Yaralıların sınırdan geçirilmesi pazarlık konusu yapılıyor!
14:56
JINHA
RIHA - IŞİD çeteleri ile yaşanan çatışmada yaralanan Kobanêlilerin sınırdan geçirilmesi konusunun yetkililer tarafından pazarlık konusu haline getirildiğine dikkat çeken sağlık örgütleri, “Sokakların boşaltılmasını dayatmaktalar. 8 Ekim’de sınır kapısında ambulansa bindirilen bir yaralı bu çirkin pazarlıktan dolayı geri indirilmiştir” açıklaması yaparak, bunun “savaş suçu” olduğuna vurgu yaptı.
Kobanê’de yaşanan çatışmalarda yaralanan Kobanêlilerin Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan geçirilerek hastanelere götürülmesi noktasında yetkililerin engellemeleri nedeniyle yaşanan can kayıplarına ilişkin SES, DTK Sağlık Meclisi ve Türk Tabipler Birliği tarafından Eğitim Sen Suruç Şubesi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan SES Genel Başkanı Gönül Erden, hükümet yetkililerinin “her türlü yardımı yapıyoruz” söylemine rağmen yaralıların sınırdan alınması konusunda kasıtlı olarak engeller çıkarıldığına tanıklık ettiklerini söyledi. Gönül, “Güvenlik gerekçesiyle polisin kapıyı açmaması ve bu sürenin bazen 6-7 saati bulması, küçük yaralanmaların bile ölümlerle sonuçlanmasına sebep olmaktadır. Maalesef bekleme esnasında sadece geç müdahaleden dolayı 9 yaralı hayatını kaybetmiştir” dedi.
‘Bu bir savaş suçudur’
Hükümet yetkililerinin yaralıların ve yardımların geçişini pazarlık konusu yaptığına vurgu yapan Gönül, “Sokakların boşaltılmasını dayatmaktadır. 8 Ekim’de sınır kapısında ambulansa bindirilen bir yaralı bu çirkin pazarlıktan dolayı geri indirilmiştir. Bu bir savaş suçudur. Tüm dünya devletleri uluslararası ya da uluslararası olmayan savaşlarda yaralılara ve sivil halka yardımı bir insanlık görevi olarak görmekte ve bunu uluslararası sözleşmelerle güvence altına almaktadır. Türkiye de bu sözleşmelerin hepsini tanımıştır ve uymakla yükümlüdür” ifadelerini kullandı.
‘İnsan yaşamı üzerinden yapılan pazarlık kabul edilemez’
Savaşın ve şiddettin yansıttığı olumsuzlukları en aza indirmek için en başından beri gönüllü sağlık hizmeti verdiklerini belirterek, hizmetlerine devam edeceklerinin altını çizen Gönül, “Yaralılara dair hiçbir siyasi polemiği ve pazarlığı kabul etmiyoruz. Bu durumu gayri ahlaki gayri insani ve etik dışı buluyoruz. Tüm amacımız ve çabamız insanı yaşatmaktır. İnsan yaşamı üzerinde yapılan hiçbir pazarlık bizim tarafımızdan kabul edilemez” vurgusu yaptı.
‘En küçük bir kırıktan bir insan ölüyorsa…’
Yaralılara müdahale konusunda yaşadıkları sıkıntıları anlatan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi İncilay Erdoğan ise, 3 talebi sıraladı. Yaralıların engellenmesine son verilmesi, hastanelerin teknik ve personel konusunda güçlendirilmesi ve sınır ile Suruç arasına “Sahra Hastanesi” kurulması gerektiğine vurgu yapan İncilay, yaralıların çoğunun sevk edildiği Urfa Devlet Hastanesi’nde bozuk cihazların olduğuna işaret etti. “Tıbbi müdahale ile geçiştirilebilecek en küçük bir kırıktan bir kişi ölüyorsa, bunun sebebi savaş değil buradaki engellemelerdir” diyen İncilay, yaşam hakkının pazarlığının olamayacağının altını çizdi. İncilay, son olarak, yaralıların başka illere sevkinde kullanılmak üzere Urfa’da bir hava ambulansının hazır tutulmasının da önemli olduğunu dile getirdi.
Konuşmaların ardından toplantı sona erdi.
(ekip/rp/mg)
