Genelkurmay Kürtlere bayrak açtı!
11:09
JINHA
HABER MERKEZİ - Daha önce Mersin'de bayrak provakasyonu üzerinden Kürtleri hedef haline getiren Genelkurmay Başkanlığı'nın bayrak yakıldığı haberi resmi bir başka kurum olan İzmir Valiliği tarafından yalanlanması Genelkurmay'ı boşa düşürdü. Bu durum Genelkurmay Başkanlığı'nın her kritik dönemde Kürtlere karşı bayrak hassasiyetini nasıl kullandığını ortaya koydu.
Kürtlere karşı yeniden linç girişimlerinin başladığı bir dönemde bayrak hassasiyeti kullanılarak bu girişimleri körükleyecek bir açıklama Genelkurmay Başkanlığı'ndan geldi. Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesindeki "2014 Yılı Önemli Yurtiçi Olaylar" başlıklı bölümde, "Bölücü Terör Örgütüne müzahir 150-200 kişilik bir grup tarafından, İzmir Konak Kadifekale Şehitliği'nde bulunan bir Türk Bayrağı direğinden indirilerek yakılmıştır" açıklaması yer aldı. Bu bilginin internet sitelerinde haber olarak yer alması üzerine İzmir Valiliği tarafından yazılı bir açıklama yapılarak bayrak yakıldığı iddialarının asılsız olduğu belirtildi.
Haberin nedeni
İlk kez resmi bir kurumun bir başka kurumu Kürtlerle ilgili bir konu hakkında yalanlaması bu tür haberlerin neden yayınlandığı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Açıklamanın özellikle Kobanê eylemleri gerekçesiyle İstanbul gibi yerlerde Kürtlere yönelik linç girişimlerinin başladığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekti.
Mersinde Newrozu ve bayrak olayı
Genelkurmay'ın ve diğer resmi kurumların "bayrak yakıldı" haberleri daha önce de yoğun bir şekilde kullanılmış ve bu haberler üzerinden Kürtlere yönelik ırkçı gruplar harekete geçirilmişti. Bu konudaki en bilinen girişim 20 Mart 2005 yılında Mersinde yapılan Newroz kutlamalarıyla ortaya çıktı. Kutlamalarda bayrak yakıldığı iddiasıyla infial yaratıldı ve bununda fitilini Genelkurmay'ın Kürtler için "sözde vatandaşlar, ihanet içinde olan" gibi tabirleri kullandığı açıklaması ateşledi. Bu açıklama ile Kürtlerin bulunduğu her alanda linç girişimleri ve saldırılar organize edildi. Daha sonra Ergenekon davaları kapsamında ortaya bilgilere ve verilen ifadelere göre Mersindeki bayrak olayının Kürtlere karşı kullanılmak üzere düzenlenmiş bir tertip olduğu ortaya çıktı. Hazırlanan Ergenekon iddianamesinde "Gizli tanık 17" olarak belirtilen tanık, eylemleri Vatansever Kuvvetler Güç Birliği'nin (VKGB) yaptırdığı belirtildi.
HADEP kongresi ve bayrak olayı
Kürtlere karşı bayrak provakasyonları bununla da sınırlı değildi. Bir diğer önemli ve ilk bayrak provokasyonu ise HADEP kongresinde yaşanan olaydı. 23 Haziran 1996 tarihinde HADEP'in 2. Olağan Kongresi'nde yaşanan olayda kongre salonuna asılı bayrak indirilmiş ardından ise hükümet ve askeri çevreler tarafından yapılan açıklamada, HADEP hedefe oturtulmuştu. Bayrak indirilmesi ile birlikte Yargıtay'a HADEP hakkında suç duyurusunda bulunulurken, bu olay ile HADEP'in kapatılması süreci tetiklenmişti. Daha sonra olayın provokasyon olduğu ortaya çıkmıştı.
Bayrak indiren indirilir açıklaması
En son Lice olayları sonrasında Diyarbakır'daki askeri üste bayrak indirme olayı da benzer bir provokasyona zemin yapılmak istendi. Olaya ilişkin Recep Tayyip Erdoğan ise İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile yaptığı ortak toplantıda bayrak indirilmesini gündemine aldı. Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada hedef göstererek, "Bunun çocuk olması bizi ilgilendirmez. Bir çocuk bizim kutsalımız olan bir bayrağı alma maharetini gösteriyorsa bunun bir karşılığı muhakkak ki olacaktır. Bedeli neyse bunun bedelini de onu oraya gönderenler, kendisi, onlar da ödeyecektir. Çocuktur diye bizim bayrağımıza kutsalımıza bu şekilde saldırmak suretiyle buna sessiz kalmamız mümkün değildir" dedi. Daha sonra yetkililerden yapılan açıklamalarda, "Bayrak indiren indirilmelidir" açıklaması yapıldı ve ardında, Ankara, Midyat, Malatya, Maraş, Diyarbakır, Kayseri, Tokat ve İstanbul olmak üzere birçok metropolde Kürtlere yönelik linçler başladı.
(kk/rp/mg)

