğünü, kazanımlarını, demokratik özerkliğin inşasındaki rolünü, toplumdaki ve yaşamdaki yerini ön plana çıkarıp kadına bir de bu gözle bakılmasını sağlayacaklarını kaydetti. Ziyan, "Bizler Gurbetelli Ersöz'ün, Nesrin Teke'nin, Ayfer Serçe'nin ve son olarak Güney Kürdistan'da IŞİD'in Maxmur Kampı'na saldırıları sırasında görev başında yaşamını yitiren Deniz Fırat'ın mücadeleleri gibi büyük mücadeleler vermeliyiz" cümlelerini kullandı.
'Gurbetelli'nin mücadelesi kadınların direnişiyle devam ediyor'
Gurbetelli Ersöz'ün şahadetiyle birlikte yüzlerce Gurbetelli yetiştiğini ifade eden Dicle Haber Ajansı (DİHA) Muhabiri Meltem Oktay, "Gurbetelli'nin mücadelesi kadınların direnişiyle devam ediyor. Devrimci kadın mücadelesinde yer alan bilge kadınlardan biri de Kürt kadın hareketi çizgisine, direnişi ile adını yazdıran Gurbetelli'dir. Gurbetelli'nin eril zihniyetin kirliliği karşısında dimdik duruşuyla kadınlara aydınlık bir çizgi çizip, birçok ilke imza attı. Mesela Türkiye'de Genel Yayın Yönetmenliği unvanına sahip ilk kadın gazeteci Gurbetelli Ersöz'dür. Gurbetelli benimsediği habercilik, sistem haberciliğine bir alternatiftir. Yüreğini dağlara nakşeden Gurbetelli'nin mirasçısı olan biz kadınlar, bugün onun çizgisinde ilerleyerek kadın odaklı haberler yapıyoruz. İktidarların benimsediği habercilik anlayışına karşı şeffaf ve doğru habercilik ile fark yaratıyoruz. Biz Kürt kadın gazeteciler olarak Deniz Fırat'ın, Gurbetelli Ersöz'ün ve Apê Musa'nın kalemini yerde bırakmayarak, bu mücadelenin sürdürücüleri olacağız" dedi.
'Gurbetelli bizlere büyük bir miras ve gelenek bıraktı'
Gurbetelli Ersöz'ün 1990'lı yıllarda Kürdistan'da çatışmaların ve faili meçhul cinayetlerinin yaşandığı bir süreçte özgür basın geleneği içerisinde yer aldığını belirten Gün Radyo çalışanı Nevin Erdemir, "O dönemde muhalif haber ve yayıncılık yapan Kürt basın çalışanları devlet eliyle hedef haline getirildi. Bilindiği gibi 1992 yılında Kürtlerin Apê Musa'sı ve özgür basın çalışmasında yer alan yüzlerce basın çalışanının katledilmesiyle Gurbetelli Ersöz'ün şehirde çalışma gibi bir şansı kalmamıştı. Bu nedenle tercihini dağlardan yana yaptı ve mücadelesini bu alanda devam ettirdi. Gurbetelli yaptıkları ile biz Kürt kadın gazetecilerine büyük bir miras ve gelenek bıraktı. Gurbetelli'nin başlatmış olduğu mücadeleyi devam ettirerek özgür basın geleneği içerisinde yer alan kadınlar, Türkiye'de yaşanan kadın sorunlarını görünür kılmak ve bu konuda kadın mücadelesi yürütmek üzerinden bir rol ve misyonda üstlenmiş durumda" diye konuştu.
'Türkiye'de basın özgürlüğünden söz etmek çok zor'
Türkiye'de kadın gazetecilerin hem devlet, hem de toplum eli ile sürekli müdahalelere maruz kaldığını belirten Gün Tv çalışanı Kübra Söylemez de, Türkiye'de basın özgürlüğünden söz etmenin çok zor olduğunu belirtti. Sisteme muhalif basının sürekli saldırılara maruz kaldığını ifade eden Kübra, "Hem sisteme muhalif bir basın çalışanı, hem de kadın olunca durum çok daha kötüleşiyor. Çünkü kadın gazeteciler hem devlet, hem de toplum tarafından saldırı ve müdahalelere maruz kalıyor. Buna rağmen kadınların özgür basın içerisindeki sayısı her geçen gün artıyor. Gurbetelli Ersöz ve Deniz Fırat gibi arkadaşların mücadeleleri sonucu kazanımlar elde ettik. Türkiye'de ilk defa sadece kadın çalışanların bulunduğu Jin Haber Ajansı var. Bunlar azımsanmayacak kadar büyük adımlar. İşte bu misyonla demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma çerçevesinde özgür basında kadının rolü gün geçtikçe artacak" dedi.
(my-bc/mg)

