Sağlık emekçileri: Hastalarımız derhal geri getirilsin

13:03

 


JINHA


AMED - Sağlık emeçileri, Rojavalı yaralı yurttaşların tedavi gördüğü sağlık merkezine baskın yapılarak hastaların başka hastanelere götürülmesine tepki gösterdi. "Burada devletin yapması gerekeni biz yapıyoruz" diyen Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Güney, "Hastaların tedavilerinin tamamlanması ardından hastane yetkilileri taburcu ediyor ve evlerine gitsinler diyor. Onların evi burası bunu herkes çok iyi bilsin. Biz bu insanları Kobanê'ye mi gönderelim yani savaşın çatışmanın ortasına gönderip tekrar hayatlarını tehlikeye mi atalım" diyerek tepkisini dile getirdi.


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve Bağlar Belediyesi'ne bağlı Ana Çocuk Sağlığı Merkezi'ne özel harekat timleri tarafından yapılan baskında burada tedavi gören 46 yaralı Rojavalı, zorla alıkonularak kentteki çeşitli hastanelere götürüldü. Bunun üzerine SES Diyarbakır Şubesi, Tabipler Odası, Diş Hekimleri Odası, DTK Sağlık Meclisi, Eczacılar Odası, Türk Tabipler Birliği üyeleri Bağlar Belediye Sağlık Merkezi önünde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi.  Burada konuşan DTK Eş Başkanlık Divan Üyesi Saliha Aydeniz, sağlık alanı olarak burada gönüllü sağlık çalışanları ve Rojavalı hastalara dönük gerçekleştirilen saldırıyı kınadıklarını belirterek, "Sağlık merkezimizin burada hastaları yatırması gayri resmi değildir. Burada mülteci hastalar sanki yeni yakalanmış gibi gözaltına alınmaya çalışıldı. Oysaki bu hastaların tamamı farkı hastanelerde tedavilerini tamamlayıp taburcu olan hastalardır" dedi.


'Hastaların geçişine izin verilmiyor'


Ardından konuşan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Cengiz Güney, 26 gündür olağan dışı bir durumun yaşandığını ifade ederek, "Müşritpınar sınır kapısında saat 05.00 itibariyle insanlar bekletiliyor. 7 hastanın geçilmesine izin verilmedi ve hastalardan biri yaşamını yitirdi. Bu şekilde sınırda yaşamını yitiren hasta sayısı 12'ye yükseldi. Hala kanaması olan hastalarımız mevcuttur" diye konuştu.


Yaralıların tamamının Suruç Devlet Hastanesi'ne getirildiğini ve ilk müdahalenin ardından başka hastanelere sevk edildiğini dile getiren Cengiz, "Suruç Devlet Hastanesi'nde bu hastaları kaldıracak kapasite yok. Urfa Devlet Hastanesi'nde de artık yer kalmadı. Bu nedenle Antep, Diyarbakır ve hatta Adana'ya göndermek zorunda kalıyoruz" dedi.


'Devlet bizi engelleyeceğine kendi görevini yapsın'


Türkiye'nin her yerinden gelen gönüllü hekimlerin canla başla mücadele verdiğini aktaran Cengiz, "Hastaların tedavilerinin tamamlanması ardından hastane yetkilileri taburcu ediyor ve evlerine gitsinler diyor. Onların evi burası bunu herkes çok iyi bilsin.  Biz bu insanları Kobanê'ye mi gönderelim yani savaşın çatışmanın ortasına gönderip tekrar hayatlarını tehlikeye mi atalım" diyerek tepkisini dile getirdi. Devletin mülteci hastalara sahip çıkması gerektiği vurgusunu yapan Cengiz,  "Burada devletin yapması gerekeni biz yapıyoruz. Devlet bizi engelleyeceğine önce kendi  görevini yerine getirsin" dedi.


'Kayıt altında olan hastaları buradan kaçırmanızın anlamı ne'


Tüm yaralıların AFAD tarafından kayıt altına alındığını ve yasadışı bir durumun söz konusu olmadığını aktaran Cengiz, "Kayıt altında olan hastaları buradan kaçırmanızın, çalışanlarımızı darp etmenin mantığı ne" diy sordu.  Sağlık merkezinden çıkarılarak başka hastanelere gönderilen hastaların derhal geri getirilmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Cengiz  "Çünkü hastanelerin boşaltılması lazım, olağan dışı bir durum yaşıyoruz her an binlerce sivil gelebilir ve gelen hastaların birçoğunun sivil olduğunu belirttik. Polisin tavırlarını sağlık emekçileri olarak kınıyoruz" dedi.


(sg-şh/zd/gc)